"Tek Gandalf var o da benim"
HT Pazar, Hobbit'in ünlü oyuncularının peşinden Londra'ya gidip Ian McKellen, Martin Freeman ve Andy Serkis ile buluştu
Heja BOZYEL - HT PAZAR
Meraklı bir Hobbit, Bilbo Baggins peşinde coşkulu bir cüce ordusuyla Lonely Mountain’a doğru ejderha Smaug tarafından çalınan bir hazineyi geri almak için yola çıkar... Hobbit Üçlemesi böyle başlıyor. Ben de onların peşinden Londra’ya gidip Ian McKellen (Gandalf), Martin Freeman (Bilbo Baggins) ve Andy Serkis (Gollum) ile görüştüm.
3 milyar dolar bütçeli Hobbit üçlemesinin ilk bölümü, Beklenmedik Yolcu nihayet 14 Aralık’ta vizyonda. Yepyeni bir teknolojiyle çekilen filmin oyuncuları, aylar önce Londra’da basının karşısındaydı. Ben de Ian McKellen, Martin Freeman ve Andy Serkis ile röportaj yapma şansı buldum. Günlerce hazırlandığım röportajların yayımlanması için bugüne kadar beklemek zorundaydım, çünkü bir gizlilik sözleşmesi imzalamıştım. İnanın o günden beri bu satırları yazmak için resmen ölüp bitiyordum. Ama filmi izleyebilmek için duyduğum sabırsızlık bundan da fazla. Biz röportajları yaparken oyuncular dahi filmi izlememişti. İşte sırayla karşınızda Gandalf, Bilbo Baggins ve Gollum.
Yönetmen Peter Jackson
Jackson, saniyede 48 kare teknolojisinin filmi daha dramatik hale getirdiğini ve insanları filmi iPad ya da bilgisayardan değil sinemada izlemeye teşvik edeceğini düşünüyor. “Yüzüklerin Efendisi’nden beri iPhone, iPad ve başka tabletlerin geldiğine şahit olduk. Artık bu çocukların devri. Bu da beni endişelendiriyor çünkü insanlar filmleri sinemada değil DVD’de izlemeyi ya da download etmeyi tercih ediyor. Çocukların Hobbit’i ilk seferde iPad’den izlemelerini istemiyorum. Bu yüzden bir film yapımcısı olarak sorumluluk duydum ve teknolojinin çıtasını yükseltmek istedim.”
IAN MCKELLEN: TÜRKİYE Mİ? ÇOK GÜZEL BİR ÜLKENİZ VAR
Ian McKellen. Hatta Sir Ian McKellen. Tam yanımda oturuyor, gözlerimin içine bakarak konuşuyor. Gandalf’ın gözleri bana bakıyor ve kendimi bir Hobbit gibi hissetmeme sebep oluyor. Üstünde çok basit siyah bir tişört, boynunda Yeni Zelanda’dan aldığı deri bir kolye. “Çok güzelmiş” diyorum “Evet, ben de çok seviyorum. Yeni Zelanda’dan aldım. Taşının bir özelliği varmış ama ne olduğunu tam bilmiyorum” diyor. Ian McKellen karşımda ve buz mavisi gözleri, Gandalf sesiyle konuşuyor. Daha ne söyleyebilirim ki?
Senelerdir en klasik yöntemlerle film çekmeye alışkınsınız. Oysa bu filmde yepyeni teknolojiler ve bolca yeşil ekran kullanıldı. Nasıl geçti sizin açınızdan?
Bu aslında çok da sizin düşündüğünüz gibi değil. Her şey bir stüdyoda ve yeşil perdenin önünde çekilmedi. Dev bir dağ göreceksiniz mesela. Ben gerçekten de o dağın tepesinde bulundum. Gerçi oraya bir helikopterle gittim, o ayrı. Yeşil ekran önünde çekilen sahneler de var ve onlar biraz sinirleri yıpratıcı çekimler. Hobbitler ayrı bir stüdyoda ben ayrı bir stüdyodayken aynı anda oynayıp filme çekiliyoruz. Onlar da benim yanımdaymış gibi davranmam, o havaya girmem gerekiyor. Her yerde Orta Dünya fotoğrafları vardı, o sayede o ruhu yakalamaya çalışıyordum. Martin Freeman’ın Bilbo olarak benden çok küçük görünmesi gerekiyordu, o yüzden Martin’in yüzüne direkt olarak bakamıyordum. Bunlar zor tabii ama oyunculuk bu.
Bu as lın da bir baş lan gıç fil mi, de ğil mi?
Evet. Aslında Tolkien, Hobbit’i oğluna bir macera kitabı olarak yazmış sonra Yüzüklerin Efendisi gelmiş. Biz tersten gittik.
Hobbit’e başta dahil olmayacağınıza dair söylentiler çıkmıştı. Aslı nedir bunun?
