Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Kültür-Sanat Balenin 80’lik neferi

        HT PAZAR / ÜMRAN AVCI

        uavci@htgazete.com.tr

        Yıldız Alpar varlıklı bir ailenin çocuğu değildi ama müzik ve resimle iç içe büyüdü. Güne, annesinin çaldığı taş plaklardan yükselen müzik sesiyle başlar, resme âşık babasını her daim tuvalin başında bulurdu. Derken, vefat eden dedesinden küçük bir miras kaldı. Annesi o parayla Yıldız’a piyano, kardeşine de keman aldı. Yıldız, 12 yaşında İstanbul Belediyesi Devlet Konservatuvarı Piyano Bölümü’ne başladı. Sonra, Lidya Karasa Arzumanova yönetiminde açılan bale bölümüne geçti.

        Babası itiraz etti, baleyi çok bilmediğinden, kızının gezici tiyatrocular gibi olacağını sanıyordu. Yıldız, baleye devam etti ama bunun evde konuşulmaması için çok dikkatli davrandı, tatsızlık çıkmasını istemiyordu. Okuldan geç döndüğünde bale ayakkabılarını kömürlüğe saklayıp giriyordu eve.

        'BALE EĞİTMENİYİM' DİYEMEDİ

        Babası "Baleyi hayatından çıkaracaksın" derken, o Fransız hükümetinden bale eğitimi için burs kazandı. O günlerde yine babasıyla kavga etti ve "Ben teyzeme taşınıyorum" diye rest çekti. Ama teyzesine değil Fransa’ya gitti, Paris Opera ve Balesi’nde yüksek ihtisas bale kursuna başladı. Türkiye’ye döndüğünde 21 yaşındaydı. 1952’de Taksim’de Türkiye’nin ilk özel bale okulunu açtı.

        O yıllarda ülkede bale ayakkabısı, kostümü bile zor bulunuyordu. Gerçi Türk burjuvazisi baleye hazırdı, öğrenciler çok azimliydi. 1956’da Bursa’da Altı Parmak İlköğretim Okulu öğrencilerine de bale öğretti. 1964’te Kadıköy’de Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı Yıldız Alpar Özel Bale, Müzik ve Tiyatro Okulu’nu açtı. Nişantaşı’ndaki evinden okula gidip gelirken mesleğini soran taksi ve dolmuş şoförlerine "Bale eğitmeni" demekten çekinip "Yuva hocasıyım" diyordu. Ama gecekonduda yaşayan çocuklara da bale eğitimi verdi, gösterilerin gelirini sokak çocuklarına bıraktı.

        'EVİMİ TANIMIYORUM'

        Yıldız Alpar, 1992’de, baleye katkılarından ve başarılarından dolayı İngiliz Kraliyet Dans Akademisi tarafından dünyada sadece iki kişiye verilmiş olan Özel Onur Ödülü’ne layık görüldü. 2002’de aynı akademinin Başkanlık Ödülü’nü aldı. Başarılarını bu ödüllerle taçlandıran Alpar’ın okulu, dünyanın en iyi 5 bale okulu arasına girdi. Ama bu yoğun tempoda kendi çocuğuyla yeterince ilgilenemedi. Kızının bakım ve eğitimini eşi üstlendi.

        Artık yavaşlamak istediğini söyleyen Alpar, "Eve vakit ayırmak; çiçeklerimi sulamak, büfeyi karıştırmak istiyorum. Fark ettim ki evimin eşyalarını tanımıyor, yerlerini bilmiyorum" diyor.

        'DOLMUŞTA BARBUNYA AYIKLADIM'

        "Birkaç yıl önceydi, o kadar yoğun çalışıyordum ki... Eve dönüyordum, dolmalık biber ve taze barbunya aldım, dolmuşa bindim. Saat epey ilerlemiş. sebzeleri ayıklayıp yemek pişirmeye vakit kalmamış. Başladım dolmuşta barbunya ayıklamaya. Yanımdaki kadın yardım etmek istedi, ikimiz bu defa dolmalık biberleri temizlemeye başladık. Biberin çekirdekleri yolcuların kafasına fırlıyordu. 'Deli' demişlerdir muhtemelen. Ama ne yapayım, akşam 9’a doğru eve varabiliyordum. 'Ben gelmeden kapatma' diye kasaba yalvarıyordum."

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