Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Gündem Yargı Suça sürüklenen çocuk düzenlemesi: Cezalar artıyor

        AK Parti'nin TBMM'ye sunduğu Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile çocukların korunmasına yönelik çok sayıda düzenleme öngörülüyor. Teklifte, çocukların erişebileceği şekilde silah bulunduranlara 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası getirilmesi, çocuklara uygulanan yaş küçüklüğü indirimlerinin yeniden düzenlenmesi, bazı suçlarda çocuklara yönelik indirimli infaz uygulamasının daraltılması, "suça sürüklenen çocuk" yerine "adli süreçteki çocuk" ibaresinin kullanılması ve çocuklara özgü "yönlendirme tedbirleri" ihdas edilmesi öngörülüyor.

        AK Parti tarafından hazırlanan "Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi", TBMM Başkanlığı’na sunuldu.

        Toplam 18 maddeden oluşan teklifte, çocukların korunmasına, çocuk adalet sistemine ve çocuk hükümlülerin infaz rejimine ilişkin kapsamlı değişiklikler yapılması öngörülüyor.

        Teklifle, bireysel silahlanmada muhafaza yükümlülüğü sıkılaştırılırken, çocukların erişebileceği şekilde ateşli silah bulunduranlara hapis cezası verilmesi düzenleniyor. Ayrıca çocuklara uygulanan yaş küçüklüğü indirimleri yeniden ele alındığı teklifle, bazı suçlar bakımından indirimli infaz rejimi daraltılıyor, koruyucu ve destekleyici tedbirlere ilişkin yeni hükümler getiriliyor ve mevzuatta yer alan "suça sürüklenen çocuk" ibaresi "adli süreçteki çocuk" olarak değiştiriliyor.

        ATEŞLİ SİLAHLARIN ÇOCUKLARIN ERİŞİMİNE KARŞI MUHAFAZASI ZORUNLU HALE GELİYOR

        Teklifte yer alan düzenlemeler, madde madde şöyle:

        Teklifle 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a eklenecek 13/A maddesiyle bireysel silahlanmada muhafaza yükümlülüğü sıkılaştırılıyor. Buna göre, ateşli silahların gerekli güvenlik tedbirleri alınmaksızın ev, araç gibi ortamlarda bulundurulması sonucu çocuklar tarafından ele geçirilmesini önlemek amacıyla, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranan kişiler hakkında 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası öngörülüyor ve bu fiil müstakil suç olarak düzenleniyor.

        ÇOCUKLARA UYGULANAN YAŞ KÜÇÜKLÜĞÜ İNDİRİMLERİ YENİDEN DÜZENLENİYOR

        Türk Ceza Kanunu'nun 31. maddesinde değişiklik yapılarak suça sürüklenen çocukların yaş gruplarına göre yaş küçüklüğü indirim oranları yeniden düzenleniyor, hapis cezalarının alt ve üst sınırları artırılıyor. Buna göre, 12 yaşını doldurmuş ancak 15 yaşını doldurmamış çocuklar bakımından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren fiillerde verilecek cezanın alt ve üst sınırı 12-15 yıldan 13-18 yıla çıkarılıyor. Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda ise 9-11 yıl yerine 10-12 yıl hapis cezası öngörülüyor. Diğer suçlarda ise her fiil için uygulanabilecek 7 yıllık üst sınır 9 yıla yükseltiliyor.

        Düzenlemeyle ayrıca, kasta dayalı kusurun ağırlığı, güdülen amaç veya saik, suçun işleniş şekli ve sabıka durumu gibi ölçütler dikkate alınarak, kasten öldürme ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarını işleyen 15-18 yaş grubundaki çocuklar hakkında yaş indiriminin uygulanmaması, 12-15 yaş grubundaki çocuklar hakkında ise bir üst yaş grubunun ceza rejiminin uygulanabilmesi konusunda hakime takdir yetkisi tanınıyor.

        TEKERRÜR HÜKÜMLERİNDEKİ YAŞ SINIRI DEĞİŞTİRİLİYOR

        Türk Ceza Kanunu'nun tekerrür hükümlerini düzenleyen 58. maddesinde değişiklik yapılıyor. Mevcut düzenlemede 18 yaşından önce işlenen suçlar tekerrüre esas alınmazken, teklif ile bu yaş sınırı 15'e indiriliyor. Böylece fiili işlediği tarihte 15 yaşını doldurmuş çocukların işledikleri suçlar ileride işlenecek suçlar bakımından tekerrür hükümlerinin uygulanmasına esas oluşturabilecek.

