Düşük büyüme dördüncü yılında
Dün açıklanan rakamlar, sanayinin seçimi beklemeden mayıs ayında frene bastığını gösteriyor. Toplam sanayi üretimi mayısta yüzde 2.4 arttı ama mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış verilerle yüzde 2 daraldı. Bu veri ocak ayı ile birlikte bu yılın en kötü verisi.
- Üstelik böyle bir gerileme konut ve otomotiv satışlarının rekor düzeyde arttığı bir dönemde oluyor. Malum bu iki sektör yüzlerce alt sektörü besliyor.
- Ancak gelin görün ki, otomotiv üretimi de mayısta geriledi. Yüzde 20’lerin üzerine çıkan yüksek üretim artışları yerini daralmaya bıraktı. Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış otomotiv üretimi yüzde 12.2 gibi yüksek oranda düştü.
- Sanayi üretiminde bu dalgalı ve vasat gidiş elbette ihracatta ilk yarıda yüzde 8 düşüşle yakından ilişkili, Türkiye’deki genel gidişat ve siyasi gelişmelerle de.
- Daha haziran ayındaki seçimin ve ortaya çıkan koalisyon sonucunun etkisini görmedik.
- İçinde bulunduğumuz ramazan ayı genelde durgun geçer. Üzerine bir de hükümetin kurulamamasını eklemek gerekiyor. Bu durumları göz önüne alan şirketler yılın ikinci yarısına ait satış ve kâr hedeflerinde azaltıma gittiler bile.
- Ağustos genel tatil ayı. Eylülde yeniden işbaşı yaparken koalisyon hükümeti kurulup kurulamadığına, kurulduysa ne kadar devam edileceğine, yoksa yeni bir seçime doğru mu gidildiğine bakılacak.
- Fakat bunlardan önce Yunanistan olayı, Avrupa’yı ve bölgeyi piyasalar, ekonomik beklentiler yoluyla negatif etkiliyor. Bu sorunun Avrupa’yı etkilediği oranda Türkiye’nin ihracatını ve dış finansman olanaklarını da etkileyeceği çok açık. Bu etkiler de ekonomiyi büyütücü yönde değil, küçültücü yönde olabilir.
- Çin borsalarında 12 Haziran’da başlayan sert düzeltme bir çöküşe doğru gidiyor. Henüz bir ayı bulmadan düşüş yüzde 32.3’e vardı. Düşüş başlamadan önce borsanın son bir yıllık primi yüzde 160’ı bulmuştu ve yavaşlayan Çin büyümesi ile tam tersi yönde bir hareket içindeydi. Düşüşün hem ekonomik temeli hem de kâr realizasyonu gibi güçlü bir unsuru var. Dünyanın ikinci büyük ekonomisi olarak borsasındaki bu hareket Asya’yı da etkilemeye başladı.
- Daha da önemlisi borsa düşüşü Çin’in ekonomik yavaşlamasına dikkati çekti ve muhtemelen önümüzdeki dönemde büyüme hızının yüzde 7’nin de altına inme ihtimalini kuvvetlendirdi. Dolayısıyla bu gelişme emtia fiyatlarını düşürüyor. Petrol fiyatları bir hafta içinde 65 dolardan 55 dolara kadar indi.
- Avrupa’nın Yunanistan’dan dolayı yara alabileceği, Çin’de ekonomik yavaşlamanın beklenenden daha fazla olabileceği ve borsa çöküşü, küresel ekonomik büyüme görünümünü bozuyor. ABD’nin ilk faiz artırımını eylülde yapma olasılığı güçlenmişken, böyle bir ortamda yeniden azalıyor. Faiz artırımını bir kez daha öteleme ihtimali yeniden gündeme geldi. Hem sığınılacak liman özelliğinden, hem de bu nedenden dolayı ABD ve Alman hazine tahvil faizleri geriliyor.
- Çin ve Yunanistan etkisi negatif yansırken, ABD faiz artırımının ötelenmesi bir miktar dengeleyici olabilir. İç ve dış koşulların nihai toplamı ise Türkiye’de büyümeyi bu yıl için artırıcı değil daha çok düşürücü etki yaparsa, son üç yılın yüzde 3.1 olan ortalama büyümesini tutturmak başarı olacak.
SONUÇ: “Su yiyince kereste şişer.” Türk atasözü
- İlk hesaplaşma ara seçimler, sonrası kıyamet senaryosu mu?57 dakika önce
- Altında, dolarda ne oluyor?18 saat önce
- Trump esiyor, dünya savruluyor13 dakika önce
- Davos 2026: Küreselleşme sahneyi terk ederken59 saniye önce
- Merkez Bankası indirimi niye kıprtı?1 dakika önce
- Japonya'da fay hattı kırılıyor: Sessiz tahvil depreminin küresel yankıları18 dakika önce
- Konut rekoru var, sermaye göçü de2 saat önce
- Bu kez geri adım da yetmeyecek mi?5 saat önce
- Bütçe düzeldiyse enflasyon niye inatçı?3 dakika önce
- Dolarda büyük kavga12 saat önce