Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

M.Fatih ÇITLAK/GAZETE HABERTÜRK

Allah Teâlâ yarattıkları içerisinden halife olarak insanı seçti. İnsanların en güzeli olarak peygamberleri seçti, peygamberlerin en güzeli olarak Efendimiz’i (SAS) ilan etti. Âdem’i indirmek için bu dünyayı seçti. Yerleşim yeri, şehir olarak Mekke’yi seçti, Mekke’yi mükerrem kıldı, şehirlerin de anası “Ümmü’l-kurâ” olarak beyan eyledi. Aylardan, ramazan ayını en faziletli kıldı. Günlerden cumayı, gecelerden de Kadir Gecesi’ni seçti.

Cenâb-ı Hakk kendisine vâsıl olabilmemiz için hepimize eşit fırsatlar vermiştir. Lakin hepimizde farklı farklı güzellikler ve özellikler bulunmaktadır. Yukarıda açıkladığımız bu fazilet seçiminin gelişine baktığımızda hepsinin Kur’ân-ı Kerim’de yeri olduğunu ve bunlara işaret edildiğini görürüz. Kur’ân-ı Kerim’de Allah Teâlâ’nın hiçbir şeyi boşuna yaratmadığı ve boş, sebepsiz olarak hiçbir şeyi var etmediği açıkça zikredilir. O halde Kadir Gecesi muazzam bir lütuf, muhteşem bir nimettir.



BU GECE HAKİKATEN KADİR GECESİ MİDİR?

Evet, hadis-i şeriflere baktığımızda kendimizi bu soruyu sormaktan alamayız. Çünkü Efendimiz (SAS) Kadir Gecesi’ni ramazanın son 10 gününde aramamızı bizlere haber vermiştir. Bununla beraber 27. gecesi hakkında da müstakil hadis-i şerif vardır. (Zübdetü’l Buhârî-Müellif: Ömer Ziyaeddin Dağıstânî)

Ama âlimler hususi olarak belirtilen gecelerin; o senenin Kadir Gecesi’ni müjdelediği için böyle bir kayıt bulunduğuna dikkat çekmişlerdir. İmam Şa’rânî Hazretleri’nin bu hususta tespit ettiği bir formülden de bahsedilir. Ramazanın ilk orucundaki gün hesabına dayanarak, bazı hesaplamalar yapılmıştır.



Peki biz hepsini göz önünde bulundurarak nasıl bir neticeye varmalıyız?

Şöyle özetleyebiliriz. Ramazanın her gününü değerlendirmek için dikkat edilmeli. Hani derler ya “Her gördüğünü Hızır, her geceyi Kadir bil” diye...

Senenin diğer gecelerinde bunu yapamıyor olsak bile en azından ramazandaki her gecenin “Kadir” gibi değerlendirilmesi icap etmektedir. Nitekim Efendimiz (SAS) bu mübarek ayın son on gününde evine bile gitmemiş, daima mescidde ibâdet, Kur’ân-ı Kerim ve ashâbın irşadıyla meşgul olmuştur.

Biz bu geceyi Kadir Gecesi olarak düşünüp ona göre hareket edelim ama muhakkak arife gecesine kadar bize fırsat olarak bahşedilen bu muhteşem vakitlerin değerlendirilmesine gayret edelim.



KUR’ÂN-I KERİM’SİZ BİR KADİR GECESİ MÜMKÜN DEĞİLDİR

“Bu gecenin Kadir Gecesi olduğu nereden belli? Bırakın bu işleri!” diyenlere de kulak asmayalım. Çünkü milyonlarca insan Ramazan-ı Şerif’in 27. gecesinin Kadir Gecesi olduğunu ümit ederek dua ve niyazda bulunmaktadır. Bu kadar mü’minin dualarının birleştiği bir geceyi Allah Teâlâ hepimiz için kadir eyleme kudretine sahiptir. Çünkü Efendimiz (SAS) ümmet-i Muhammed’in (SAS) yani kendi ümmetinin şer ve doğru olmayan bir şeyde birleşmeyeceklerini haber vermiştir. O halde bu birleş- mede muhakkak bir Kadir Gecesi bereketi mevcuttur.

Kur’ân-ı Kerim’de Kadir Gecesi nazarlarımıza verilirken Kur’ân-ı Kerim’in indirilişine vurgu yapılır. İşe bu noktadan bakarsak Kadir Gecesi’ni iki ayrı kategoride değerlendirmemiz icap eder:

1- Bütün Müslümanların rahmete, selama, neredeyse bir ömre bedel berekete kavuşturulduğu umumi mağfiret ve af gecesi Kadir.

2- Kişinin kendi hayatında Kur’ân’la buluşması ve bu dünya gecesinde aydınlanma ve nurlanmayla kendi Kadir Gecesi’ni yaşaması.

Hangi tarafından bakarsanız bakın Kur’ân-ı Kerim’siz bir Kadir Gecesi mümkün değildir. Kadir’in kadrini anlamak, bilmek hatta bulmak istiyorsak Kur’ân’ın kadrini bilmek mecburiyetinde olduğumuz ger- çeğiyle yüzleşmemiz gerekir.