        AİLE HUKUKUNDAN DOĞAN YÜKÜMLÜLÜKLERİN İHLALİNE YÖNELİK CEZALAR ARTIRILIYOR

        Türk Ceza Kanunu'nun 233. maddesinde değişiklik yapılıyor. Buna göre, aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya destek olma yükümlülüğünü yerine getirmeyenlere verilen bir yıla kadar hapis cezası, üç aydan iki yıla kadar hapis cezası olarak yeniden düzenleniyor. Hamile eşini veya kendisinden gebe kalmış evli olmayan bir kadını çaresiz durumda terk edenlere verilen üç aydan bir yıla kadar hapis cezası altı aydan iki yıla çıkarılıyor. Maddi ve manevi özen eksikliği nedeniyle çocuklarının ahlakını, güvenliğini ve sağlığını ağır şekilde tehlikeye atan anne ve babalara verilen üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ise bir yıldan üç yıla kadar yükseltiliyor. Ayrıca, birinci ve üçüncü fıkralarda düzenlenen yükümlülük ihlalleri nedeniyle çocuğun kasten öldürme veya neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçu işlemesi halinde, aile yükümlülüğünü ihlal eden kişi hakkında bu madde kapsamında verilecek cezanın yarısından iki katına kadar artırılması öngörülüyor.

        SOSYAL İNCELEME RAPORU BULUNMAYAN İDDİANAMELER İADE EDİLECEK

        Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde değişiklik yapılıyor. Buna göre, 15 yaşını doldurmamış çocuklar hakkında Çocuk Koruma Kanunu kapsamında alınması zorunlu olan sosyal inceleme raporu hazırlanmadan düzenlenen iddianameler mahkeme tarafından Cumhuriyet başsavcılığına iade edilecek.

        ÇOCUK HÜKÜMLÜLERİN İNFAZINA KAPALI KURUMDA BAŞLANACAK

        Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 11. maddesinde değişiklik yapılıyor. Buna göre, çocuk hükümlülerin cezalarının doğrudan çocuk eğitimevlerinde infaz edilmesi uygulaması sona erdiriliyor. İnfaza, çocuk kapalı ceza infaz kurumlarında başlanması, iyi hallilik tespit edilmesi halinde eğitimevlerine ayrılmaları öngörülüyor. Ayrıca çocuk kapalı ceza infaz kurumlarında, yaş gruplarının yanı sıra suç türleri de dikkate alınarak ağır suçlardan hüküm giyen çocuklarla hafif nitelikte suçlardan hüküm giyen çocukların birlikte barındırılmaması düzenleniyor.

        EĞİTİMEVİNE AYRILMA KOŞULLARI YENİDEN DÜZENLENİYOR

        Teklifle, çocuk hükümlülerin kapalı kurumdan çocuk eğitimevine ayrılmasına ilişkin kararların psikolog, pedagog gibi uzmanların yer aldığı idare ve gözlem kurulu değerlendirmesiyle verilmesi hükme bağlanıyor. Terör ve örgüt suçları hariç olmak üzere kasıtlı suçlardan 3 yıl veya daha az, taksirli suçlardan ise 5 yıl veya daha az ceza alanların cezalarının doğrudan eğitimevinde infaz edilmesi öngörülüyor. Eğitimevlerinde firar eden veya disiplin kurallarına aykırı davranan çocukların ise yeniden kapalı kurumlara gönderilmesi düzenleniyor.

        BAZI SUÇLARDA İNDİRİMLİ İNFAZ UYGULAMASI KALDIRILIYOR

        Çocuk hükümlüler bakımından koşullu salıverilme hesabında uygulanan indirimli infaz rejiminde değişiklik yapılıyor. Buna göre, çocuğun 15 yaşını dolduruncaya kadar ceza infaz kurumunda geçirdiği her günün iki gün sayılması uygulaması, kasten öldürme, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti ile suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçlarında uygulanmayacak. Bu suçlarda geçirilen süre bire bir esasına göre hesaplanacak.

