HABERTURK.COM

İstanbullular, 17 Ağustos 1999 Gölcük depreminin ardından geçen yıl 26 Eylül'de, 5.8'lik depremle kendisini sokağa atmıştı. Bu depremin ardından gündeme oturan 'olası İstanbul depremi'yle ilgili deprem uzmanı Prof. Dr. Naci Görür dün Twitter'daki sosyal medya hesabından önemli açıklamalarda bulundu. İşte Görür'ün o açıklamaları...

"100 BİNDEN FAZLA CANIMIZI KAYBETTİK"

"Daha önce yazmıştık. Kuzey Doğu Anadolu Fayı (KAF) ve Doğu Anadolu Fayı (DAF) ülkemizde deprem üreten en önemli iki fay zonudur. Bu faylar boyunca yer alan yerleşim alanları zaman zaman büyük depremlere maruz kalırlar. KAF 20. Yüzyılda çok sayıda deprem üreterek enerjisini boşaltmıştır. Bu depremler 1939 Erzincan, 1942 Niksar-Erbaa, 1943 Tosya-Ladik, 1944 Bolu-Gerede, 1957 Bolu-Abant, 1967 Adapazarı-Mudurnu, 1999 Gölcük ve Düzce depremleridir. Bu depremler ve burada saymadığım diğer bazı depremler sonucu 100 binden fazla insanımız kaybedildi maalesef.

"KAF DEPREMLERİ BATI'YA TAŞIDI"

Depremlerin yerlerine dikkat ederseniz 1939-1999 deprem zinciri, doğudan başlamış batıya kayarak İstanbul’un kapısına dayanmıştır. KAF’ın depremleri doğudan batıya taşıma alışkanlığı vardır. En son deprem Gölcük’teydi şimdi hedef Marmara Denizi. Gölcük ve Düzce depremleriyle Marmara'nın altındaki kabuk aşırı yüklendi.

"DEPREM RİSKİ YÜZDE 50'DEN FAZLA"

1999 yılından itibaren her an olmak kaydıyla bu kabuk 30 yıl içinde kırılacak. Bu kırılma 5-10 sene önce veya sonra olabilir. İlk 20 sene içerisinde olmadığına göre son 10 yıllık periyotta deprem olma olasılığı yüzde 50’den fazlaya çıktı. Marmara’da deprem olasılıkla Kumburgaz kolunda ve minimum 7.2 büyüklüğünde olabilir. Sizlerden KAF boyunca olan yerleşim alanlarını dikkatlice incelemenizi rica ediyorum."

24 SAATGÜNÜN ÖZETİ
24 saat
24 saat günün önemli haberleri ve gelişmeleri