Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Mustafa ŞEKEROĞLU /AHT/ÖZEL

1914 yılında kapkaççılık, hırsızlık ve sögüşcülük suçları ile ilk kez İstanbul'da sahneye çıkan, sabıka kayıtlarına ilk geçtiğinde henüz 16 yaşında olan Hırisantos'un ilk fotoğrafının altında "Hırisantos 16 yaşında terzi çırağı iken" ifadesi bulunuyor. Fotoğrafta düzgün giyimiyle dikkat çeken Hırisantos, kurduğu çetesyle ilk cinayetini 1918'de Boğazkesen Caddesi'nde işledi. Sütçü Recep Usta'yı hunharca öldürüp paralarını çaldılar. Cinayetin ardından yakalanan Hırisantos kısa süre sonra cezaevinden kaçmayı başardı.

POLİS CİNAYETLERİ
Kayıtlarda Hırisantos ilk polis cinayetini işlediğinde yaşı 18. Taksim Polis Merkezi'nde görevli polis memuru Mehmet Efendi, gece görevine giderken bir kadına tecavüz etmeye çalışan Hırisantos tarafından öldürüldü. Hırisantos'u yakalamak için Komiser Fahri Efendi görevlendirildi. Ancak Hırisantos, Komiser Fahri Efendi'yi de pusuya düşürerek öldürdü. Ardından kendisini takip eden polislerin kim olduğunu kısa sürede öğrenen Hırisantos, sonraki takipçilerini de tek tek pusuya düşürdü. Kurbanlardan biri de Taksim Karakolu'nda görevli polis memuru İbrahim Efendi'ydi. Her geçen gün adıyla korku salan Hırisantos, bir çete elemanıyla dolaştığı sırada ayakkabısını boyatırken gördüğü polis memuru Abdurahman Efendi'yi de aynı şekilde öldürdü. İşgal altındaki İstanbul'da İngilizler'e gizli ajanlık yaptığı iddia edilen seri katil, daha sonra kumar oynattığı kahvehaneye baskın yapan 2 polis memuruyla çatıştı. Çatışmada polis memuru Cemal Efendi'yi de öldürüp, kaçmayı başardı.

HIRİSANTOS'UN YAKALANMASI İÇİN ANT İÇİLDİ
Azılı katilin yakalanması İstanbul Polisi için bir namus meselesi haline gelmişti. Onu ölü ya da diri yakalamak için yemin ettiler. Bu polisler arasında Pehlivan lakaplı Komiser Mehmet Efendi ile Hacı Şükrü, Osman Efendi ve Beşiktaşlı Rüştü Efendi de yer aldı. 4 kişilik ekip, başta Hırisantos olmak üzere çetenin diğer elemanlarını yakalamak için sıkı bir takibe girişti. Yaklaşık 3 hafta süren takibin sonunda ekip, Hırisantos ile Dolapdere'de karşılaştı. Çıkan çatışmada polis memuru Osman Efendi şehit düştü, Hırisantos ve çetesi bir kez daha kaçmayı başardı.

ELEMANLARI ÖLDÜRÜLÜNCE DOKTOR KILIĞINA GİRDİ
Ancak zamanla polisin takibi sonuç vermeye başladı. Hırisantos'un 2 önemli adamı ölü ele geçirildi. Hırisantos giderek yalnızlaşıyordu. Zor günler geçiren Hırisantos, yakalanmamak için "doktor" kılığına girdi. Sahte kimlik kullanmaya başladı. Bir süre sonra sevgilisi Eftimya ile birlikte Yunanistan'a kaçtılar. Bir yıl sonra Hırisantos İstanbul'a geri döndü.

SELDA ALKOR'UN BABASI KATİLİ ÖLDÜRDÜ
İstanbul'a döndükten sonra yeni arkadaşlarıyla tekrar soygun ve cinayetlere başlayan Hırisantos'u yakalamak için bu kez Muharrem Alkor görevlendirildi. Ünlü sanatçı Selda Alkor'un babası olan Komiser yardımcısı Muharrem Alkor ve arkadaşları, Hırisantos'un Nobar adlı bir suçluyla irtibata geçtiği istihbaratını aldılar. Nobar'ın evinin çevresinde 6 Eylül 1920 tarihinde pusu kuruldu. Hırisantos, Nobar ile buluşmaya geldiğinde çatışma çıktı. Bir polis memuru şehit oldu, 2 katil zanlısı da kaçtı. Ancak azılı katilin peşini bırakmayan Muharrem Alkor, Hırisantos'un çatışmada yaralandığını belirledi ve saklandığı evi tespit etti. Kurtuluş'ta Direkçibaşı Sokağı'ndaki eve operasyon düzenlendi. Ve Muharrem Alkor, Hırisantos'u ölü ele geçirdi.

Yakalayan polislerin fotoğrafları dosyada
Hırisantos'un polis arşivindeki dosyasında Muharrem Alkor, operasyonda görev alan Merkez Memurvekili Ethem Bey ile Polis Memuru Cafer Tayyar Efendi'nin fotoğrafları da yer alıyor.

Tabancası da kayıtlarda

Alkor dosyada Selda Alkor'un babası olarak ifade ediliyor. 26 Eylül 1914 tarihli ve 4741 sayılı ilk sabıka kaydının sahibi olan Hırisantos'un, 13'ü polis toplam 21 kişiyi öldürdüğü cinayetlerde kullandığı tabancasının fotoğrafı da dosyada, "Hırisantos'un tabancası" şekline kayıtlı.

Bir kitap ve 2 film oldu
Hırisantos'u öle ele geçiren Komiser Yardımcısı Muharrem Alkor ve 2 arkadaşı terfi ettirilerek ödüllendirildi. 59 yaşında hayatını kaybeden Muharrem Alkor, ölmeden 3 yıl önce "Hırisantos'u ben öldürdüm" adlı kitabı yazdı. Galata, Tatavla (Kurtuluş), Dolapdere ve Beyoğlu'nu haraca bağlayan; işlediği cinayetlerle ün salan Hırisantos'un hayatı 1952 yılında "İstanbul Kan Ağlarken", 1969 yılında da "3 Namus Bekçisi" adlı filmlere konu oldu.