Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Güneşin zararlı etkilerinin başında güneş yanıkları, cilt kanseri ve vücudun sıvı mineral dengesindeki bozukluklar gelirken, bunun yanı sıra ultraviyole ışınlar da göz sağlığını olumsuz etkiliyor.

Güneşe korunmasız olarak uzun süre bakmak katarakt ve görme kayıplarına yol açabildiği gibi, güneşin şiddetli ısı etkisine bağlı olarak güneş çarpması, şuur kaybı, felç, kalp krizi ve ölüm vakaları da görülebiliyor.

Göz Hastalıkları Uzmanı Uğur Emrah Altıparmak, özellikle yaz aylarında göze direk temas eden zararlı güneş ışınlarının, gözün önündeki saydam tabakada ultraviyole yanıklarına ve retina tabakasında görme merkezi hasarına sebep olabileceğini bildirdi.

Atmosfer ışınlarının mercekte bulanıklık yaratarak, katarakt gelişimine neden olduğunu söyleyen Altıparmak, "Zararlı ışınların vücudun diğer kısımlarında olduğu gibi göz kapaklarını kaplayan deride ve konjonktiva tabakasında da kanser oluşumuna neden olduğu bilinmektedir" dedi.

AÇIK RENK GÖZLÜLER RİSK GRUBUNDA

Güneşle temasta bulunan herkesin zararlı ışınlara karşı gözlerini koruması gerektiğine işaret eden Altıparmak, "Özellikle açık renk gözlüler, makula dejenerasyonuna genetik eğilimi olanlar, gözlerinden herhangi bir cerrahi operasyon geçirmiş olanlar ve lazer tedavisi görmüş olanlar yüksek risk grubunu oluşturmaktadır. Çocukların göz merceğinin ultraviyole ışınları süzebilme yeteneğinin yetişkinlere göre az olması ve ileri yaşlarda ortaya çıkan makula bozulmalarının kişilerin geçmişte maruz kaldıkları güneş ışığı miktarıyla ilgisi nedeniyle çocuklar da yüksek risk grubuna girmektedir" diye konuştu.

Gözün zararlı ışınlardan korunmak için birçok doğal koruma sistemine sahip olduğunu belirten Altıparmak, gözlerin koruyucu kemik yapı içine yerleşmiş olması ile kaş, burun, yanaklar, göz kapakları ve iris tabakasının gözün fazla ışıktan korunmasını sağladığını söyledi.

Göze giren ışınların miktarının artmasıyla ve ortamlarda bu tabakaların koruyucu etkisinin azalmasıyla hem gözün hem de sinir tabakasının hasar gördüğünü dile getiren Altıparmak, "Gözlerimizi güneşin bu zararlı ışınlarından korumak için yaz aylarında ve açık havalarda güneş gözlüğü kullanılmalıdır. Özellikle güneşin dik geldiği 10.00 - 16.00 saatleri arasında güneşle direk temastan kaçınılmalıdır" ifadesini kullandı.

GÜNEŞ GÖZLÜĞÜ ALIRKEN BUNLARA DİKKAT EDİLMELİ

Gözlük kullanılması kadar kullanılan gözlüğün kalitesinin de büyük önem taşıyor. Yeterli UV koruması olmayan güneş gözlüklerinin kişiye faydadan çok zarar getirir. Güneş gözlüğü kesinlikle işportadan veya seyyar satıcıdan alınmamalı. Bu gözlüklerin özellikle çocuklara takılması büyük bir risktir.

Güneşe karşı uygun gözlük kullanmayan kişinin retinasına ulaşan zararlı ışınların miktarı da artacaktır. Güneş gözlüğü seçerken görünümden ziyade gözlüğün fonksiyonu ön planda tutulmalıdır. Çerçevenin yeterli genişlikte olmasına, göze mümkün olduğunca yakın durmasına dikkat edilmeli. Güneş gözlüğünün camlarının homojen renkte olmasına ve lokal renk değişikliği olmamasına özen gösterilmelidir. Çok koyu renkli camlar gözdeki kontrastı bozar ve görme keskinliğini azaltır.

İHA