Kavun, karpuz, dut ve üzüme dikkat!
Canan Karatay'dan beslenme uyarıları
Giriş: 05.04.2013 - 05:52 Güncelleme: 05.04.2013 - 10:44
GAZETE HABERTÜRK / ÖZLEM YILMAZ'IN YAZI DİZİSİ
Son kitabı 'Karatay Diyeti'yle Obezite ve Diyabete Çözüm Var' ile Türk insanının beslenmede yaptığı yanlışları aktaran İç Hastalıkları ve Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Canan Karatay, yemek pişirirken dikkat edilmesi gereken noktaları sıralıyor ve rafine şeker tüketiminin vücuda zararları konusunda da uyarıyor. İşte Karatay'dan öneriler...
Kavun, karpuz, dut ve üzüme dikkat!
"YEMEKLER DÜŞÜK ISIDA, UZUN SÜRE PİŞİRİLMELİ" - - "Yemekler, çok yüksek ısıda pişirilmemeli, ayrıca unla terbiye yapılarak hazırlanmamalı! Yemekler düşük ısıda, uzun süre pişirilmeli. Malzemeler çiğden hep birlikte tencere veya tepsiye konup, ocakta ya da fırında pişirilmeli, yağda soğan veya biber öldürme gibi yöntemler uygulanmamalı."
"Özellikle güveç yaparken önce tencerede kavurma, sonra fırında pişirme gibi iki farklı pişirme şeklinin bir arada olmaması gerekiyor! Ya tencere ya da fırın tercih edilmelidir! Pişirme süresi çok fazla uzayıp, ısıya maruz kalma şekli değişip, ısı derecesi arttıkça yemekteki faydalı vitamin ve mineraller ölüyor."
"PİŞİRMEDE ALÜMİNYUM FOLYO VE TEFLONLARDAN UZAK DURULMALI" - - "Yemekler cam, çelik veya emaye kaplı dökme demir tencerede, tepside pişirilmeli. Alüminyum ve teflonlardan, mikro dalga fırınlardan uzak durulmalı. Pişirme sırasında alüminyum folyo, yanmaz pişirme poşeti ya da yağlı kağıt gibi ürünler asla kullanılmamalı!"
"YEMEKLERDE BLENDER VEYA MİKSER KULLANILMAMALI" - - "Yemeklerde blender (karıştırıcı) veya mikser (çırpıcı) gibi elektrikli aletler kullanılmamalıdır. Çünkü yemeği işlenmiş hale getiriyor ve lifleri yok edip, sağlıksız hale dönüştürüyor. Bu da hazım sisteminin bozulmasına sebep oluyor."
"KIZGIN YAĞDA KIZARTMA YOK" - - "Kızgın yağda kızartma yapılmamalı! Balık ya da etler, sos veya una bulandırılarak yağda kızartılmamalıdır. Eğer illa kızartma yapmak isteniyorsa kısık ateşte, az zeytinyağı veya tereyağı ile sade pişirme yapılabilir."
"BESİNLERİ MEVSİMİNDE TÜKETMELİ" - - "Bugünün çocukları hem hareketli sokak oyunlarından, hem güneşten mahrumlar, hem de çilek, muz, salatalık, domates, biber gibi yiyeceklerin maalesef dört mevsim boyunca yetiştiğini sanıyorlar. Asıl üzücü olan ise, anne ve babaların bu durumu doğal karşılaması!"
"Tıpkı sebze ve meyveler gibi, ülkemizde yetişen deniz balıklarının (çiftlik değil!), dağda bayırda yetişen yabani otların (serada değil), orman meyvelerinin (hormonlu, yapay üretim değil) de mevsimleri, zamanları var. Öncelikle mevsiminde yetişen yiyecekleri tüketmemiz gerekiyor."
"BUĞULAMA, EN SAĞLIKLI PİŞİRME YÖNTEMİ" - - "Izgara yapılabilir, ancak yiyecekler yakılmadan ve yüksek ateşe, kömür ve odun alevine, dumanına maruz kalmadan pişirilmeli. Ayrıca buğulama en sağlıklı pişirme yöntemlerinden biridir.
"AYNI YEMEĞİ DEFALARCA ISITMAK TEHLİKELİDİR" - - "Yemekleri pişirirken çok az su konmalı. Böylece hem besin değerleri korunuyor, hem de daha lezzetli oluyor. Tazelik ve besin değerleri açısından yemekler günlük olarak pişirilmeli. Birkaç günlük yemek yapıp, aynı yemeği defalarca dolaba koyup çıkartmak, her seferinde ısıtmak tehlikelidir, kesinlikle yapılmamalıdır."
