Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

HABERTÜRK SPOR

VİTOR'UN ZAFERİ
HALİL ÖZER
Ben çok uzun zamandır bu kadar üzerine düşünülmüş bir plan ve strateji ile bir derbi maçına çıkan Fenerbahçe hocası görmedim. Hem kendi takımınızı düşünecek hem rakibi analiz edecek hem de özel bir plan yapacaksanız. Maçın ilk 45’ini ayrı, 45-60’ı ayrı, 60-90’ı ayrı planlayacaksınız. Oyuncu değişikliklerini düşüneceksiniz, yetmeyecek duran top çalışacaksınız.. Bu maç tamamen Vitor Pereira’nın; üzerine çok düşünülmüş bir planla Beşiktaş’a ve standartların dışına çıkamayan Şenol Güneş’e karşı taktiksel zaferidir. Bugüne kadar çok eleştirdiğimiz, ligin 2. yarısından itibaren sıkça övdüğümüz Vitor’u çalışkanlığı ve bu işe kafa yorduğu için tebrik ederim. Bir kere Atiba- Oğuzhan tandemi ile stoper tandemi arasındaki boşlukları çok iyi görmüş ve kanatlarda 2 driplingci oyuncu ile direkt sonuca odaklı başlangıç stratejisi şa-ha-ney-di.. Daha maçın başında Nani’nin yerine başlayan Alper’in ters kanada koşusuyla kazanılan serbest vuruşta mükemmel bir organizasyonla golü buldular. Volkan Şen biraz gol yeteneği olan bir isim olsa 26’da skor 3-0 olurdu. Bu müthiş başlangıç planında tek eksik Diego’ydu. İlk 45’te rakibi sete yerleştirmeyen bir baskı, Volkan ile 2; Diego ile 1; RvP ile 1 olmak üzere net 5 pozisyon buluyorsanız; rakibe sadece 1 kontradan ciddi pozisyon veren bir takımın hocası çok iyi bir plan yapmıştır. Skor 1-0’da kalmışsa beceriksizliktir. 2. yarıda beklendiği gibi F.Bahçe çekildi çünkü ilk 45’teki agresifliği devam ettirmesi mümkün değildi. Ama çok erken ve çok fazla gömüldüler. Bu dönemde takımı Volkan Demirel tuttu. Bu sezon F.Bahçe ilk kez kalecisinden verim aldı. Vitor, 1-0’ın korunduğunu görünce 60’ta 2. planı devreye soktu. Nani’yi içeri attı ki, topu tutsun; Ozan’ı soktu ki, orta alanda azalan pres direnci yeniden artsın. Beşiktaş 45-60 arası biri çok net 3 pozisyondan yararlanamayınca Fener yine oyunu öldürdü. Savunma hattı yine öne çıktı ve Beşiktaş pozisyon üretememeye başladı. Sonra tam da beklenildiği gibi Ozan şok preste Alexis’ten topu kapıp Nani’ye fişi çektirdi. O dakika maç bitti. Dün 45-60 arası fazlaca gömülme ve hücumda top tutamama hariç tüm planları doğru giden bu maça çok çalıştığı belli olan Vitor, galibiyetin mimarıdır. Onun dışında Şen- Alper-Demirel ve Kjaer ile Topal mükemmel oynadılar. Sosa-Q17 ve Marcelo’yu çok beğendim. Olcay da en azından savunma katkısı açısından etkiliydi. Gomez istekli ve tehlikeliydi. İsmail’i de vasat üstü görebiliriz. Atiba baskıya rağmen elinden geleni yaptı ama Oğuzhan kayboldu. Bu galibiyetle F.Bahçe ikili averajı da alarak şampiyonluk oranını yüzde 50-50 dengelemiş oldu. Cüneyt Çakır; Caner’i 2. sarıdan; Beck’i de direkt atmalıydı.

DERBİ TARAFTARI
Türkiye’de gerçekten tek bir 12 numara var. O da maçı izleyen, yaşayan, baskı altına alma işini beceren F.Bahçe taraftarı. Derbi zaferlerinin en büyük mimarları onlar.

DİEGO
Oğuz Çetin-Okocha-Moshoeu-Revivo-Ortega ve Alex’i görmüş Fenerbahçe’deki en kötü 10 numara bu Diego.. Cristian Baroni bile bundan iyiydi. Oynamamalı!