        KESİCİ VE DELİCİ ALETLERİN ÇOCUKLARA SATIŞI VE TAŞINMASINA YAPTIRIM GETİRİLİYOR

        Teklifle, Kabahatler Kanunu'na 43/C maddesi ekleniyor. Buna göre, 6136 sayılı Kanun kapsamı dışında kalan kesici, delici ve bereleyici aletlerin amaç dışı satışı, sergilenmesi ve taşınması yasaklanıyor. Bu aletlerin ruhsatlı iş yerleri dışında satılması, 18 yaşından küçüklere verilmesi veya çocuklar tarafından taşınması halinde idari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımı uygulanacak. İnternet satışlarını da kapsayan düzenlemede, kabahati işleyen 15 yaşından küçük çocuklar hakkında idari yaptırım yerine çocuk hakimi tarafından koruyucu ve destekleyici tedbirlere karar verilebilecek. Mesleki amaçlı kullanımlar ise düzenleme kapsamı dışında tutuluyor.

        "YÖNLENDİRME TEDBİRLERİ" UYGULANACAK

        Düzenlemeyle, Çocuk Koruma Kanunu'na 5/A maddesi ekleniyor. Teklifle, ceza sorumluluğu bulunmayan adli süreçteki çocuklar hakkında çocuklara özgü güvenlik tedbiri niteliğinde "yönlendirme tedbirleri" uygulanması öngörülüyor. Bu kapsamda çocukların sosyal ve toplumsal hizmetlerde görev alması, siber ve dijital risklerden takip yazılımları aracılığıyla korunması, kitap ve kütüphane hizmetlerinde görev üstlenmesi, çevre temizliği ve ağaçlandırma faaliyetlerine katılması ile bağımlılıkla mücadele kapsamında tedavi programlarına yönlendirilmesi mümkün olacak.

        TEHLİKE OLUŞTURAN ÇOCUKLARIN ZORUNLU TEDAVİ SÜRECİ DÜZENLENİYOR

        Teklifle, Çocuk Koruma Kanunu'nun 9. maddesinde değişiklik yapılıyor. Akıl hastalığı, akıl zayıflığı, bağımlılık veya ağır bulaşıcı hastalık nedeniyle kendisi ya da başkaları için ciddi tehlike oluşturan çocuklar hakkında zorunlu tedavi süreci düzenleniyor. Buna göre, sağlık kuruluşuna gelen veya getirilen çocuk hakkında 24 saat içinde rapor hazırlanacak, sağlık kuruluşu en geç 24 saat içinde çocuk hakimine başvuracak, üç uzman hekimden oluşan kurul raporu ise 48 saat içinde mahkemeye sunulacak. Hakim de en geç 48 saat içinde karar verecek. Kararın tebliğine kadar gerekli tıbbi müdahale ve tedavinin uygulanabileceği, ihtiyaç halinde kolluk desteği alınabileceği hükme bağlanıyor.

        KAMU DAVASI AÇILDIĞINDA İLGİLİ KURUMLARA BİLDİRİM YAPILACAK

        Çocuk Koruma Kanunu'nun 15. maddesinde değişiklik yapılıyor. Buna göre, çocuk hakkında kamu davası açılması halinde durum, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığının ilgili il veya ilçe müdürlüklerine bildirilecek. Böylece çocuğun ihtiyaç duyduğu koruyucu ve destekleyici tedbirlerin adli süreç devam ederken ilgili kurumlar tarafından eş zamanlı olarak planlanması ve kurumlar arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi amaçlanıyor.

        HAGB KARARLARINDA YÖNLENDİRME TEDBİRLERİ UYGULANABİLECEK

        Teklifle, Çocuk Koruma Kanunu'nun 23. maddesinde değişiklik yapılıyor. Düzenlemeye göre, adli süreçteki çocuklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi halinde, Kanun'un 5/A maddesinde düzenlenen yönlendirme tedbirleri denetimli serbestlik yükümlülüğü olarak da uygulanabilecek. Ayrıca suç konusu malın değerinin düşük olduğu durumlarda, çocukların ekonomik koşulları dikkate alınarak zararın giderilmesi şartının aranmayabilmesi öngörülüyor.

        SOSYAL İNCELEME RAPORU ZORUNLULUĞU GENİŞLETİLİYOR

        Düzenlemeyle, Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesinde değişiklik yapılıyor. Buna göre, 15 yaşını doldurmamış bütün çocuklar hakkında sosyal inceleme raporu hazırlanması zorunlu hale getiriliyor. 15 yaşını doldurmuş çocuklar hakkında ise sosyal inceleme raporu alınmaması halinde bunun gerekçesinin iddianamede veya mahkeme kararında açıkça belirtilmesi zorunlu olacak.

