HABERTURK.COM

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'in açıklamalarından satır başları:

Gelinen noktada kararlılık en üst düzeydedir. Türkiye'nin sınır güvenliği ve göçü engellemek maksadıyla TSK terörle mücadele çerçevesinde üzerine düşeni uzun süredir gerçekleştirmektedir. İdlib'de gözlem noktalarının görevi, gözlemlemek ve oradaki durumu rapor etmek. Astana süreci, Soçi çerçevesinde orada var olan meşru bir yapı olarak bulunmaktadır. Rejimin oradaki manevralarımıza, gözlem noktalarımıza dönük olarak sistemli bir şekilde saldırı söz konusudur. En yoğun şekilde saldırıyı gerçekleştiren hedefler ateş altına alınmıştır, gerekli karşılık verilmiştir. Hedefler tahrip edilmiştir, şehitlerin kanı yerde kalmadı. Verilen zayiat kat be kat fazladır, faaliyet kesintisiz bir şekilde sürdürülmektedir. TSK karşı tarafa verilen zayiatla ilgili gereken bilgileri kamuoyuna açıklayacak. Gelişmeler yakın bir şekilde takip ediliyor. Cumhurbaşkanımız ilgili bütün kurumlara gerekli talimatları vermiştir. İdlib'de gerginliği azaltma bölgesinin statüsünün korunmasına Türkiye açık bir şekilde bağlıdır. Rejim Mayıs 2919'dan beri sivillere ve sivil altyapıya dönük saldırıları gerçekleştirerek şimdiye kadar bütün mutabakatı imha etmekte, insani felaketin oluşmasına yol açacak saldırganlık içerisine girmektedir. Rejim ateşkese de riayet etmemiştir. Rusya'nın açık bilgisine rağmen saldırılarını sürdürmektedir.

"TSK MİSLİYLE KARŞILIK VERECEK HER TÜRLÜ TECHİZATA SAHİPTİR"

Aziz milletimiz müsterih olsun, TSK her saldırıya misliyle karşılık verecek teçhizata sahiptir. Son günlerdeki takviyeler yoğun şeklide tartışma konusu oldu. Bu takviyelerin sebebi de gözlem noktalarımızın görevini icra etmesindeki faaliyetler konusunda TSK'nın kararlılığı vardır. Rejim gözlem noktalarımızı, manevra alanlarımızı hedef haline getirmeye çalışıyor. Aziz milletimizi açık ve net şekilde izlemek isteriz ki, TSK kendisine yapılan saldırıya misliyle karşılık verecek her türlü teçhizata sahiptir.

"KARARLILIK ÜST DÜZEYDE POZİSYONUMUZ DEĞİŞMEYECEK"

Sınırlarımızın içine doğru, Hatay ilimize dönük olarak Suriye tarafına yapılan atışları hep beraber hatırlıyoruz. Terör örgütleri sınırımızın dibine kadar geldiği zaman kendi şehirlerimiz hedef olmaktadır. Türkiye orada 30 kilometrelik yaklaşık derinliği tutması, sınırların ve vatandaşlarımızın güvenliği sağlaması açısından son derece elzemdir. Sınırlarınıza çekilin diyenler coğrafyayı bilmiyorlar. Burada Türkiye herhangi şekilde yeni pozisyon almayacak, mevcut pozisyonunu sürdürecek ve en ufak taviz verilmeyecektir. Kararlılık üst düzeyde, gözlem noktalarımız çekilmeyecektir.

"DİYARBAKIR ANNELERİNE AK PARTİ MYK'DAN SELAM GÖNDERİYORUZ"

İllerde herhangi bir vatandaşımızın dışarıda kaldığı görüldüğü zaman derhal valiliklere bildirilmesini arzu ediyoruz. Diyarbakır annelerinin eylemi 160. gününe girdi. Oradaki annelere, babalara AK Parti MYK toplantısından saygılarımızı iletiyoruz. Suriye meselesiyle uğraşırken yeni bir Suriye olmasın diye Libya'yı konuşuyoruz. Hafter'in şımartılması birtakım gruplar tarafından cesaretlendirilmesi tüm siyasi çözüm arayışları karşısında saldırgan bir tutuma girmelerini sağladı. Hafter'e silah göndermeye devam etmesi, siyasi çözüm arayışlarını baltalamaktadır.

"REJİM İHLAL ETTİĞİ YERLERDEN ÇEKİLİNCEYE KADAR TSK SAHADADIR"

Rejim ihlal ettiği çizginin gerisine çekilinceye kadar TSK bu çekilmeyi sağlamak için gereken çalışmayı yapacaktır. Buradaki kararlılık rejimin o çizgiye çekilmesidir. Sözde terörle mücadele diye bir şeyden bahsediyor bu ihlalleri yaparken. Asıl rejimin kendisi terör örgütleri içerisindedir. İhlal ettiği yerden çekilinceye kadar TSK sahada olacaktır.

