Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

PAULO COELHO - HABERTÜRK PAZAR 

ARKADAŞI ONA BİR HİKÂYE ANLATIR

“Ötekini deneyimlemek’ diye bir şey duymuş muydun? Yüz yıl önce yazılmış bir hikâyede geçiyor, hikâyenin yazarı...”

“Yazarı boşver, bana hikâyeyi anlat.” Pilar, Saint-Savin’in tek meydanından yürüyüp geçerlerken arkadaşından hikâyeyi duymayı bekliyordu.

“Bir adam arkadaş grubuyla bir barda otururken eski bir dostu içeri girmiş, hayatında hep doğru şeyleri yapmaya çalışan ama hep başarısızlığa uğrayan biriymiş bu.”

“Ona biraz para vermem gerekecek galiba” diye düşünmüş adam.

Ancak ne ilginçtir ki, o akşam eski dostu zengin biri olarak girmiş içeriye ve yıllar boyunca herkesten aldığı borçlarını ödemek için geldiğini söylemiş.

Borçlarını ödemekle de kalmamış, oradaki herkese birer içki ısmarlamış. Nasıl birdenbire böyle başarılı olduğunu sorduklarında, birkaç gün öncesine kadar Öteki olarak yaşamakta olduğunu söylemiş.

“Öteki de kim?” diye sormuşlar.

“Öteki, olmam öğretilen ama aslında ben olmayan kişi. Öteki, bir adamın yaşlandığında aç kalmamak için bütün hayatını çalışarak geçirmek zorunda olduğuna inanır. O kadar çok plan yapar ki ancak bu dünyadaki günleri artık dolmak üzereyken yaşadığının farkına varır.”

“Peki ya sen, sen kimsin?”

“Ben her birimizin eğer isterse olabileceği kişiyim: Merak edilen ama korkulan kişiyim. Ancak bugüne kadar Öteki, hayalkırıklığından korktuğu için harekete geçmeme izin vermemişti.”

“Ama bu ıstıraplı olabilir” demiş bardakiler.

“Kimse ıstıraptan kaçamaz. Bu yüzden ne için olduğunu bile bilmeden savaşıp kaybetmektense, hayallerin için savaşırken birkaç çarpışmayı kaybetmek daha iyidir.”

“Bunu fark ettiğim zaman, sabah gerçekten ne olmak istediğime karar vermiş bir şekilde uyandım. Öteki, yatak odamda, başucumda dikiliyor, bana bakıyordu. İlk başta bu durumu kabullenemedi ve ruhuma tekrar sahip olmakta ısrar etti. Ama ben onu tekrar buyur etmedim -üstelik birkaç kez geleceği düşünmemenin riskleri konusunda beni uyararak korkutmaya çalışmasına rağmen. Ve Öteki’ni hayatımdan çıkarır çıkarmaz, ilahi enerji mucizelerini işletmeye başladı.”

ARKADAŞI ONA BİR FİLOZOFU ANLATIR 

Saint-Savin’in tek kafesinde kahvelerini içerlerken arkadaşı Pilar’a Bozorgmehr adlı filozofu duyup duymadığını sorar. Pilar kafasını iki yana sallar.

“Eski İranlı bir tasavvuf ehlidir ve şu sözleri söylemiştir:

‘Pek çok düşmanın karşısına dikildim ama hiçbirini yenmek kendi içimde taşıdığım düşmanı yenmek kadar zor değildi.’

‘Pek çok rakiple dövüştüm ama bunların en kötüleri bana arkadaşım olduklarını söyleyenlerdi.’

‘Birçok lezzetli şey yedim ve birçok kez âşık oldum ama başıma gelen en güzel şey sağlıklı olmaktı.’

‘Birçok kez saldırıya uğradım ve yaralandım ama en acı verici yaralar asil olduğuna inandığım insanların ağzından çıkan sözlerle oluştu.’

‘Mutluydum çünkü hayat bana cömert hediyeler veren kralların yanında bulunma şansı verdi; ama daha da mutlu oldum çünkü hayat bana onların yanından herhangi bir kırgınlık olmadan ayrılıp günlerimi dilediğim şekilde yaşayabilme şansı verdi.’”

(Çeviren: Mine Akverdi Denktaş)