“Allah’a (CC) kulluğunu hatırlayıp bundan sonra Kur’ân-ı Kerim’le yollarımı birleştirece- ğim, Kur’ân-ı Kerim rehberli- ğinde Hazret-i Resûlullah’ın (SAS) izinde gideceğim, ayağım takılsa, sürçse, tökezlesem de asla bu yolu terk etmeyeceğim, Allah’ın (CC) sevdiklerini seveceğim, buğz ettiklerine de uzak duracağım, hayatımda namaz, Kur’ân, oruç, zekât, iyilik yapmak, insanlara Allah (CC) için hizmet etmek muhakkak bulunacak, haramı haram, helali helal bilerek yaşayacağım, kötülüğe bulaşmayacağım, isyan etmeyeceğim, insanlara zarar vermeyeceğim, ‘Dünyadan, toplumdan, akrabamdan, arkadaşımdan, sokağımdaki insandan bana ne!’ diyerek tembellik ve aymazlık yoluna asla sapmayacağım. En şerefli mahluk oldu- ğumu, en güzel surette yaratıldığımı hatırlayarak hata etsem de tövbe ederek, hep güzel insan ve kulluk şuuruyla ölünceye kadar bu hedeften hiç sapmayacağım!” diyen bir kişi; bu niyete ve bu azme ulaştıysa Allah Teâlâ bu kişinin Kadir Gecesi’ni mübarek eylesin. Buna karar verdiğin gün; senin için Kadir Gecesi ve günüdür.



Çünkü işte sen bu halinle Allah Teâlâ’nın; kulluk için, Resulullah Efendimiz’in (SAS) ümmeti için, Kur’ân-ı Kerim’i konuşmak ve rehber yapmak için, İslam’ı yaşatmak ve güzelliğe kavuşturmak için ve Kadir Gecesi’nin bin aydan hayırlı olduğu müjdesini vermek için seçtiği muhatapsın, işte o insan sensin.

Cenâb-ı Hakk gecenizi mübarek eylesin, bu güzelliklerle hepinizin Kadir Gecesi’ni tebrik ediyorum ve dualarınızı bekliyorum.

BU GECE NE YAPMALI?

Bu gece, tüm ramazan gecelerinde ve mümkünse gece gündüz yapmamız gereken en güzel amel Allah’a (CC) tövbe etmek ve varsa kaza namazlarımızı kılmaya gayret etmektir. O halde bu geceyi Kadir Gecesi şuuruyla, ibadetle geçirmek isteyenlere tavsiyemiz bu gece ve gündüz beş vakit namazı cemaatle kılmaya gayret etmeleridir. Zira Efendimiz (SAS) “Yatsı namazında cemaatte bulunan kimseye, gecenin yarısına kadar namaz kılmış gibi sevap vardır. Yatsı ve sabah namazlarında cemaatte bulunan kimseye ise bütün gece namaz kılmış gibi sevap vardır” (Hadîs-i şerif - Tirmizî) buyurmuşlardır. Efendimiz (SAS) “Kelime-i tevhidzikirlerin en faziletlisidir” buyurmuşlardır. Bu gece ve her gece bol bol kelime-i tevhid çekilebilir, yani “Lâilâheillallah” zikriyle meşgul olunur. (İçimizden “Muhammedurresulullah”ı da geçirmeyi ihmal etmeyelim.) Günah etmemek nafile ibadetten efdaldir. Bu gece ve her gece gıybetten, dedikodudan, içkiden, kumardan, boş lakırdıdan, lüzumsuz televizyon, dedikodu, spor muhabbetlerinden uzak durmak, lisanını, gözünü, kulağını, elini, ayağını ve kalbini günah veya boş şeylerden uzak tutmak en güzel nafile ibadet şeklidir. Hasta, akraba, anne, baba duası almak, çocukları sevindirmek, hane halkını memnun etmek, çocuklar dahil ailenin duasını almak, sadaka vermek, güzel söz söylemek, mümin kardeşlerini ve arkadaşlarını arayarak hatır sorup dua etmek elbette kişinin affına, mağfiretine vesile olan en güzel ve kolay işlerdendir. Bunları da ihmal etmeyelim. Son olarak bizi yıkan, hasta eden; herhangi bir kötü huyumuzu tamamen terk etmek üzere karar alalım ve Allah Teâlâ’dan buna muvaffak olmak için yardım niyazında bulunalım. İnsan nefis hastalıklarından birini Allah (CC) için temizlemeye çalışırsa o kişiyi Mevlâ hem muvaffak eyler hem de diğer çıkıntı ve kusurlarını düzeltiverir. Bu müjdeyi de unutmayalım.

AYET-İ KERİME

KADR SÛRESİ

Biz onu (Kur’ân’ı) Kadir Gecesi’nde indirdik. Kadir Gecesi’nin ne olduğunu sen nereden bileceksin? Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlıdır. Melekler ve Cebrail (AS) o gecede Rabb’lerinin izniyle her türlü iş için inerler. O gece, tan yeri ağarıncaya kadar süren bir selâmettir.

HADİS-İ ŞERİF

Hazret-i Ayşe (RA), Efendimiz’e (SAS) “Kadir Gecesi’nin hangi gece olduğunu bilecek olursam, o gece nasıl dua edeyim?” diye sordu. Efendimiz (SAS) bu hususta şöyle buyurdu: “Allahümme inneke afuvvun tuhibbul afve fa’fu annî” (Allah’ım (CC)! Sen affedicisin, affetmeyi seversin, beni bağışla!” diye dua et.

Hadis-i şerif - Tirmizî

Hazret-i  Ayşe’nin (RA) şöyle dediği nakledilmiştir: “Resulullah (SAS) ramazanın son on gününde itikâf yaparlardı. Bu durum rıhletine kadar bu şekilde devam etmiştir. Daha sonra Efendimiz’in (SAS) zevceleri itikâfı sürdürmüşlerdir.”

Hadis-i şerif - Buhârî, Müslim, Ebû Dâvud, Ahmed ibn-i Hanbel (Müsned)

GÜNÜN DÜŞÜNDÜRDÜĞÜ

BAKMADAN GEÇME