        KORUYUCU TEDBİRLERİN UYGULANMASINA İLİŞKİN KOORDİNASYON YENİDEN DÜZENLENİYOR

        Çocuk Koruma Kanunu'nun 45. maddesinde değişiklik yapılıyor. Düzenleme kapsamında, koruyucu ve destekleyici tedbirlerin uygulanması sırasında ortaya çıkabilecek direnç veya güçlüklerin giderilebilmesi amacıyla ilgili kurumlara gerektiğinde kolluk kuvvetlerinden yardım isteme ve zor kullanma imkanı tanınıyor. Ayrıca koruyucu ve destekleyici tedbirlerin uygulanmasına ilişkin kurumlar arası koordinasyon görevi Adalet Bakanlığı'ndan alınarak Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'na veriliyor. İl ve ilçelerde koordinasyon ile takip görevleri vali ve kaymakamlar tarafından yürütülecek, sekretarya hizmetleri ise Aile ve Sosyal Hizmetler il müdürlüklerince yerine getirilecek. Düzenlemeyle ayrıca mahkeme kararlarının uygulanmasını güvence altına almak amacıyla yeni bir yaptırım mekanizması getiriliyor. Buna göre, koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarının uygulanmasını engelleyen veya bu kararlara aykırı davranan anne, baba, vasi ya da bakım sorumluları hakkında, eylemleri ayrıca suç oluştursa dahi, çocuk hakiminin kararıyla üç günden on güne kadar tazyik hapsi uygulanabilecek.

        "SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK" İBARESİ DEĞİŞTİRİLİYOR

        5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu ve Sosyal Hizmetler Kanunu'nda yer alan "suça sürüklenen çocuk" ibaresi değiştiriliyor. Buna göre, soruşturma aşamasında ön kabul ve ön yargı oluşturmasının önlenmesi amacıyla 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu'nda yer alan "suça sürüklenen çocuk" ibaresi "adli süreçteki çocuk" olarak değiştiriliyor.

        SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUKLAR DÜZENLEMESİ

        MADDE 1- 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler

        Hakkında Kanuna 13 üncü maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.

        “MADDE 13/A- Ateşli silahın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı şekilde muhafaza

        edilmesi suretiyle çocuk tarafından ele geçirilmesine neden olan kişi, fiil daha ağır cezayı

        gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile

        REKLAM

        cezalandırılır.”

        MADDE 2- 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 31 inci maddesinin

        ikinci fıkrasında yer alan “oniki yıldan onbeş yıla;” ibaresi “onüç yıldan onsekiz yıla;”, “dokuz

        yıldan onbir yıla” ibaresi “on yıldan oniki yıla”, “yedi yıldan” ibaresi “dokuz yıldan” şeklinde

        ve üçüncü fıkrasında yer alan “onsekiz yıldan yirmidört yıla;” ibaresi “ondokuz yıldan

        yirmiyedi yıla;”, “oniki yıldan onbeş yıla” ibaresi “onbeş yıldan onsekiz yıla”, “oniki yıldan

        fazla” ibaresi “onbeş yıldan fazla” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra

        eklenmiştir.

        “(4) Somut olayda;

        a) Kasta dayalı kusurun ağırlığı,

        b) Güdülen amaç ve saik,

        REKLAM

        c) Suçun işleniş şekli,

        d) Daha önceden kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkûm edilmiş olma,

        hususlarından biri ya da birkaçı göz önünde bulundurularak kasten öldürme (madde 81,

        82) ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama (madde 87) suçlarını işleyen onbeş yaşını

        doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında üçüncü fıkra hükümleri

        uygulanmayabilir. Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını

        doldurmamış ceza sorumluluğu bulunan kişiler hakkında ise ikinci fıkra hükümleri yerine

        üçüncü fıkra hükümleri uygulanabilir.”

        MADDE 3- 5237 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan

        “onsekiz yaşını” ibaresi “onbeş yaşını” şeklinde değiştirilmiştir.

        REKLAM

        MADDE 4- 5237 sayılı Kanunun 233 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “bir

        yıla” ibaresi “üç aydan iki yıla”, ikinci fıkrasında yer alan “üç aydan bir yıla” ibaresi “altı aydan

        iki yıla”, üçüncü fıkrasında yer alan “üç aydan bir yıla” ibaresi “bir yıldan üç yıla” şeklinde

        değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

        “(4) Birinci ve üçüncü fıkralarda tanımlanan fiiller nedeniyle çocuğun kasten öldürme

        (madde 81, 82) ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama (madde 87) suçunu işlemesi halinde

        şikayet aranmaksızın, faile bu madde uyarınca verilecek ceza yarısından iki katına kadar

        artırılır.”