CESARET HAPI
HALİL ÖZER
Fenerbahçe’nin bu kadar yıldır ezeli rakiplerine Kadıköy’de maç vermemesinin en büyük sırrı tribünlerde gizli.

İstersen 100 bin kişilik stadın olsun. Eğer tribünlerin futboldan anlamıyorsa, maça nasıl hakim olacağını bilmiyorsa, rakip ve hakemin üstünde kabus gibi bir ortam yaratamıyorsan nafile...

Kadıköy’de Fenerbahçe seyircisi bunu yapıyor. Elbette her kulübün seyircisi özeldir. Ama şunu net olarak söylemeliyim ki, Türkiye Ligi’nde maçı takımı ile birlikte oynayan tek taraftar Fenerbahçe’de var. 90 dakika futbolcuları ile birlikte mücadele eden böyle bir taraftar çok ender bulunur.

Dün bana göre Fenerbahçe galibiyetinin birinci faktörü yine seyirciydi.

Fenerbahçe, Beşiktaş’a oranla hırs, konsantrasyon ve istek bakımından oyunun büyük bölümünde rakibinden daha üstündü. Beşiktaş sadece 45 ile 60 arasında rakibine üstünlük kurabildi. O dakikalarda ise kaleci Volkan çıktı sahneye. Bence son iki yıldır kaleci Volkan ilk kez bir maçı çevirdi. Ama zaten Volkan gibi üst seviye bir kalecide olması gereken buydu. Örneğin Atiba’nın pozisyonundaki kurtarış bir kaleci için dünya standartlarında bir kurtarıştı. Ama tüm bunları Tolga için söyleyebilirmiyiz? Hayır.

Sezon başından beri Pereira’ya söylemedik laf bırakmadım. Hatta ve hatta İsmail Kartal ile kıyasladım. Bunun nedeni benim futbol kafamda cesaretsiz hocanın ‘hoca’ olmamasıdır. Pereira da benim için bu klasmandaydı. Ama dün beni müthiş şaşırttı. Sanki cesaret hapı içmiş gibi davrandı. Nani’yi kesmek öyle her babayiğidin harcı değil. Deve dişi gibi bir oyuncu. Ama kesti Pereira. Kesti ve maçı aldı. Hamle oyuncusu olarak Ozan ile Nani’yi kullandı. İkisi ikinci golü attı. Yani maçın adamı bence Pereira’ydı. Ama şu var: Fenerbahçe’nin orta alanında Ribas oynamaz, Ozan Tufan oynar. Bunu da belirtelim...

Tabii Volkan Şen ile Alper’i unutmak dünkü Fenerbahçe’ye hakaret olur. Dalgaların kayayı yıpratması gibi, yıprattılar Beşiktaş’ı. Müthiş oynadılar. Oyuna inanılmaz ağırlık koydular. Şenol Güneş, Pereira’nın aksine maça daha çekingen girdi. Gökhan Töre’nin oynamaması gerçekten enteresan. Beşiktaş’ta en çok tartışılması gereken konu bu. Muhtemelen bu çocuk bizim bilmediğimiz büyük bir suç işledi, o yüzden tercih edilmiyor. Yoksa böyle bir yeteneğin oynamamasının başka bir açıklaması olamaz.

Şenol Güneş, Pereira’nın aksine maça daha çekingen girdi. Gökhan Töre’nin oynamaması gerçekten enteresan. Beşiktaş’ta en çok tartışılması gereken konu bu. Muhtemelen bu çocuk bizim bilmediğimiz büyük bir suç işledi, o yüzden tercih edilmiyor. Yoksa böyle bir yeteneğin oynamamasının başka bir açıklaması olamaz.

Oyun ikinci yarıda dönebilirdi. İlk on beş dakikada benim saydığım dört net gol pozisyonu var. Fenerbahçe defansı önünde bu kadar pozisyon yakalayabiliyorsan o golleri atacaksın. O yüzden Beşiktaş’ın dün hiçbir mazeret ortaya koymaması gerekir. Beşiktaş gerçekten çok iyi bir takım. Bu takımı ligde -o da Kadıköy’de- Fenerbahçe’nin dışında kimse yenemez.