"KONSERVE BALIKLAR TERCİH EDİLMEMELİ" - - "Taze balığın her türlüsü sağlıklı. Ancak teneke kutudaki ve poşetlerdeki konserve balıklar, ambalajlarındaki kanserojen maddelerden dolayı riskli hale dönüşür. Bu yüzden fabrikasyon konserve balıklar da tercih edilmemelidir."
RAFİNE ŞEKER VE TATLI (AŞIRI KARBONHİDRAT) TÜKETİMİNİN ZARARLARI - - . Tüm hücresel fonksiyonlarımız yavaş yavaş bozulmaya başlar. Organizmadaki birçok sistem normal çalışamaz hale gelir. - - . Protein emilimini engeller.
. Vücudun mineral dengesini bozar. Krom ve bakır eksikliğine neden olur. - - . Kalsiyum ve magnezyum emilimini bozar. - - . Vücutta su tutulmasını arttırır.
. Dokuların esnekliğini ve işlevini bozar. - - . DNA yapısında zarara yol açar. - - . Bağımlılık yapıcı bir maddedir.
. Vücudun bağışıklık sistemini yıkar ve zayıflatır. - - . Beyinde delta, alfa ve tetra dalgalarını bozar. Dikkatsizliğe, baş ağrısı ve migrene, depresyona neden olur. Şeker ve tatlı alımı azaltıldığında duygusal kararlılık artar.
. Alzheimer hastalığına neden olur. - - . Derimizdeki kolajen yapısını bozar. Ciltte kırışıklıklara, erken yaşlanmaya sebep olur. - - . Çocuk felci riskini arttırır.
. Böbreği büyütür, böbrek taşlarına sebep olur. - - . Her türlü kanser hücresini besler, mide kanseri riskini arttırır.
"TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK SORUNU, KABIZLIK" - - "Türkiye'nin en büyük sorunu kabızlıktır. Kabızlık ülkemizde hiçbir zaman hastalık olarak görülmez. Eğer siz her gün muntazam bir şekilde büyük abdeste çıkamıyorsanız, vücudunuz iyi çalışmıyor demektir. Bu, en önemli sinyal.
Örneğin bana gelip, 'Ben çocukluğumdan beri kabızım' diyen hastalar var. Bu demektir ki vücutta hiçbir şey doğru dürüst çalışmıyor.
Türkiye'de hekimler, bunu sormaya utanıyor, hastalar da sorunca 'Kusura bakmayın' diyorlar. Her gün düzenli olarak tuvalete çıkabiliyorsanız vücudunuz saat gibi çalışıyor demektir. Çıkamıyorsanız bir bozukluk var demektir.
Hareket etmezseniz, su içmezseniz vücudunuz çalışmaz. Tabi ki yiyecekler de bunu etkiliyor.
Kabızlığın en büyük nedeni aşırı şekerdir. Şeker ve şekere dönüşen unlu ve nişastalı gıdalar bağırsak florasını bozar. Şekerli yiyecekler yediğiniz sürece gazınız ve kabızlığınız artar.
Onun için bağırsaklarda 4 binden fazla birlikte yaşadığımız mikrop vardır. Bunlar iyidir veya kötüdür. Şeker, kötü olanları arttırır.
Çok tatlı yiyen ve çok unlu gıdalar yiyenlerde bağırsak problemleri, kronik bağırsak hastalıkları başlıyor."
"MARKETTE SATILAN LİMON SULARI ZARARLI" - - "Limon faydalı bir meyvedir. Ancak organik olmasına ve dış kabuğu kimyasallarla mumlanmış ve boyanmış olmamalı. Limon her zaman taze sıkılmış olarak kullanılmalı."
"Çoğu markette limon suyu olarak satılan sarı suların limonla yakından uzaktan alakası olmadığı gibi son derece zararlıdır."
YÜKSEK ORANDA DOĞAL OMEGA3 İÇEREN GIDALAR - - . Somon, Norveç uskumrusu, palamut, hamsi, sardalye gibi soğuk deniz balıkları
. Çayır ve çimenlerde serbest dolaşıp beslenen kuzu ve oğlak gibi hayvanların eti - - . Çayırlarda serbest dolaşıp beslenen tavukların yumurtaları - - . Keten tohumu - - . Semizotu - - . Kabak ve ayçiçeği çekirdekleri - - . Fındık, fıstık, ceviz ve badem
OMEGA 3 YAĞLARININ FAYDALARI - - . Omega 3 yağları, sağlıklı doğmamıza, büyümemize, ürememize ve yaşamamıza yardımcı olur. - - . Kilo alma ve obeziteyi önler, kilo vermeyi hızlandırır.
