Heyecan başlıyor
2010 Dünya Kupası bittiğinde hissettiğimiz o anlamsız boşluk ve hüzün sonunda bitiyor
HT PAZAR / Aslı PELİT
1460 gün geldi geçti ve sonunda futbolseverleri ekranlarının başına, daha şanslı futbolseverleri de Brezilya’nın değişik köşelerine gönderen o “kutsal” ay başlamak üzere. Futbol soluyup, futbol konuşup futbolla uyuyacağız. Türkiye’nin katılmaması içimizi burksa da muhteşem bir şölen bizleri bekliyor. Ve muhtemelen 2014 Brezilya, unutulamayan kupalardan olacak. Neden mi? Öncelikle ilk kez bir Dünya Kupası’nda futbol, turnuvanın organizasyonu ile ilgili problemler, yolsuzluk, protestolar ve grevlerin gölgesinde kalma tehlikesi ile karşı karşıya.
Her ne kadar organizasyon komitesi ve FIFA turnuva başladıktan sonra bütün sorunların biteceğini düşünseler de olayları yakından takip eden birisi olarak söyleyebilirim ki, Brezilyalılar protestolarını turnuva boyunca sürdürecekler. Statların içinde telefonların çekmemesinden, statlara ulaşımın sağlanamamasına kadar teknik eksikler seyirciler ve basın mensupları için büyük baş ağrıları yaratacak. Emeklerinden vergi olarak kesilen milyarlarca doların kupa bahanesi ile ceplere indirildiğinin farkında olan orta sınıfın yapacağı protestolar ise çok muhteşem bir final olmazsa çoğumuzun bu kupa ile ilgili anlatacağı hikâyelerin başında gelecek. Turnuvayı unutulmaz kılacak bir sebep daha var.
Bu, ev sahibi Brezilya’nın evinde kupayı kaldırmak için ikinci ve son şansı... 64 yıl önce, 1950’de belki de ülkenin geleceğini temelinden sarsan bir hayal kırıklığının ardından bir kez daha şampiyonluğu kaptırırlarsa, bu kez sadece forma rengi değişmez, Maracana yerle bir edilir gibi geliyor bana! Messi vs. Neymar... Ah bir de tabii Cristiano Ronaldo. Bunlardan birisi Maradona ve Pele seviyesine gelebilirler bu kupadan sonra. Messi’nin Maradona’nın tahtına geçebilmesi için bir Dünya Kupası alması lazım. Neymar ise genç yaşına rağmen yeni nesil Brezilyalılar için bir idol. Brezilya şampiyon olursa “Kral Pele”nin tacını takmak için mutevazı olmayı bırakacaktır Jr... Cristiano Ronaldo’ysa Kupa’ya 4 gün kala sakatlığı yüzünden oynama şansını kaybetmekle yüz yüze. Bunlara, Brezilya’nın ünlü plajlarını, keyifli bir serinlik veren caipirinha’larını, samba ve bossanova’yı ve tabii dost canlısı, güzel insanlarını eklersek önümüzdeki 30 gün boyunca her taraftara fazlasıyla yetecek heyecan, aktivistleri umutlandıracak eylemler ve her şeyden öte görsel bir cennet bekliyor bizleri
Brezilya gerçekten kupanın favorisi mi?
Brezilya milli takımının formasının arkasında boyun kısmında “Futbol oynamak için doğmuş” yazar. Boşuna değil, Brezilya 5 kez Dünya Kupası’nı kazandı. Hatta milli takım, 1926’dan beri her Dünya Kupası’na katılan tek ülke.
Brezilya bu sene bir ilke imza atacak. Teknik direktör Felipe Scolari, turnuvaya daha önce Dünya Kupası tecrübesi olmayan 23 genç ile katılacak. Kuvvetli defans oyuncuları ve Pele’nin tahtına oturmaya hazırlanan Neymar Jr., Oscar ve Lucas gibi Avrupa liglerinde parlayan gençlerden oluşan kadronun geçen yıl Konfederasyon Kupası’nı finalde İspanya’yı 3-0 yenerek kazandığını unutmayın!
Bir yanda ikinci bir “maracanazo” korkusu, diğer yandan ülkenin içinde bulunduğu krizden sorumlu tutulmak, şu ana kadar tek işleri top oynamak ve reklamlara çıkmak olan bu 23 genç futbolcu için büyük endişe kaynağı. Antrenmanlarda neşeli görünmelerine rağmen, akşamları uykuları kaçıyor mu acaba diye düşünüyorum.
Çok şanslı bir çekiliş ile en kolay grupta ilk maçını Hırvatistan karşısında yapacak Brezilya milli takımının belki de tek dezavantajı birkaç ay önce olaylı bir şekilde İspanya’yı seçen Diego Costa’nin yerini Fluminense’de yıldızı parlayan Fred’in alması.
Geçen pazartesi, Rio de Janeiro’nun bir saat dışındaki Teresopolis şehrindeki kamp alanına ulaşmaya çalışan Brezilya milli takımı oyuncularının otobüsüne saldırıldı. Oyuncuları antrenman yapacakları tesislere götüren takım otobüsünün önünü kesen göstericiler, sopa ve tekmelerle hasar verdi. Bu milli takımın başının dertte olduğunun en büyük göstergesi.
Goldman Sachs analistleri tüm bu dezavantajlara rağmen Brezilya milli takımının bu kupayı kazanmasına neredeyse kesin gözüyle bakıyorlar.