Peter Jackson başta Hobbit’i yönetmeyeceğini söylemişti. Sonra yöneteceğini söyledi. Sonra yeniden yönetmeyeceğini söyledi. Bu böyle devam etti. Ben de kendimi artık filmin çekilmeyeceği olasılığına hazırlamıştım. Ama sonradan her şey yoluna girdi ve ben de Yeni Zelanda’ya gidip kendimi Orta Dünya’nın içinde buldum. Zaten Gandalf’ı başkasının oynamasına razı olamazdım.
Orta Dünya’ya yeniden döndüğünüz için mutlu oldunuz mu?
Orta Dünya’ya geri dönmek ailenle yeniden buluşmak gibi. Çünkü sadece kamera önünde değil kamera kapalıyken de aile gibiyiz. Çok uzak ama çok iyi vakit geçirdim. Harika bir oyuncu kadrosu harika bir ortam var sonuçta. Ama Yeni Zelanda’ya tatil için gitmem herhalde. İş için gitmeyi de bir süre düşünürüm. Zaten hâlâ 5 haftalık bir çekim yapmamız gerekli orada. Biraz yoruldum, Hobbitler kadar genç değilim. İnsanlar “Bu sefer de geçen seferki gibi iyi geçiyor mu” diye soruyordu, ben de “Evet en az geçen seferki gibi organize olamadan geçiyor” diyordum. Bu şaka tabii. Uluslararası hava alanlarında beklemek ve uzun uçuşlar işin tek yorucu kısmı.
Peki tüm o aksiyon sahnelerinde bir yandan sakallarınız, bir yandan uzun pelerinlerle nasıl başa çıkıyorsunuz? Genç değilim diyorsunuz ama gençlerden daha çevik hareket ediyorsunuz...
Tatlım, aramızda kalsın ama o sahnelerde gördüklerinin çoğu ben değilim. Yakın çekimler hariç... Yoksa dediğin gibi, o sakalla ve pelerinle bırak dövüşmeyi, yürümem bile zor.
Türkiye’de ne kadar çok hayranınız olduğunun farkında mısınız?
Sen Türkiye’den mi geliyorsun? Çok güzel bir ülkeniz var.
MARTIN FREEMAN: BENİM İÇİN O KADAR ZOR DEĞİLDİ
O, gerçekten de Bilbo Baggins’in gençliği için biçilmiş kaftan! Çocuk gibi heyecanlı, utangaç. Bir kızı ve bir oğlu var. Onların babalarını sinemada Hobbit olarak izleyecek olmalarından dolayı daha da heyecanlı.
Ekipteki çoğu kişi birbirini önceden tanıyordu, Yüzüklerin Efendisi üçlemesinde birlikte rol almışlardı. Sizin için bu sete dahil olmak nasıl bir duyguydu?
Beni çok iyi karşıladılar. Mümkün olduğunca bir aileymişiz gibi hissederek çalıştık, çalışıyoruz.
Daha önceden bu karakter Ian Holm tarafından canlandırılmıştı ve daha yaşlı görünüyordu. Siz bu role neler kattınız?
Ian muhteşem bir oyunculuk çıkartmıştı. Tabii ki onu çok izledim. Ondan tüyolar aldım ama bir yandan da bu şimdi benim rolüm olduğu için kendimden bir şeyler katmam gerekiyordu. Ama arada bir 50 yıl kadar fark var. Ian benim yaşlılığımı canlandırmıştı aslında. Doğal olarak bu sürede çok şey değişir. Bu seride Bilbo seyircinin en çok gördüğü karakter. O yüzden onun kırılganlığını, açıklığını, hassasiyetini mümkün olduğunca yansıtmaya çalıştım.
Ian McKellen yeşil perde önünde oynamanın biraz sinir bozucu olabildiğini söyledi. Siz ne düşünüyorsunuz?
Benim için o kadar zor değildi. Çevrende başka oyuncular yokken varmış gibi rol yapmak 6 yaşındayken kendi kendine bir savaş oyunu oynuyormuşsun gibi oluyor.
Çektiğiniz ilk sahne neydi?
İlk sahnem Gollum’laydı. Andy Serkis’le oynuyordum yani. O çok iyi bir oyuncu ve Gollum sevilen bir karakter. Onun karşımda durup o sesi çıkardığını izlemek inanılmaz. “Alışkın olduğum bir ses ama şimdi tam karşımda” diyordum kendi kendime. Peter Jackson o sahneyi hiç ara vermeden çekti. Gollum’ la olan sahneler benim Bilbo rolüne iyice bürünmmi sağladı.
Ian McKellen ile çalışmak nasıl bir deneyimdi?
Ian, inanılmaz. Gandalf olarak rolüne muazzam bir insaniyet katıyor. Gandalf hiç de kolay bir rol değil. Ayrıca karşısındakini de daha iyi yapan bir oyuncu. Tam anlamıyla fantastik biri.
Sizin Hobbit’te oynayabilmeniz için Peter Jackson’ın filmin çekim programını değiştirdiği doğru mu?