. Kalp yetersizliğini önler.
. Eklemlerde meydana gelen ağrı, şişlik ve sertlikleri, ileri yaşlarda sıklıkla görülen vücut ağrılarını önler.
. Kan yağlarımızı düzenler, normal düzeylere getirir. - - . Aspirin gibi kanı sulandırır, aspirinden farklı olarak mide ve bağırsak kanamalarına neden olmaz.
. Damar sertliği, hipertansiyon, kalp- damar tıkanıklıkları, kalp krizi ve felç hastalıklarını önler. - - . Polikistik over sendromu denilen yumurtalık hastalığını önler.
Ve işte önerilen Karatay menüleri!
Az pişmiş iki yumurta.
Yumurta yemekten bıkanlar, kuzey ülkelerinde olduğu gibi soğuk balık yiyebilir.
Bir avuç içi kadar az tuzlu peynir.
Az yağlı, light ya da krem peynir olmayacak!
Ekmek yerine bir ince belli çay bardağı ceviz içi,
fındık,
fıstık,
badem,
yer fıstığı.
Az tuzlu 8-10 zeytin.
Mevsimine göre domates,
biber,
salatalık,
turp,
maydanoz,
nane,
roka.
Limonlu çay
ya da süt içilebilir.
Etli sebze yemekleri,
zeytinyağlı sebze yemekleri
3-5 kalem pirzola,
biftek,
bonfile,
kuzu kapama.
Yanında pilav, patates yenmeyecek.
Balık.
Döner,
kebap türleri
Yanında pide, pilav yenmeyecek.
Her türlü mercimek yemeği (Sarı, kırmızı veya yeşil olabilir.)
Semizotu
Enginar,
kereviz,
lahana,
karnabahar,
pırasa yemeği
Karnıyarık, imambayıldı,
patlıcan kebabı,
içli köfte,
yaprak sarması,
her türlü dolma.
Dolma bulgurla yapılmalı!
Pastırmalı ya da kıymalı kuru fasulye,
bakla,
nohut.
Evde pişirilmiş her türlü çorba, domates, tarhana, paça, işkembe vs.
Öğle yemeğine benzer yiyecekler yenilebilir.
Öğle yemeğine benzer yiyecekler yenilebilir.
Ancak 19.00-20.00 saatlerinden sonra yatıncaya dek hiçbir şey yenmemesi ve şekerli içecek içilmemesi şart.
Akşam yemeğinden sonra su, ayran, şekersiz ve tatlandırıcısız limonlu çay, yeşil çay, tarçın ve karanfil çayları içilebilir.
Taze sıkılmış tehlike!
"Nar suyunun şekerli sudan farkı yok, narı bütünüyle yemeli" - "Son günlerde bağışıklık sistemimizi güçlendirmek için her yerde nar suyu tavsiye ediliyor. Ancak nar suyu şekerdir. Nar en yüksek antioksidanı olan meyvelerdendir ama bütünüyle yenilmelidir. Narın suyu sıkıldığı zaman, yani su haline geldiği zaman bunun içindeki lifler parçalanır. Bunun artık şekerli sudan farkı yoktur içinde C vitamini vardır, ama C vitaminin fazlası üstten girer, alttan çıkar. Eğer günde bir meyve yiyecekseniz, bunu portakal gibi soyacaksınız, beyazıyla yiyecekseniz. Esas C vitamini beyazındadır. Geri kalanı fruktozdur, glikozdur ve de tehlikelidir."
"Taze sıkılmış meyve suyu bile yağlanmaya neden olur' - "Taze sıkılmış meyve suyu kan şekerini ve insülini yükseltir ve yağlanmaya başlarsınız. Meyve suları karaciğeri yağlandırır. Meyve sularında fruktoz (meyve şekeri) ve glikoz vardır. Alkol alanlarda nasıl bira göbeği oluşuyorsa, fruktoz da vücuda girince karaciğerde yağ olarak depolanır. Meyve suyu ve şekerli içeceklerden dolayı ve hareket etmemeleri nedeniyle çocukların da göbeği yağlanır. Bugün 12-13 yaşındaki erkek çocuklarının göbeği, memeleri, kalçaları büyüyor. Plajda denize girmeye utanıyorlar. Ama kabahat onların değil, ana babalarının. Çünkü sürekli şekerli içecek içmeye özendiriliyorlar. Bu çok yanlış! Çocuklar ayran, su ve şekersiz çay içmeli. Çocuklarımızı nasıl beslersek, neyle beslersek, o şekilde gelişirler, o biçimde büyürler unutmayalım. Ne ekersek onu biçeriz!"
