Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Meme kanserinde meydana gelen gelişmeler hem hastalar hem de hekimler açısından umut veriyor. Gazete Habertürk'ten Ceyda Erenoğlu'nun haberine göre; günümüzde meme kanseri hastalarının yüzde 5-10’luk bölümünde bu kanserin kalıtsal olduğu bilinmesine karşın genetik hasarların, hangi genlerin hangi bölümlerinde olduğu ve bu mutasyonların riski ne kadar artırdığı bilgisine yeni ulaşılması çok önemli görülüyor. Önümüzdeki yıllarda yapılacak genetik çalış- maların, bu hastalarda meme kanseri tedavi prensiplerini değiştirme olasılığının oldukça yüksek olduğu belirtiliyor.

ÇOK SAYIDA TEST KULLANILIYOR

Genel Cerrahi Uzmanı ve Meme Sağlığı Direktörü Prof. Dr. Metin Çakmakçı, “Bunun dışında tümörün çok sayıda genetik özelliğini değerlendirerek hastalığın tekrarı ve/veya sağ kalım öngö- rüsü sağlayan çok sayıda test artık klinikte kullanılabiliyor. Bu testlerde elde edilen skorlar sayesinde geçmişte kemoterapi önerdiğimiz hastalara artık kemoterapi önermiyoruz. Bazen de çok erken evrede tanı konulan ve standart bilgilere göre kemoterapi önerilmeyecek hastalara tümörün genetik özelliklerinin kötü olması nedeniyle kemoterapi önerebiliyoruz” diyor. Prof. Dr. Çakmakçı, diğer önemli gelişmeninse hastanın tümörünün hangi kemoterapi ilacına daha duyarlı olduğunun saptanması konusunda yaşandığını söylüyor.

KİŞİYE VE TÜMÖRE ÖZEL İLAÇLAR

Günümüzde kişiye ve tümöre özel ilaç- lar meme kanseri tedavisinde fark yaratıyor. Artık tümör dokusundaki bazı reseptörler ve özelliklere göre hastada hangi ilacın kullanılabileceğini belirlemek mümkün olabiliyor. Örneğin erken evre meme kanserinde hastalık tekrarını engellemek için koruyucu amaçlı kullanılan ilaçlar bulunuyor. Diğer organlara yayılmış, metastaz yapmış veya lokal ileri evre meme kanserlerinde uygulanan özel ilaçlarla, tekrarlayan meme kanserlerinde uygulanan tıbbi tedaviler fark yaratıyor.

RİSKİ YÜKSELTEN FAKTÖRLER

* Kadın olmak.

*  Daha önce meme kanseri tanısı almış ve bu nedenle tedavi edilmiş olmak.

*  Ailede, özellikle birinci derece akrabalarda meme kanseri öyküsü bulunması.

*  Östrojene maruz kalınan sürenin uzun olması.

*  Erken yaşta âdet olmak.

*  Hiç doğum yapmamak.

*  30 yaş sonrası ilk doğum.

*  Geç yaşta menopoza girmek.

*  Kilolu olmak ve özellikle menopoz sonrası kilo almak.

*  Tütün ürünleri kullanmak.

*  Düzenli egzersiz yapmamak.

*  Menopoz nedeniyle uzun süreli hormon yerine koyma tedavisi (HRT) kullanmak

*  Yoğun meme yapısına sahip olmak.

*  İleri yaş.

KENDİNİZİ TEST EDİN 

Aşağıdaki soruların herhangi birine, “Evet” diyorsanız zaman kaybetmeden bir uzmana başvurun:

* Sizin ya da aile bireylerinizden birinin genetik testleri yapılıp BRCA ya da diğer meme kanseri yatkınlığı genlerinden birinin hasarlı olduğu saptandı mı?

* Size, birinci ya da ikinci derecede bir akrabanıza 45 yaşın altındayken meme kanseri tanısı konuldu mu?

* Ailenizde iki ya da daha çok birinci derece akrabanızda tanı konulmuş meme kanseri var mı?

* Herhangi bir akrabanızda iki memesinde de kanser saptanmış olan var mı?

* Birinci derece bir erkek akrabanızda meme kanseri olan var mı? En az ikisine birden “Evet” diyorsanız vakit kaybetmeden bir uzmana başvurun:

* Yaşınız 65’in üzerinde mi?

* Daha önceki mamografileriniz ‘meme dansitesi yüksek’ olarak raporlandı mı?

* Başka bir nedenle göğüs bölgesine çok sayıda radyolojik tetkik yapıldı mı ya da radyoterapi aldınız mı?

* Geçmişte meme kanseri tedavisi gördünüz mü?

* Daha önce meme biyopsisi yaptırdınız mı ve kuşkulu bir sonuç raporlandı mı?

* Birden çok akrabanız yumurtalık kanseri tanısı aldı mı? Üçüne birden “Evet” diyorsanız vakit kaybetmeden bir uzmana başvurun:

* Akrabalarınız arasında pankreas kanseri olan var mı?

* Akrabalarınız arasında prostat kanseri olan var mı?

* Akrabalarınız arasında beyin kanseri olan var mı? 

RİSK VARSA KONTROLE DAHA ERKEN GİDİLMELİ

Risk altında olanların 40 yaşından sonra her yıl muayene olmaları, mamografi ve ultrason çekimi yaptırmaları öneriliyor.

* Kişide özel bir risk unsuru varsa doktor kontrolünün daha erken yaşta başlaması ve daha sık olması gerekiyor. 50 yaş
üzeri kadınlarda meme kanseri görülme sıklığı, 50 yaşın altındaki kadınlardan 4 kat fazla olduğu için özellikle 50 yaş
üzerindeki kadınlarda tarama testlerinin önemi artıyor.

RİSKİNİZİ AZALTMAK İÇİN BUNLARI YAPIN

* Meme kanseri tarama programlarına uyun.

*  Kendi memenizi düzenli olarak muayene edin.

*  30 yaştan sonra meme ultrasonografisi yaptırın.

* 40 yaştan sonra yıllık mamografi kontrolü yaptırın.

* Sağlıklı beslenin ve kilo kontrolüne dikkat edin.

* Düzenli egzersiz yapın.

* Tütün ürünü kullanmayın.