Çünkü aynı dönemde siz Sherlock Holmes’ün çekimlerindeydiniz...
Evet, doğru. Resmen şok geçirdim bunu duyunca ve çok memnun oldum. Çünkü Bilbo rolünü oynamayı gerçekten çok istiyordum. Bu yeniden gelebilecek bir teklif değil. Ama yaptığı şey Peter’ın bana Bilbo olarak ne kadar güvendiğinin kanıtı. Bende Bilbo’nun endişesini oynayabilecek kapasiteyi görmüş olmalılar.
Bilbo aslında kitapta ya da filmdeki gibi “kahraman hamuru”na sahip bir karakter değil aslında... Bu maceraya atılmaya nasıl karar veriyor?
Bilbo, tıpkı kitaptaki gibi orta yaşlı, ayakları yere basan, sevecen, evinin konforunda olmayı seven bir Hobbit. Ama kapıyı açtığı zaman karşısında dikilmiş bir cüce görür. Daha önce hiç karşılaşmadığı tarzda bir cüce. Cücelerin varlığından haberdardır çünkü evinde oturup Orta Dünya tarihi hakkında okumayı çok sever, ama o güne dek ekmeğini bir cüceyle paylaşmamıştır. Dünyayı gezmeden öğrenmeyi tercih eden bir adamdır. Daha önce hiç at sırtına binmemiş. Ama bir daha asla böyle bir şans elde edemeyeceğini bildiği için bu yolculuğa çıkar.
ANDY SERKIS, BU KEZ HT PAZAR’A ÖZEL SÖYLEDİ: KIYMETLİMİSSS
İtiraf ediyorum, Ian McKellen kadar heyecan vericiydi Andy Serkis ile tanışmak, konuşmak. Bu kadar enerji dolu, gözlerinin içi bu kadar gülen, halinden böylesine hoşnut bir insanla her gün tanışmıyor insan. Yalnız bir itiraf daha, yüzüne dikkatlice bakıp Gollum’u görmeye çalıştım. Sanırım o da bunun farkındaydı ve fazlasıyla alışkın olduğu bir durumdu. Bir de sadece bana özel “kıymetlimisss” dedi ya! Ölsem de gam yemem! Serkis yani Gollum bu filmde çok kısa bir role sahip. Ama daha önemli bir görevi var filmde: İkinci yönetmen.
Hobbit’i ilk ne zaman okumuştunuz?
Hobbit okuduğum ilk kalın kitaptı! Hâlâ okurken nasıl heyecanlandığımı hatırlıyorum. O yüzden yıllar sonra Gollum’u oynamak, dahası Hobbit filminde yer almak çok özel benim için.
Hobbit’teki Gollum’un Yüzüklerin Efendisi ’ndekinden farkı var mı?
Evet bi raz fark lı. Fi zik sel olarak henüz o kadar yaralarla kaplanmamış, işkence görmemiş. Henüz yüzüğünden ayrılmamış.
Yüzük derken... “Kıymetlimisss” repliğinin bu kadar efsaneleşebileceğini düşünüyormuydunuz?
Evet ama bu derece değil. O sahneden beri kaç Gollum’la tanıştığıma inanamazsın! Benimle tanışan herkes neredeyse bir kere o repliği kendince yorumlayarak Gollum taklidi yapıyor.
Sanırım en az sizin kadar Gollum ile tanışmış olabilirim... Benim adımın anlamı da “kıymetli”...
Sahiden mi? O zaman eminim sen benden daha fazlasıyla bile tanışmışsındır, “Kıymetlimsss.”
‘YÜZÜKLERİN EFENDİSİ’NDEN BERİ EN ÖNEMLİ İCAT SKYPE OLDU’
Kendinizi ilk kez ekranda Gollum olarak izlediğinizde ne düşünmüştünüz?
Çok tuhaf gelmişti. İnanamamıştım.
Bu filmde ikinci yönetmensiniz. Nasıl bir deneyimdi?
Peter (Jackson) bazı sahnelerin çekimini tamamen bana bıraktı. Bazılarının sonlarını benim getirmemi istedi. Epik bir deneyimdi. Ama bir, iki günü çok karanlık geçirdim. “Bu iş burada bitti, ben yapamayacağım” dedim. Ama Peter çok iyiydi ve sonunda başarabildim.
Onca zaman çocuklarınızdan ve eşinizden ayrı olmak işi zorlaştırdı mı? 7 ay Yeni Zelanda’da kalmışsınız...
Çok zorlaştırdı. Onlardan ayrı olmak sorgulanamayacak derecede zordu. Skype sayesinde konuşuyorduk. Tanrı Skype’ı korusun! Yüzüklerin Efendisi’nden beri filmdeki en önemli gelişme Skype bence!
Aynı zamanda oyunculuktan da uzak kaldınız...
Bu benim oyunculuğa ara verdiğim en uzun süre. Önümde şimdi hem oyuncu hem de yönetmen olarak yeni projeler var, yakında duyacaksınız.