"Şekerli içecekler ABD'de her yıl 25 bin kişiyi öldürüyor" - "Harvard Üniversitesi'nde bir çalışma yapıldı. Amerika'daki şekerli içecekler her sene 25 bin ölüme sebep oluyor. Amerika'da şekerli içecek tüketimi çok fazla, ama Türkiye de ikinci ülke olarak bildirildi. Türkiye'de bunun araştırması yapılmıyor. Çünkü herkes 'Ben şeker yemeden yapamam' diyor. Dilimizde 5 tane tat alma duyusu vardır, bunlar tatlı, acı, ekşi, tuzlu ve imami'dir. İmami özellikle çocuklarda yapay, suni yiyeceklere alışkanlıktır. Çocuklar, bu suni tatlara alışır ve onu aramaya başlar. Siz bebeklere şeker vermeye başladığınız zaman o çocukların diğer tat alma duyusunu köreltiyorsunuz. Onun için 'Tatlısız yapamam', 'Adetimin bilmem ne gününde şekere saldırırım' diyorsunuz. Bu yanlış beslenmenin belirtisidir."
'Çocuklara kesinlikle asitli içecekler içirilmemeli' - "Şekerli ve asitli içeceklerin reklamına bile tahammül edemiyorum. Bilhassa Ramazan ayında iftar sofrasına asitli bir içeceğin konulması... Çok ayıp ve günah! Ayran varken, su varken, çay varken bunları tüketmek çok tehlikeli. Onu gören çocuklar, 'Annem, dedem de bunu içiyor' diye düşünüyor. Bu asitli içecekler kesinlikle eve alınmamalı, çocuklara içirilmemeli."
"Dedeler çikolatayla torunlarını zehirlemesinler" - "Çocuklara ayran içme, fındık, fıstık, ceviz, incir, kayısı yeme alışkanlığı kazandırılmalı. Dedeler, babalar, nineler eve gelirken çikolata ya da şekerli bir şey alıp gelmesinler. Çocuklarını veya torunlarını zehirlemesinler.
'Mısır gevreği en tehlikeli yiyeceklerdendir' - "Çocuklara yedirilen bir başka yiyecek de, mısır gevreği. Mısır gevreği fabrikada üretilmiş undur, en tehlikeli yiyeceklerdendir. İşlenmiş tüm gıdalardan uzak duracaksınız. Bir de bunların 'zayıflatıyor' diye tanıtılanları var. Kullananlar, zayıflayamıyor bile, içi trans yağ dolu. Hakiki yiyecek değil, suni yiyecek bunlar. Pakete girmiş hemen her şey tehlikelidir!"
'Kansızlara pekmez veriyorlar, pekmezde kansızlığı giderecek hiçbir şey yok' - "Bal yüzde 60 fruktoz, yüzde 40 glikozdur. Fruktozun karaciğeri ve vücut yağlanmasını başlattığını söyledik, pekmez de öyle. Hurma da şeker bakımından çok tehlikelidir. Keçiboynuzu sağlıklı, ama şekeri çok yüksektir. Kansızlara pekmez veriyorlar. Pekmezde kansızlığı giderecek hiçbir şey yok. Demir mi var, yok. Kansızlığı gideren demir, kırmızı et, karaciğer, yürek, böbrek gibi sakatatlarda, fındık ve fıstıkta var. Bunların içinde doğal protein, selenyum, demir de var. Cevizde de bunlar dolu. Ayrıca beyin için gerekli Omega-3 var."
"Çiğ köfte sağlıklıdır" - "Çiğ köfte en sağlıklı yiyeceklerdendir. Tabii güvenilir, sağlıklı bir kırmızı etle yapılırsa... İçinde hem bulgur, hem et var, bunun için sağlıklı. İçli köfte de öyle. Rahatlıkla tüketilebilir."
