İran'la şeytanın bacağını kırar mıyız?
Çevremizde uzun zamandır pozitif bir gelişmeye hasret kalmıştık. Libya, Mısır ile başlayıp Irak, Suriye, Yunanistan, Ukrayna, Rusya gibi ülkelerde son yıllardaki gelişmeler, Türkiye ekonomisini hep negatif etkiledi.
- Öncelikle bu ülkelere ihracatımız düştü. Bunun da etkisi ile 2015 yılında ihracat 150 milyar doların altına doğru iniyor. Küresel kriz sonrasında ilk kez ihracat gerilemesi gerçekleşiyor.
- Resmi ihracat, savaş veya iç savaş halindeki ülkelere yapılamıyor, çünkü bu ülkelerin ödeme sistemleri çalışmıyor. Ama zorunlu bazı ihtiyaçlarını da satın almayı sürdürüyor. Bu da nakit hareketlerini çoğaltıyor. Son yıllarda ödemeler dengesindeki net hata ve noksan kaleminin giderek büyüyor olmasında böyle bir gerçekliğin de payı var.
- Yine Libya’dan başlayarak karışıklık yaşayan ülkelerde Türk müteahhitler önemli projeler üstlenmişti. İnşaat yan sanayiinde ihracatı ve yurtdışı istihdamı artırıcı bu müteahhitlik projelerini de önemli ölçüde kaybettik.
- Olumsuzluklara son olarak Yunanistan’ın yaşadığı kriz eklendi. Ödeme sistemi çöktü. Yolla yollayabilirsen malı. Bırakın para tahsilatını, bu ülkeye turist olarak gitmek de zorlaştı. Çünkü elçilikte çalışanların işi yavaşlatması vizeleri geciktiriyor. İki ay sonrasına vize randevusu veriliyor.
- Bütün bu olumsuz gelişmelerin sonunda nihayet bir pozitif gelişmeyle karşılaştık. Bu da İran. İran ve altı büyük devlet, 10 yıldan uzun süredir aralıklarla devam eden müzakereleri sonuçlandırarak, Tahran’ın nükleer faaliyetlerini kısıtlaması karşılığında ülkeye uygulanan yaptırımların azaltılması konusunda tarihi bir anlaşmaya vardı.
- Ortadoğu’nun temellerini değiştirme potansiyeline sahip anlaşma kapsamında ABD, Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler’in İran'a uyguladığı yaptırımlar, Tahran’ın uzun vadeli olarak nükleer programını sınırlaması karşılığı kaldırılacak.
- İran ile varılan anlaşma hem ABD Başkanı Barack Obama, hem de iki yıl önce ülkesinin diplomatik tecridine son vermeyi öncelikli hedefi olarak belirlemiş pragmatist İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani için zafer niteliğinde.
- ABD’nin İran ile ilişkilerini düzeltmek için haklı sebepleri bulunuyor. İki ülke de Irak ve Suriye’de geniş toprakları kontrol altında bulunduran İslam Devleti’ni düşman olarak görüyor.
- İran için ise anlaşma, başlıca ihraç ürünü olan petrol üzerindeki ticaret yaptırımlarının kalkması ve ekonominin hızla büyümesi anlamına geliyor. Tarafların anlaşmaya varacağına ve İran petrolünün de dolaşıma gireceği beklentileri petrol fiyatlarını yaklaşık 10 dolar aşağı çekti.
- Anlaşmayla İran’ın Batı ülkelerinde dondurulmuş 100 milyar dolar civarındaki nakti de serbest bırakılacak. İran gibi bir büyük pazar küresel ticarete eklemlenecek. Türkiye son yıllarda ilk defa pazar kaybı değil, yeni bir pazar kazanması olayı ile karşı karşıya.
- Hemen hemen her yönüyle Türkiye’yi pozitif etkilemeye aday İran’la kötüye gidişe bir son verebilir ve şeytanın bacağını kırabiliriz.
SONUÇ: “Talih kördür ama insanlar kadar değil.” S. Smiles
- Japonya'da fay hattı kırılıyor: Sessiz tahvil depreminin küresel yankıları18 dakika önce
- Konut rekoru var, sermaye göçü de2 saat önce
- Bu kez geri adım da yetmeyecek mi?5 saat önce
- Bütçe düzeldiyse enflasyon niye inatçı?3 dakika önce
- Dolarda büyük kavga12 saat önce
- Trump'tan büyük hamle: Petrol vanası, Çin ve yeni dünya düzeni13 dakika önce
- 2026'da para nereden kazanılır?5 dakika önce
- Paradan bile para kazanılamıyorsa sorun nerede?12 dakika önce
- 92 Milyar dolar açığın yarısı Çin'den11 dakika önce
- Enflasyonda 2026'ya farklı başlangıç27 dakika önce