        MADDE 5-4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 174 üncü

        maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir.

        REKLAM

        “e) Onbeş yaşını doldurmamış çocuklar hakkında sosyal inceleme yaptırılmaksızın

        düzenlenen,”MADDE 6-13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı

        Hakkında Kanunun 11 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Çocuk tutukluların” ibaresi

        “Çocuk hükümlülerin veya tutukluların” şeklinde değiştirilmiş ve ikinci fıkrasında yer alan

        “çocuklar,” ibaresinden sonra gelmek üzere ‘‘suç türleri,’’ ibaresi eklenmiştir.

        MADDE 7-5275 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde

        değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.

        “(3) Çocuk hükümlülerin çocuk kapalı ceza infaz kurumundan çocuk eğitimevine

        ayrılmalarına 89 uncu madde uyarınca psikolog, pedagog, çocuk gelişimcisi, sosyal çalışmacı,

        REKLAM

        psikolojik danışman, rehberlik uzmanı ve öğretmen gibi en az bir uzman görevlinin de

        katılımıyla idare ve gözlem kurulu tarafından yapılan değerlendirme sonucunda karar verilir.

        Çocuk eğitimevine ayırmaya ilişkin olarak tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen çocuk

        hükümlülerin yeniden değerlendirilmeye tabi tutulma süreleri altı ayı geçemez.”

        “(4) Aşağıdaki hâllerde çocuk hükümlüler hakkında verilen cezalar doğrudan çocuk

        eğitimevlerinde yerine getirilir:

        a) Terör suçları, örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçları ile örgüt

        faaliyeti kapsamında işlenen suçlar hariç olmak üzere, kasıtlı suçlardan toplam üç yıl veya daha

        az hapis cezasına mahkûm olanlar.

        b) Taksirli suçlardan toplam beş yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm

        REKLAM

        olanlar.

        (5) Doğrudan çocuk eğitimevine alınanlar dahil olmak üzere bu kurumlarda bulunan

        çocuk hükümlülerden;

        a) Firar edenler veya başka bir fiilden dolayı haklarında tutuklama kararı verilenler

        idare ve gözlem kurulu kararıyla,

        b) Kapalı ceza infaz kurumuna iade veya odaya kapatma disiplin cezası alıp, bu cezası

        kesinleşmiş olanlar veya asayiş ve düzenin sağlanması amacıyla disiplin cezası kesinleşmemiş

        olsa bile eylemi kurum düzeni ya da kişi güvenliği bakımından tehlike oluşturanlar idare ve

        gözlem kurulu kararıyla,

        çocuk kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilirler.

        (6) Çocuk hükümlülerin, suç ve ceza türlerine göre, çocuk eğitimevlerine ayrılıp

        ayrılmamalarına, çocuk eğitimevlerinde geçirecekleri sürelere, çocuk kapalı ceza infaz

        REKLAM

        kurumlarına gönderilmelerine, doğrudan çocuk eğitimevlerine alınmalarına, doğrudan çocuk

        eğitimevlerine alınanların çocuk kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilmelerine ve diğer

        hususlara ilişkin usul ve esaslar yönetmelikte gösterilir.”

        MADDE 8-5275 sayılı Kanunun 107 nci maddesinin beşinci fıkrası aşağıdaki şekilde

        değiştirilmiştir.

        “(5) Türk Ceza Kanununun kasten öldürme suçları (madde 81, 82 ve 83), cinsel

        dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar (madde 102 ve 103), uyuşturucu veya uyarıcı madde imal

        ve ticareti suçu (madde 188) ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu (madde 220) hariç

        olmak üzere, koşullu salıverilme süresinin hesaplanmasında, hükümlünün onbeş yaşını

        dolduruncaya kadar infaz kurumunda geçirdiği bir gün, iki gün olarak dikkate alınır.”

        REKLAM

        MADDE 9-30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununa 43/B maddesinden

        sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.