Sonuç olarak Fenerbahçe dün haklı bir galibiyet aldı. Üstelik deplasmanda son derece yorucu ve stresli bir Lokomotiv Moskova maçından üç gün sonra böylesine bir kader maçına çıkmasına rağmen. Ama dün akşam sanki yorgun olan taraf Beşiktaş gibi gözüktü.

MEHMET TOPAL
Bu nasıl bir adamdır anlayamadım. Artık oynadığı futbolu “örümcek” benzetmesi ile açıklayamazsınız. Bu ciğer, başka bir ciğer. Dün uzaylı gibiydi. Ya Mars’tan ya da Jüpiter’den.

QUARESMA
Maça ayrı bir güzellik kattı. Bir futbolcu daha ne yapabilir. İkinci yarıda futbol tabiri ile üç tane arkadaşının ağızlarına pas verdi. İnanılmaz oynadı. Sanıyorum F.Bahçe seyircisi dahi onu hayranlıkla izledi.

KADIKÖY'ÜN BÜYÜSÜ
FAİK ÇETİNER
Pereira’nın Nani-Alper Potuk tercihi ve ‘sonuç ne olur?’ muhabbeti yapılırken, Fenerbahçe maça golle başlayınca işin rengi de bir anda değişti. Beşiktaş yediği golle şoke oldu, F.Bahçe de havaya girdi.

İlk bölümde inanılmaz pres yapan ve maça yüreğini koyan taraf F.Bahçe’ydi. Gökhan Gönül ve Caner Erkin’in kanat bindirmeleri, Mehmet Topuz ve De Souza’nın kritik hamleleri, Alper Potuk ve Volkan Şen’in driplingleri maça damga vurdu.

Ligde çok gol atan, çok pozisyon bulan Beşiktaş, bu yarıda rakip kaleye bile gitmekte zorlandı. Siyah-Beyazlılar, yedikleri erken golden mi, nedir bilinmez, bu yarıyı adeta bir panik havasında tamamladı.

Takım savunmasını çok iyi yapan Sarı-Lacivertliler, hücumdan savunmaya geçişte de çok iyiydi. İlk bölümde Beşiktaş’ın Quaresma ile yakaladığı tek net pozisyon varken, F.Bahçe ise mutlak 5 gol pozisyonundan faydalanamadı. Volkan Şen, Alper Potuk, Caner Erkin ve Diego dripling yetenekleriyle dar ve geniş alanlarda fark yaratırken, bu da F.Bahçe’nin avantajı oluyordu. İlk yarıdaki görüntü ikinci yarıda da devam edecek miydi? Şenol Güneş ikinci bölümde Olcay Şahan’ın yerine Gökhan Töre’yi sahaya sürdü. Yenilgiden kurtulmak isteyen Beşiktaş, F.Bahçe’nin de biraz arkaya yaslanmasıyla daha atak göründü.

Pereira hamlesini yaptı... Diego’nun yerine Ozan Tufan, Alper Potuk’un yerine de Nani’yi oyuna aldı. Çıkanlar haliyle mutsuz olmuşlardı. Hele sahanın en başarılı isimlerinden Alper Potuk’un kenara alınması, tribündekileri bile sinirlendirdi. Beşiktaş’ın atak olduğu bölümde golü bulamaması ya da Volkan Demirel’i geçememesi Pereira adına bir şanstı. Defans tedbirlerini ikinci plana iten Beşiktaş, ani atakta yediği ikinci golle de teslim bayrağını çekti.

Siyah-Beyazlılar’ın defansındaki Marcelo-Alexis ikilisinin, dün gece de olduğu gibi takım için büyük handikap olduğunu belirtelim. Sonuçta F.Bahçe mutlaka kazanması gereken bir maçı kazandı. Beşiktaş da kaybetmemesi gereken bir karşılaşmadan yenilgiyle ayrıldı. F.Bahçe için Kadıköy’ün önemi çok büyük. Kadıköy’ün bir büyüsü var. F.Bahçe burada kolay kolay derbi kaybetmiyor. Bu da Sarı- Lacivertliler’e fazlasıyla yetiyor.

VOLKAN DEMİREL
Dün gece yaptığı kritik kurtarışlarla maçın ön plana çıkan isimlerindendi. Pereira artık Avrupa maçlarında da Volkan Demirel’i düşünmek zorunda.

