'İtalyanlar daha iyi!'
İtalyan operasını Türk anlayışıyla yorumlamaya hazırlanıyor
HT CUMARTESİ / Özge Mine SARIÇAM
İstanbul’daki 5. konseri öncesi ünlü İtalyan tenor Alessandro Safina düet arkadaşı Meyra ve Enbe Orkestrası’nın beyni Behzat Gerçeker ile konuştuk...
Ünlü İtalyan tenor Alessandro Safina, 5. konseri için 26 Eylül Perşembe, Turkcell Yıldızlı Geceler kapsamında Harbiye Açıkhava Tiyatrosu'nda sahne alacak. Enbe Orkestrası eşliğinde Meyra ile düet yapacak olan Safina, İtalyan operasını Türk anlayışıyla yorumlamaya hazırlanıyor. Ekim ayında Türkiye'ye özel bir albüm çıkaracak olan Safina, Meyra ile seslendirdiği ünlü Ayten Alpman şarkısı "Tek Başına"yı da albüme koyacak. İstanbul'a gelen Safina, düet arkadaşı Meyra ve orkestranın beyni Behzat Gerçeker ile buluştuk...
Bu Türkiye'de 5. konseriniz. Burayı çok sevdiğinizi söyleyebilir miyiz?
Alessandro Safina: Kesinlikle.
Daha önce Sezen Aksu ve Sertap Erener'le düet yaptınız... Şimdi de Meyra.
A.S. : Sezen Aksu ile "Bile Bile''yi söyledik ve müthişti. Çok eğlenceli biri, şarkıları çok içten söylüyor. Meyra ile ilk defa sahneye çıkacağım ve aramızda çok iyi bir sinerji oluştu. Son olmasını istemem o yüzden elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışacağım!
Ne zaman çalışmaya başladınız?
Meyra: Kış ortalarında stüdyoda "Tek Başına'' adlı eseri çalıştık. Ancak şarkının orjinali İtalyanca ve biz de yüzde 90'ını İtalyanca yüzde 10'unu Türkçe yaptık. Ben İtalyanca kısmını Milva'dan öğrendim. Arada çok yemek yedik! İstanbul'un en güzel restoranlarına götürdüm Alessandro'yu. (Ajda Pekkan ve Ayten Alpman'dan bildiğimiz Tek Başına şarkısının aslı, Milva'nın söylediği Da Troppo Tempo)
Sonra "Haydi düet yapalım" mı dediniz?
Meyra: Evet, bir şey yapmalıyız diye düşündük. Çünkü onun sesini çok seviyorum.
Alessandro: Teşekkür ederim.
Peki Meyra'nın en sevdiğiniz şarkısı hangisi?
A.S.: İsimleri çok aklımda tutamıyorum ama ben de onun sesini çok seviyorum. Adagio belki.
Meyra: Benim pop şarkılarımdan çok neo-klasik türleri dinledi aslında.
'TARKAN'I BEĞENİYORUM'
Türk sanatçılardan başka kimleri seviyorsunuz?
A.S.: Tarkan'ı beğeniyorum. Müziği bana çok uzak ama sahneye çıktığında Ricky Martin'den iyi dans ediyor, çok hoşuma gidiyor. Yinde de bir gün sahnede beraber dans edersek ondan daha iyi oynarım! En azından daha komik olacağım kesin...
Meyra: Senin de sesin sahnede dans ediyor!
Tenor denince aklıma hep şişman adamlar geliyor.
A.S.: Neler diyorsun öyle, ben şişman mıyım? (Gülüyor...)
Hayır. Formda kalmak için ne yapıyorsunuz?
A.S.: Gençken çok koşardım ama artık biraz tembelleştim. Dediğin doğru, herkes tenorları şişman algılıyor ama kilolu olmak sesi daha iyi yapmaz. Vücudunun sağlıklı olması gerek.
'BELKİ STRİPTİZ YAPARIM'
Konsere gelecek hayranlarınıza ne demek istersiniz?
A.S: Teşekkür etmek isterim. Her seferinde çok duygu yüklü bir konser oluyor ve geri dönmek zor geliyor.
Sürpriziniz olacak mı?
A.S.: Belki striptiz yaparım! (Gülüyor...)
Behzat Gerçeker: Orkestranın repertuvarını çok güzel aşk şarkılarıyla hazırladık. Dünya müzikallerinden örnekler de var, Aşık Veysel'den Uzun İnce Bir Yoldayım da. Alessandro'nun bir de türkü seslendirmesini istiyoruz. Hem Meyra'nın onunla düeti hem Enbe Orkestrası'nın solistleriyle beraber yaptığımız o lezzetli aşk parçalarını sunacağız.
Peki konserin ağır topu hangi şarkı olur?
B.G. : Kendi albümünde onu dünyaya tanıtan harika bir parça var; Luna. Bence o olur.
Pavorotti, Bocelli gibi tenorlar da sizin gibi İtalyan. Neden en sevilenler İtalya'dan çıkıyor?
A.S. : Yok canım, sadece İtalya'dan değil. Biliyorum İtalyanlar daha iyi (gülüyor) ama İspanya, Almanya ve Güney Amerika'da da çok önemli tenorlar var. Opera bizim için önemli bir gelenek ve bununla ilgili önemli okullarımız var.
9 yaşında müzik okumaya karar vermişsiniz. O yaşta önemli kararlar veren insanların önceki hayatlarından etkilendiklerini düşünürüm. Reenkarnasyona inanır mısınız?
A.S. : Röportaj giderek ilginçleşiyor! (Gülüyor...) İnananları takdir ediyorum ve ilgi de duyuyorum ama inandığımı söyleyemem. Belki de önceki hayatımda müzisyendim. Ancak doğduğum andan itibaren ailem sayesinde müzik soluyarak büyüdüm.
Neo-klasik bir tarz
Bu tarz açık hava opera konserlerine genelde yüksek zümreden insanlar gelirdi eskiden. Şimdi nasıl?
B.G. : Biz de o anlayışı yıkmaya çalıştığımız için repertuvarlara kendi kültürümüzden bir şeyler ekliyoruz. Enbe Orkestrası'nın albümlerine bakarsanız Tarkan, Sezen Aksu, Ajda Pekkan'la beraber yeni genç müzisyenleri biraraya getirerek müzikseverlere sunduğumuzu göreceksiniz. Belli bir kitleye hitap etmemek için, bir opera aryasında kendi etnik enstrümanlarımızı da çalalım anlayışındayız. Örneğin "Uzun İnce Bir Yoldayım''ı klasik formatta çalarak her kesimden insanın beğeniyle izleyebileceği bir konser olsun istiyoruz.
Meyra: Aslında neo-klasik bir tarz yapıyoruz. Tıpkı Luna şarkısını yapanlar gibi, yeni jenerasyonda böyle bir akım var. Hem polifonik hem de pop. Buna "Crossover" diyoruz. Herkese hitap edebiliyor.