Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Sağlık Enfeksiyon ve Salgın Ellerinizi sık sık yıkayın gripten korunun

        Soğuyan havalar ile alışveriş merkezlerinde ve okul, servis gibi kapalı ortamlarda daha çok vakit geçirmeye başladık. Kış aylarında çevremizde burnu mendille silinmekten kızarmış ve sürekli hapşıran pek çok kişi görürüz. Bu durumda sizin de solunum yolu enfeksiyonları ile karşı karşıya kalmanız muhtemeldir. Güçlü bir bağışıklık sistemine sahipseniz, enfeksiyonlar dahil pek çok hastalıkla baş edebilirsiniz. Ancak yine de mikrobik hastalıkların bulaşmasını önleyecek bazı önlemler almanız gerekir. Uz. Dr. İlkay Keskinel, gripten korunma yollarını anlattı...

        ANTİBİYOTİK İŞE YARAMAZ

        Mevsim değişikliğine bağlı olarak aynı gün içinde sıcak ve soğuk havayı birlikte hissedebiliyoruz. Bu tür hava değişimleri, gribe yakalanma riskini artıran en önemli nedenlerden biridir. Grip; çoğunlukla sonbahar ve kış aylarında görülen, hastalığı taşıyan kişilerin öksürmesi ya da hapşırması ile havaya yayılan damlacıklarla ve doğrudan temasla bulaşan bir hastalıktır. Kuluçka dönemi, bir-dört gün arasındadır. Belirtilerin başlamasından önceki 24 saat ve sonraki beş gün, kişinin bulaştırıcılığı devam eder. Gribin belirtileri arasında; ateş, boğaz ağrısı, burun akıntısı, hapşırık, öksürük, baş ağrısı, kaslarda ve eklemlerde ağrı ve halsizlik sayılabilir. Genellikle bir-iki hafta içinde iyileşme görülür ancak yaşlılarda, diyabetlilerde, kronik böbrek, kalp ve solunum sistemi hastalıkları olan kişilerde daha ağır seyredebilir. Bunun yanı sıra grip, zatürre gibi hastalıklara da zemin hazırlayabilir. Grip, bir virüs hastalığı olduğundan antibiyotik tedavisine yanıt vermez. Hastalara yatak istirahati ve belirtilere yönelik ilaçlar verilir. Ayrıca bol sıvı almaları önerilir. Virüse yönelik ilaçlar, hastalığın erken döneminde faydalı olur.

        DOKUNMAYLA DA BULAŞIR

        Tüm enfeksiyon vakalarında olduğu gibi, solunum yolu enfeksiyonlarından korunmada da alınacak en önemli tedbirlerden ilki; el temizliğidir. Gribe karşı alınabilecek önlemlerden bazıları şöyle sıralanabilir:

        Ortak kullanılan eşyalar, toplu taşıma araçları ve okul servisleri; hastalıkların bulaşmasına neden olan ortamlardır.

        Günlük hayatta sürekli dokunduğumuz kapı kolu, elektrik düğmesi, klavye, telefon ahizesi gibi eşyalara daha önce hasta kişiler temas etmişse, virüs size de bulaşabilir.

        Sık temas edilen yüzeylerin, belli aralıklarla temizlik malzemeleri ile temizlenmesi korunmada etkili olabilir.

        Her türlü ortak yüzeye temas ya da tokalaşma sonrası; ellerin ağız, burun ve yüze sürülmemesi, ellerin sabunla etkin bir biçimde iyice yıkanması da gerekir.

        Eller sıklıkla yıkanmalıdır. Bunun için su, sabun ve el antiseptikleri kullanabilirsiniz.

        Öksürük ve hapşırma sırasında ağız ve burun, kağıt mendil ile kapatılmalı. Mendil hemen çöp sepetine atılmalı.

        Mendil yoksa kolunuzun iç kısmına hapşırabilirsiniz.

        Ellerin yıkanmasının mümkün olmadığı durumlarda, el dezenfektanlarından da faydalanılabilir.

        Hasta kişilerle temastan kaçınılması, ev halkından biri hasta ise, hasta kişiye ait havlu, nevresim, tabak, bardak gibi eşyaların ortak kullanılmaması gerekir.

        BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİZİ GÜÇLENDİRİN

        Başta grip olmak üzere, birçok hastalıktan korunmanın yolu; bağışıklık sistemini güçlendirmekten geçiyor. Bunun için de dengeli beslenmek gerekiyor. Sağlıklı koşullarda üretilmiş ve hazırlanmış besinleri, dengeli bir biçimde tüketerek bunu başarabilirsiniz. İşte yapmanız gerekenler:

        Yeterli miktarda protein almaya özen gösterin. Protein kaynağı olarak hayvansal ve bitkisel proteinleri dengeli bir biçimde tüketin.

        çiğ sebze-meyve tüketin

        Çiğ sebze-meyve ile beslenin. Sebze ve meyveler; içerdiği doğal vitaminler ve antioksidanlar aracılığıyla bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcı olur.

        Yoğurt ve kefir gibi probiyotikleri bol bol tüketmeye dikkat edin. Bu tür besinler, mide-bağırsak sistemindeki bağışıklık sistemi elemanlarının sağlıklı işleyişinde rol alır.

        Yeteri kadar uyuyun. Uzun süre uyumak değil, kaliteli uyumak, bağışıklık sisteminin sağlıklı işleyişi açısından önemlidir.

        Egzersiz yapın, ancak aşırıya da kaçmayın. Düzenli yapılan egzersiz, enfeksiyon riskini azaltmaktadır. Tam tersine aşırı ve düzensiz egzersiz, bağışıklık sisteminin işleyişini olumsuz etkileyebilir.

        Mutlaka bol sıvı alın.

        Hazır içecekler yerine doğal, taze sıkılmış meyve sularını tercih edin.

        Gün boyu çay için. Yeşil çayda; kateşin adlı antioksidan maddeden bolca bulunur.

        Çaydaki polifenoller, pek çok hastalığa neden olabilen oksidan maddelerle savaşılmasına yardımcı olur.

        Sigaranın, bağışıklık hücrelerinin yanıtını bozduğu bilinmektedir; bunun için sigaradan vazgeçin, pasif olarak sigara dumanına maruz kalmamaya çalışın.

        ideal kiloda olun

        Aşırı yağ tüketiminden, özellikle trans yağlardan kaçının.

        Gereğinden fazla yağlı besinler tüketmenin, bağışıklık sistemini olumsuz etkilediği biliniyor.

        Kilonuzu ideal aralıkta tutmaya çalışın. Hızlı kilo kaybı, bağışıklık sistemini zayıflatır.

        Bilinçsiz ve hızlı kilo kaybettiren diyetlerden kaçının.

        Temizlik maddelerini aşırı kullanarak cildinizin sağlıklı ve normal bakteri dengesini bozmayın.

        Hekim kontrolü dışında gereksiz antibiyotik kullanmaktan kaçının.

        Hayata olumlu bakın ve bol bol gülün.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