İKİLİ AVERAJ
Fenerbahçe dün gece sadece kazanmakla yetinmedi. İlk yarıdaki maçta 3-2 yenildiği Beşiktaş’ı iki farkla yenerek ikili averajda da öne geçti. Bu durum sezon sonu çok işe yarayabilir.

ALPER HAMLESİ
ALİ GÜLTİKEN
Bu maçlar, özel maçlar... Oyuncu da, teknik adam da derbi maçlarını farklı oynamalı. Özel taktikler de, maç içerisindeki hamleler de, oyuncu değişiklikleri de bu maçlarda çok önemli.

F.Bahçe, bu maçı iki tane farklı organizasyonla kazandı. Birincisi Nani yerine Alper tercihi; ikincisi de özel duran top organizasyonu...

Beşiktaş, topa sahip olarak oynamayı seven bir takım. İyi pas yapıyor ve rakibinin üzerine çıkarak oynamayı da seviyor. Bütün sezon bu şekilde çok başarılı oldu. Pozisyonlar buldu, goller de buldu.

Pereira, Beşiktaş’ın bu yönünü iyi bilen bir teknik adam olarak en büyük hamlesini Alper’le yaptı. Alper Nani’ye göre daha geniş alan oyuncusu. Rakip arkasına boş koşu atan, topla buluştuğunda mesafe kat edebilen, oyunun boyunu açabilen bir oyuncu.

Ve Pereira’nın bu kararı ile beraber oyun içerisindeki topa sahip olma temposu ilk yarıda F.Bahçe’yi çok etkili hale getirdi. Bir de buna orta alandaki Atiba-Oğuzhan-Sosa üçlüsünün bu bölgeyi F.Bahçeli oyunculara teslim etmesi eklenince Beşiktaş’ı çok zorlandı.

Volkan’ın ölü vuruştan gelen golü, hazırlanış olarak çok zekice bir organizasyon. Önemli olan bunlara karşı uyanık olup, bu tür bir zafiyetle karşılaşmamak. Yenilen bu erken gol Beşiktaş’ın dengesini bozdu. Oyun hakimiyetini elinde tutmaya alışık bir takım olarak, uzun bir süre rakibin peşinden koşup yalnızca top kapma pozisyonuna dönüşünce kimyası bozuldu. Fakat her şeye rağmen ilk yarıda Quaresma ile yakalan iki net pozisyon var. Bu kadar sıkıntılı oyuna rağmen Beşiktaş ilk yarıda soyunma odasına golle de gidebilirdi.

İkinci yarı Olcay’ın yerine Töre’yi alan Beşiktaş, hem oyuncu hem de oyun şeklini değiştirdi... İşe de yaradı. İkinci yarı yarım saatlik bir bölümde inanılmaz bir Beşiktaş baskısı vardı. Bütün sezon ortaya koyduğu güzel futbolu ve pozisyon üretkenliğini bu bölümde tekrar etti. Fakat kaçan inanılmaz goller var. Sosa’yla Gomez’le, Cenk’le, Quaresma’yla, Atiba’yla üst üste yakalanan gol pozisyonları var. Bu tür maçlarda bunları yapacaksın. Oyun öyle olur, böyle olur, iyi de oynayabilirsiniz, bazen kötüde. Derbi maçlarının olmazsa olmaz tek gerçeği goldür. Birilerinin ortaya çıkıp hem yüreğini hem de yeteneklerini ortaya koyup, bu işi yapması lazım. Beşiktaş 2.yarıda yüreğini ortaya koydu ama işin gol tarafını yapamadı. Alexis’in yaptığı bireysel hatayla gelen gol de işin tuzu biberi oldu.

Günün sonunda Beşiktaş maçı kaybederek şampiyonluğu kaybetmedi. Yalnızca yarışa F.Bahçe’yi tekrar ortak etti. Ve yeni bir mücadele süreci başlattı.

İKİNCİ YARIDAKİ BEŞİKTAŞ
Beşiktaş’ın 2. yarı F.Bahçe’yi baskı altına alması ve bir derbiyi değil, birkaç derbiyi kazanabilecek kadar pozisyon üretmesi Siyah-Beyazlılar adına güzel görüntülerdi.