        “Amaç dışı bıçak taşıma

        MADDE 43/C – (1) Her ne ad altında olursa olsun, 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli

        Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun kapsamı dışında kalan her tür bıçak ile

        diğer kesici, delici veya bereleyici aletlerin;

        a) 11/9/1981 tarihli ve 2521 sayılı Avda ve Sporda Kullanılan Tüfekler, NişanTabancaları ve Av Bıçaklarının Yapımı, Alımı, Satımı ve Bulundurulmasına Dair Kanuna göre

        ruhsatlandırılan yerler ile ilgili yönetmeliğe göre ruhsatlandırılan işyerleri dışında satışı ve

        sergilenmesi,

        b) Onsekiz yaşından küçük çocuklara satılması ve çocuklar tarafından satın alınması veya

        taşınması,

        yasaktır.

        REKLAM

        (2) Bu maddenin birinci fıkrasında sayılan yasaklara uymayanlara beşbin Türk Lirası,

        kabahate konu bıçak veya aletlerin sayı veya nitelik bakımından vahim olması halinde ise onbin

        Türk Lirası idarî para cezası verilir. Ayrıca bu kabahatin işlendiğini öğrenen işletici veya

        sorumlunun yetkili makamlara bildirim yapmaması halinde beşbin Türk Lirası idarî para cezası

        verilir.

        (3) Bu maddenin birinci fıkrasında sayılan kabahatin konusunu oluşturan veya işlenmesi

        suretiyle elde edilen eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir.

        (4) Bu maddenin birinci fıkrasında sayılan kabahat dolayısıyla idarî para cezasına ve

        elkoymaya kolluk görevlileri, mülkiyetin kamuya geçirilmesine mülkî amir tarafından karar

        verilir.

        (5) Bu maddenin birinci fıkrasındaki kabahati işlediği sırada onbeş yaşını doldurmamış

        çocuk hakkında çocuğun üstün yararı gözetilerek, 3/7/2005 tarihli ve 5395 sayılı Çocuk

        REKLAM

        Koruma Kanunu hükümleri uyarınca koruyucu ve destekleyici tedbirlere karar verilmesi

        amacıyla mülki amir tarafından çocuk hâkiminden tedbir talebinde bulunulur.

        (6) Bu madde hükmü internet satışları ve mesafeli satışlar için de uygulanır.

        (7) Bir sanat veya mesleğin icrası için gerekli bıçak, şiş ve benzerlerinin icra yerinde ve

        icra eden kişilerce kullanılması, bulundurulması ve taşınması bu madde hükümlerine tabi

        değildir.”

        MADDE 10-3/7/2005 tarihli ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununa 5 inci

        maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.

        “Yönlendirme tedbirleri

        MADDE 5/A- (1) Bu Kanunun 5 inci maddesinde düzenlenen koruyucu ve destekleyici

        tedbirlerin yanında bu maddede düzenlenen yönlendirme tedbirleri, ceza sorumluluğu olmayan

        adli süreçteki çocuklar bakımından, çocuklara özgü güvenlik tedbiri olarak anlaşılır.

        REKLAM

        (2) Yönlendirme tedbirleri olarak;

        a) Sosyal ve toplumsal hizmetler tedbiri: Spor kulüpleri, gençlik merkezleri, spor tesisleri

        ile ilgili kamu kurum ve kuruluşlarında; Gençlik ve Spor Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı

        ile yerel yönetimler tarafından yerine getirilmek üzere çocukların 20 saatten 300 saate kadar

        psikososyal gelişimine katkı sağlayacak görev almalarına,

        b) Dijital risklerden korunma tedbiri: Kullandığı telefon cihazı, telefon hattı veya her

        türlü bilgisayar, tablet ve benzeri dijital cihazın bildirilerek cihazın tedbir kararından sonraki

        hareketlerini Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ile Siber Güvenlik Başkanlığı tarafından 3

        aydan az 2 yıldan fazla olmamak üzere çeşitli takip yazılımlarıyla ilgili kurum denetimine

        açmaya, riskli olarak tanımlı bazı mecralar, uygulamalar ve dijital platformlarına erişimin

        REKLAM

        engellenmesine,

        c) Kitap ve kütüphane tedbiri: Kütüphane ve okuma salonu gibi yerlerde Kültür ve

        Turizm Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı, üniversiteler ile yerel yönetimler tarafından yerine

        getirilmek üzere 20 saatten 300 saate kadar psikososyal gelişimine katkı sağlayacak görev

        almaya veya bu kuruluşların yetkililerince belirlenen eserleri okumaya,

        d) Çevreye saygı ve çevre temizliği tedbiri: Tarım ve Orman Bakanlığı, Çevre, Şehircilik

        ve İklim Değişikliği Bakanlığı, üniversiteler ile yerel yönetimler tarafından yerine getirilmek