"Acıktığınız zaman önce su için" - "Kişi sağlıklı su içerse acıkmaz. Neden, çünkü beynimizde acıkma merkeziyle susama merkezi çok yakındır ve birbiriyle örtüşür. Vücut susadığı zaman, açlık da hissederiz, onun için optimum su içerseniz, acıkmanız da olmaz. Acıktığınız zaman önce su için, açlık hissiniz kaybolabilir! Açlık hissiniz kaybolmaz ise yemeğinizi sağlıklı bir şekilde yemelisiniz."
"Saat 20.00'den sonra yemek yememeli" - "Saat 20.00'den sonra bir şey yenmeyecek. Çay veya ayran içebilir. Çaylar şekersiz olmak şartıyla sağlıklıdır, ama kaynatılmayacak, demlenecek."
"Hazır çorba, ketçap, mayonez, çiftlik tavukları mutfağa sokulmamalı" - "Bazı yiyecekler kesinlikle mutfağa sokulmamalı. Her türlü ekmek, simit, pasta, her tür tost, pirinç pilavı, patates, mısır, her tür galeta ve her cins bisküvi, makarna, börek, poğaça, açma, şeker, çikolata, reçeller, şuruplar, bal ve pekmezler, bütün suni tatlandırıcılar, hazır ve taze sıkılmış meyve suyu, gazlı içecekler, enerji içecekleri, her türlü kızartma, bütün hazır çorbalar, sucuk, salam, sosis gibi işlem görmüş et ürünleri, tütsülenmiş etler, süt tozu, krema, mayonez, ketçap, hazır soslar, marketlerde sunulan kapalı çiftlik tavukları, karpuz ve kavun gibi doğal da olsa fazla miktarda şeker içeren, glisemik indeksi yüksek meyvelerden uzak durulmalı."
"Çok tatlı ve unlu gıdalar yiyenlerde bağırsak problemleri başlıyor" - "Vücudumuzun verdiği sinyaller, kişiye göre değişkenlik gösterebilir. Örneğin kabızlık, Türkiye'de hiçbir zaman hastalık olarak görülmez. Ama siz her gün büyük abdeste çıkmıyorsanız, vücudunuz yeteri kadar çalışmıyor demektir. Türkiye'de hekimler bunu sormaya utanıyor, hastalar da söylemeye utanıyor. Günde bir ya da 2 kere çıkıyorsanız, vücudunuz saat gibi çalışıyor demektir. Hareket etmezseniz, su içmezseniz bağırsaklar çalışmaz. Aşırı şeker ve şekere dönüşen unlu ve nişastalı gıdalar, bağırsak florasını bozar. Şekerli yiyecekler yediğiniz sürece kabızlığınız artar. Çok tatlı ve unlu gıda yiyenlerde 'kronik bağırsak hastalıkları' gibi problemler başlıyor."
"Sabahtan akşama vitaminin kıymeti yok" - "Doğal her şeyi yediğiniz zaman her türlü vitamin vücuda girer. Vücudun eksikliği varsa elbette takviye vitamin alınmalı. Ama sabahtan akşama herkese bol vitamin vermenin kıymeti yok!"
"Hastalanmamak elimizde" - "Hastalanmamak elimizde. Bütün bunları yaparsak hastalıklar önlenebiliyor. Bunu önlemek kendi elimizde. Bu bilimsel olarak gösterildi. Hücresel düzeyde bozuklukları önlersek, ileri yaşlarda ortaya çıkan tansiyon yüksekliği, göbek çevresi genişliği, felç, karaciğer yağlanması, kanser, enfarktüs gibi sorunların önlenebildiği, gerileyebildiği gösterilmiştir. Sağlıklı ve doğal beslenerek, sağlıklı yaşayarak hastalıklar önlenebilir. Yüksek tansiyonu ve kan şekerini düşürmek için de sağlıklı beslenmek, kilo vermek, hareket etmek yeterli olabilir. Bol su içilecek, uzun uzun yürünecek. Toksik karbonhidrat ve şekerlerden, organizmaya hemen tüketilen boş kalori sağladıklarından dolayı uzak durulacak!"
"100 kiloluk bir kadının bir saat koşmasına imkan yok" - "Hipokrat, 'Uzun yol yürüyen, uzun yaşar' diyor. Harvard Üniversitesi'nin son sağlık piramidinde en altta, hareket ve spor var. Ama aşırı spor da tehlikeli! 100 kiloluk bir kadının veya erkeğin kalkıp bir saat koşmasına imkan yok, en aşağı 10-15-20 dakika her gün açık havada yürümeli. Bunun için rahat bir yürüyüş ayakkabısı yeterli."
Yazı Boyutu
GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