ÇAKIR’IN KARARLARI
Cüneyt Hoca’nın maç içerisinde ilk goldeki faul kararı, Olcay’ın verilmeyen penaltısı, Caner’e çıkarılamayan ikinci sarı kartlar, Volkan’ın Sosa’ya attığı yumruk ve Beck’in Volkan’a darbesini görmemesi göze çarpan önemli hatalardı.

GECENİN OSCAR'I İKİ VOLKAN'A
İBRAHİM YILDIZ
Avrupa Ligi’nde tur atlayan Fenerbahçe, Beşiktaş karşısına yorgun fakat büyük bir moralle çıktı. Kendi seyircisi önünde oynamanın avantajını iyi kullanarak şampiyonluk yarışındaki rakibini iki golle yenmeyi başardı. Tribünleri dolduran taraftarlar zevkli, heyecanlı büyük bir mücadele izlediler.

Her iki takımın kadrolarına baktığımızda sonucu değiştirecek birçok oyuncuyu görmek mümkündü. Fakat, dün oyunun tamamında takım disiplinini bozmayan Fenerbahçe vardı. Özellikle ilk 45 dakikada Sarı-Lacivertli takımın ortaya koyduğu olağanüstü bir mücadele izledik. Karşılaşma öncesi yapılan tüm analizlerde Fenerbahçe’nin savunmada güçlü, Beşiktaş’ın ise ofansta tehlikeli olduğu görüşü hakimdi. Dün izlediğimiz karşılaşmada aşağı yukarı bu tahminler ya da öngörüler tuttu. İlk yarıya golle başlayan Fenerbahçe, takım bütünlüğünün sağlanması ve galibiyetin getirdiği moralle Beşiktaş’ı hiç oynatmadı diyebiliriz. Beşiktaş beklemediği golün şaşkınlığını uzun süre üzerinden atamayınca, oyunun hakimiyetini Fenerbahçe’ye bıraktı.

İlk golü atan Volkan Şen’in enerjisi takım arkadaşlarının çok üstündeydi. Dün sahanın yıldızı diyebiliriz Volkan için. Aslında İlk yarı maçı koparan Volkan Şen, ikinci yarı rakibe gol izni vermeyen Volkan Demirel’di. Mehmet Topal ile Gökhan Gönül de övgüyü hak ettiler.

İki takımın oyunda kalma, kazanma arzusu, futbolu çirkinleştirmeden ve tempoyu düşürmeden coşkulu bir futbol ortaya koymaları derbiye yakışan bir mücadeleydi. Bu nedenle her iki takımın şampiyonluk yarışında mücadele etmelerinin haklılığı da ortaya çıkıyor.

İlk yarının hakimi olan Fenerbahçe farkı yakalayabilirdi. Biraz beceri eksikliği, biraz da Diego’nun beklenilen pasları yapamayışı bunda etken oldu.

İkinci yarı galibiyeti koruma düşüncesi, Beşiktaş’ın sahneye çıkmasına olanak tanıdı. Gökhan’ın oyuna girmesi Siyah-Beyazlılar’ın orta alanda oyuna ağırlığını koymasının en önemli faktörüydü. Daha çok Fenerbahçe ceza alanında çoğalan Beşiktaş büyük fırsatları harcadı. İkinci yarı 6 pozisyon bulan Beşiktaş, golü atmayı beceremedi. Gomez, Atiba ve İsmail’in yakından şutlarını kurtaran ise Volkan Demirel’di. Maçı çeviren isimlerin başındaydı tecrübeli kaleci.

Beşiktaş, Fenerbahçe baskısını kendine özgü paslarla kırmayı başarınca, ikinci yarının ilk 20 dakikası her an golle buluşacak bir izlenim verdi. Şans ve rakibin iyi savunma anlayışı golün gelmesine izin vermedi. Oğuzhan’ın etkisiz kalışı dışında her iki stoperin geriden oyun kurmada yaşadıkları uyumsuzluk göze çarptı.

ŞEN OLA VOLKAN ŞEN OLA!
İlk 11 şansını iyi kullanan Volkan Şen, attığı gol dışında ortaya koyduğu mücadele ile dün sahanın yıldızıydı.

KIRMIZILARI UNUTTU
Avrupa’da Türk hakemliğinin yüz akı Cüneyt Çakır, dün Caner’e ikinci sarı karttan kırmızıyı, Beck’e ise Volkan’a tekmeden direkt