        üzere 20 saatten 300 saate kadar park, bahçe, sahil gibi belirlenecek bir bölgede çevre temizliğiyapmaya, belirlenecek bitkilerin bakımı, ağaçlandırma ve çiçeklendirme faaliyetlerine

        katılmaya,

        e) Tütün, nikotin, alkol, kumar, uyuşturucu ve uyarıcı madde ile davranışsal bağımlılık

        REKLAM

        tedbiri: Sağlık Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Yeşilay tarafından yerine

        getirilmek üzere çocukların sağlıkları için tehlike oluşturan bağımlılıklarının tedavi ve

        rehabilitasyonu için belirlenecek programları tamamlamaya,

        hükmedilir.

        (3) Bu tedbirlerin yerine getirilmesinde 45 inci maddenin üçüncü ve dördüncü fıkraları

        uygulanır.

        (4) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Aile ve Sosyal Hizmetler

        Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.”

        MADDE 11- 5395 sayılı Kanunun 9 uncu maddesine aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.

        “(4) Akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol, uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlılığı,

        davranışsal bağımlılık ya da ağır tehlike arz eden bulaşıcı hastalık nedeniyle kendisi veya

        başkaları açısından ciddi tehlike oluşturduğu değerlendirilen ve herhangi bir suretle Sağlık

        REKLAM

        Bakanlığına veya üniversitelere bağlı yataklı sağlık kurumlarına gelen veya getirilen çocuk

        hakkında, tedaviye ihtiyaç bulunduğunun ilgili uzman tabip tarafından tespit edilmesi hâlinde,

        acil korunma kararı alınması amacıyla yirmi dört saat içinde rapor düzenlenir. Sağlık kurumu,

        uzman hekim raporunun düzenlendiği tarihten itibaren en geç yirmi dört saat içinde çocuk

        hâkimine başvurur. Başvurudan itibaren en geç kırk sekiz saat içinde ilgili dal uzman hekiminin

        yer aldığı üç uzman hekimden oluşan resmî sağlık kurulu tarafından düzenlenen rapor

        mahkemeye sunulur.

        (5) Hâkim, başvuru ve sağlık kurulu raporunu değerlendirerek talep hakkında en geç kırk

        sekiz saat içinde karar verir. Çocuğun sağlık kuruluşuna gelmesi veya getirilmesinden hâkim

        kararının sağlık kuruluşuna tebliğine kadar geçen sürede, çocuğa gerekli görülen tıbbî müdahale

        REKLAM

        ve tedavi uygulanır. Bu süreçte ihtiyaç duyulması hâlinde kolluktan yardım istenebilir. Kolluk,

        bu kapsamda yapılan talepleri, kanunla kendisine tanınan yetkiler çerçevesinde yerine getirir.

        (6) Hâkim, çocuğun üstün yararını gözeterek çocuğun bulunduğu yerin gizli tutulmasına

        ve gerekli görmesi hâlinde kişisel ilişkinin kurulmasına veya sınırlandırılmasına karar verebilir.

        Hâkim, sağlık kurulu raporunu dikkate alarak acil korunma kararının kaldırılmasına, devamına

        veya çocuğun durumuna uygun başka bir koruyucu ve destekleyici tedbire karar verir.”

        MADDE 12- 5395 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Suça

        sürüklenen” ibaresi “Adli süreçteki” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra

        eklenmiştir.

        “(4) Çocuk hakkında kamu davası açılması halinde durum, gerekli idari tedbirlerin

        REKLAM

        alınması amacıyla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı il veya ilçe

        müdürlüklerine bildirilir.”

        MADDE 13-5395 sayılı Kanunun 23 üncü maddesine aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.

        “(2) Adli süreçteki çocuklar hakkında yapılan yargılama sonunda hükmün

        açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi halinde bu Kanunun 5/A maddesinde

        düzenlenen yönlendirme tedbirlerinden uygun görülen biri veya birkaçı da denetimli serbestlik

        tedbiri olarak uygulanır. Bu fıkra uyarınca hükmedilecek yükümlülükler 5/A maddesinde

        belirtilen kurumlar tarafından yerine getirilir.

