Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
AA

Gök bilimciler, kozmosun ışığını dünyaya ulaştırabilen nesnelerden oluşan bölümü olan gözlenebilir evrende en az 2 trilyon galaksi olduğunu ileri sürdü.

Nothingham Üniversitesinden astrofizik profesörü Christopher Conselice öncülüğünde bir grup uluslararası gök bilimci, son 15 yılda başta NASA'nın Hubble Uzay Teleskobu olmak üzere dünyanın farklı yerlerindeki gelişmiş teleskoplar tarafından kaydedilen görüntülerle oluşturulan 3 boyutlu uzay haritaları üzerinde yaptıkları çalışmada, erken oluşum evresinde evrendeki birim alandaki galaksi sayısının şu an gözlemlenebilenden birkaç kat fazla olduğunu tespit etti.

Teleskopların kaydettiği dar ışık huzmelerini tek tek inceleyen araştırmacılar, galaksilerin yoğunlukları ve içinde yer aldıkları bölgelerin büyüklükleriyle ilgili yaptıkları hesaplar sayesinde, mevcut teknolojiyle evrenin yaklaşık yüzde 10'unun gözlemlenebildiği tahmininde bulundu. Bu da 100 ila 200 milyar galaksiye tekabül ettiğinden, evrenin tamamında en az 2 trilyon galaksi olduğu sonucuna varıldı.

Büyük patlamadan bu yana 13,7 milyar yıllık kozmik evrim içinde galaksilerin yıldız oluşumu ve birleşmeler aracılığıyla oluşageldiğini belirten profesör Conselice, "Evrenin geçmişinde bugünkünden daha fazla galaksinin var olduğunu görmek şaşırtıcı. Galaksilerin giderek büyük sistemlerin birleşmesiyle oluşmaya başladığı ve bunun da sayılarının azalmasına yol açtığı anlaşılıyor." değerlendirmesinde bulundu.

Araştırmanın sonuçları, Amerikan Astronomi Cemiyeti yayını "The Astrophysical Journal" dergisinde yayımlandı.

ABD'de Minnesota Duluth Üniversitesi'nde doktora öğrencisi olan Burçin Mutlu Pakdil, daha önce gözlemlenmemiş ve eşine çok az rastlanan bir çift halkalı galaksi (yıldız kümesi) keşfetti. Galaksi, artık galaksinin kaşifi olan Burçin Mutlu Pakdil’e ithafen "Burçin’in Galaksisi" olarak adlandırıldı.

Minnesota Üniversitesi ve Kuzey Carolina Doğal Bilimler Müzesi’nden bilim insanlarının yaptığı çalışmalar sonucunda keşfedilen ve PGC 1000714 katalog numarasıyla kayıtlara geçilen galaksi, artık galaksinin kaşifi olan Burçin Mutlu Pakdil’e ithafen "Burçin’in Galaksisi" olarak adlandırıldı.

Bulduğu gezegen hakkında konuşan Burcu Mutlu Pakdil, "Hoag tipi galaksiler dairesel bir şekilde yuvarlak çekirdeklere sahiplerdir. Gözle görünür şekilde onları bağlayan hiç bir şey bulunmamaktadır. Büyük çoğunluğu ise samanyolu gibi disk şeklinde bulunur. Sıra dışı görünümleri bir kenara, gök bilimcilere galaksilerin nasıl oluştuğu konusunda önemli bilgiler verir" diye konuştu.

Burçin Mutlu ve ekip Şili dağlarında geniş çaplı kullandıkları teleskop sayesinde Güney YarımKüre üzerinde kolayca gözlemlenebilen galaksilere yoğunlaştı. Mutlu, sonrasında ise görüntüler toplanırken bu galaksinin iki ana özelliklerini (yaş, dış halka tipi, merkez gövdesi) belirlediklerini söyledi.

HABERTÜRK TV

ABD'den bir grup astronom, bilim tarihinde ilk kez bir cüce galaksi topluluğunu görüntüleyerek tespit etmeyi başardı.

California Üniversitesi Fizik ve Astronomi Bölümü gözlem ekibi, yerçekimsel kırılma veya yerçekimsel lens denilen, uzaktaki bir gök cismiyle aynı görüş çizgisindeki bir cismin diğerinden aldığı ışığı büyüterek doğal bir lens işlevi göreceği varsayımından yola çıkarak, daha önce tespiti mümkün olmayan cüce galaksi topluluklarını görüntülemeyi başardı.

Hubble uzay teleskobundaki Wide Field 3 kamerasını kullanan ekip, üç galaksi öbeğinin derinlik görüntülerini kaydetti. Görüntüler, çok sayıda cüce galaksinin varlığını ortaya çıkardı.

Tespit edilen mini galaksilerin yıldız oluşumu bakımından evrenin en üretken olduğu kozmik döneme ait olduğu ileri sürüldü.

"The Astrophysical Journal" dergisinde yayımlanan araştırmada kullanılan yöntemin bilim dünyasına evrenin erken dönemdeki oluşumu hakkında çok daha geniş bilgi sağlayacağı kaydedildi.