        (3) Adli süreçteki çocuklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı

        verilebilmesi için suçun konusunu oluşturan malın değerinin az olması halinde zararın

        REKLAM

        giderilmesi şartı aranmayabilir.”MADDE 14-5395 sayılı Kanunun 35 inci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde

        değiştirilmiştir.

        “(3) Onbeş yaşını doldurmamış çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılması

        zorunludur. Cumhuriyet savcısı, mahkeme veya çocuk hâkimi tarafından onbeş yaşını

        doldurmuş çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılmaması hâlinde, gerekçesi iddianamede

        veya kararda gösterilir.”

        MADDE 15-5395 sayılı Kanunun 45 inci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde

        değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.

        “(3) Koruyucu ve destekleyici tedbirlerin ilgili kurum veya kuruluş tarafından yerine

        getirilmesi sırasında gerekmesi halinde kolluktan yardım istenebilir.”

        “(4) Koruyucu ve destekleyici tedbirlerin yerine getirilmesinde kurumların

        koordinasyonu merkezde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından; il ve ilçelerde

        REKLAM

        kurumların koordinasyonu ile takip vali ve kaymakam tarafından sağlanır. Bu amaçla il ve

        ilçelerde sekretarya hizmetleri aile ve sosyal hizmetler il müdürlükleri tarafından yürütülür.

        Hâkim veya mahkeme tarafından verilen koruyucu ve destekleyici tedbir kararları, yerine

        getirilmek üzere ilgili kurum veya kuruluşa gönderilir.

        (5) Çocuk hakkında verilen koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarının gereklerine

        aykırı hareket eden ana, baba, vasi veya bakım ve gözetiminden sorumlu kimse, fiil suç teşkil

        etse dahi ihlal edilen tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre çocuk hâkimi kararıyla üç

        günden on güne kadar tazyik hapsi ile cezalandırılır. Bu kararlara karşı 14 üncü madde uyarınca

        itiraz yoluna gidilebilir. Tazyik hapsine ilişkin kararlar, kesinleşmesini müteakip Cumhuriyet

        başsavcılığı tarafından yerine getirilir. Bu kararlar çocuk hâkimi tarafından ilgili kuruma

        REKLAM

        bildirilir.”

        MADDE 16-(1) 24/5/1983 tarihli ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununun 3 üncü

        maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin (17) numaralı alt bendinde yer alan “suça sürüklenen”

        ibaresi “adli süreçteki” şeklinde değiştirilmiştir.

        (2) 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253 üncü maddesinin

        birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki” şeklinde

        değiştirilmiştir.

        (3) 3/7/2005 tarihli ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun;

        a) 1 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli

        süreçteki”,

        b) 2 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli

        REKLAM

        süreçteki”,

        c) 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendinde yer alan

        “Suça sürüklenen” ibaresi “Adli süreçteki”, (c) bendinde yer alan “suça sürüklenen” ibaresi

        “adli süreçteki”,

        ç) 11 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “hakkında

        adli süreç yürütülen”,

        d) 12 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Suça sürüklenen” ibaresi “Adli

        süreçteki”,

        e) 13 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “hakkında

        adli süreç yürütülen”,

        f) 20 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Suça sürüklenen” ibaresi “Adli

        REKLAM

        süreçteki”,

        g) 24 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli

        süreçteki”,

        ğ) 26 ncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adlisüreçteki”,

        h) 30 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan “Suça sürüklenen”

        ibaresi “Adli süreçteki”, (c) bendinde yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki”,

        ı) 31 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli

        süreçteki”,

        i) 34 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan “Suça sürüklenen”

        ibaresi “Adli süreçteki”,

        REKLAM

        j) 37 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli

        süreçteki”,

        k) 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinde yer alan “Suça sürüklenmesi”

        ibaresi “Hakkında adli süreç yürütülmesi”,

        şeklinde değiştirilmiştir.

        ÖNERİLEN VİDEO

        Ana Haber Bülteni - 11 Temmuz 2026 (KAAN Motorları Ne Zaman Gelecek?)

        NATO zirvesi bitti, yankıları sürüyor. KAAN motorları ne zaman gelecek? Zirve Türkiye adına nasıl geçti? Türkiye NATO'dan beklediğini aldı mı? NATO'nun Ukrayna'da barış planı ne? Ankara'dan F-35 için S-400 adımı S-400'ler hangi ülkeye devredilecek? Trump'ın İran'a suikast tehdidi. Ana Haber Bülten...
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