Kudüs meselesinde 24 saat çalışma yürütüyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız Kudüs konusundaki tezleri en güçlü şekilde dile getiriyor. Gerek Golan tepesi, gerek yeni yerleşim birimlerinin açılması, gerek İsrail'in başkenti Kudüs'ün çalışması olaylarında sayın Cumhurbaşkanımızın tavrı çok açıktır. Kudüs'e verilen her destek kıymetlidir. Biz kendi çalışmalarımızı yürütüyoruz.

"ATEŞ HATLARIMIZA GİREN HERKES DÜŞMAN OLARAK KABUL EDİLİR"

NATO'nun teröre karşı mücadelesi Türkiye'nin yanında olması beklentimizdir. Bu saldırıdan sonra gözlem sahalarımıza yaklaşan, ateş hattına girenler düşman olarak kabul ediliyor artık. Bunu başlatan rejimdir. Şimdiye kadar TBMM'den verilen yetkiler oradaki meşruiyetimizin altını çizmiştir. Bundan sonra da TSK'nın teçhizat tarafından ihtiyaçları üst düzey karşılanıyor, tam bir koordinasyon halinde yürüyor.

"KKTC'NİN EN SON YAPMASI GEREKEN ŞEY TÜRKİYE İLE KARŞI KARŞIYA GELMEKTİR"

KKTC Cumhurbaşkanlığı makamı onurlu ve saygın bir makamdır. O makamın değerlerine uygun bir temsil beklenir. Herkesin değerlendirmesi şu, Akıncı bunu iç siyaset sebebiyle yapıyor deniyor. Türkiye karşıtlığı gibisinden siyasi dalga oluşturmaya çalışmak, Avrupalı aşırı sağın modellemesi çerçevesinde gerçekleşiyor. KKTC'nin en son yapması gereken şey Türkiye ile karşı karşıya gelmektedir. Kimsenin fark etmeyeceğini düşündüğü tuzak katmanları kurarak konuşuyor. Bunlar bilerek yapılan, gri ajanda dediğimiz bir yaklaşım. Kendisine bir soru sorulmuşsa, Kırım'ın ilhakı gibi bir konu. Biz Rusya'nın Kırım'ın ilhakını gayrimeşru kabul ediyoruz. Olmayan bir gündemi gündemine alarak cevaplaması, herkesin aklına danışıklı dövüş konularını akla getiriyor.

"SAYIN AKINCI'NIN BİLMESİ GEREKEN HATAY'IN KAZANIMININ MEŞRU OLDUĞUDUR"

Hatay'ın Türkiye'ye bağlanması sanki olumsuz bir şeymiş gibi yaklaşım ortaya koyuyor. Büyük fedakarlık göstermiş Cumhurbaşkanı Tayfur Sökmen'i olumsuzlayarak kendisinin ona benzemeyeceğini söylüyor. Keşke Tayfur Sökmen gibi daha çok devlet adamımız olsa. Hatay'ın Türkiye'ye bağlanması neden olumsuz olsun? Oradaki iç siyaset sebebiyle böyle yapılıyor deniyor, solcu yaklaşım deniliyor. Hatay'ın Fransız işgali altında kalmasını savunmak solcu yaklaşım mı? Sayın Akıncı'yı tanıyoruz. Sayın Akıncı'nın bilmesi gerekir, Hatay'ın Türkiye'ye bağlanması doğru ve meşru kazanımdır. Kendisi konuşmasında Atatürk'ün vizyonuna atıf yapıyor. Atatürk'ün vizyonunda gerçekleşen bir durumdur Hatay'ın Türkiye'ye bağlanması.

"KENDİSİNE BİRTAKIM CEVAPLAR GERECEKTİR"

KKTC'nin bağımsız devlet olarak ayakta kalması, Rum ve Yunan tarafından yutulmamasıdır. Türkiye bu tezlerini dillendirmiştir. Türkiye'nin verdiği güçlü destek buradadır. Neden KKTC Cumhurbaşkanı Türkiye karşıtlığı yapar, ya da siyasette herhangi bir durumu anlatmak için Türkiye'nin milli kazanımlarına saldırır anlamak mümkün değil. Verdiği örnek, Hatay'ın Türkiye'ye bağlanmasından duyduğu rahatsızlık, Suriye'deki milli çıkarlarımızı, hudutlarımızı korumak için operasyon yaptığımız döneme denk geliyor. Hatay'ın Türkiye'ye bağlanmaması Esad rejimin tezidir. Bütün bunları alt alta koyduğumuzda maalesef son derece üzüntü verici şekilde bu gri alanda, tuzak gündemlerin içerisinde bilerek dolaştığını, belli tepkileri hesaplayarak davrandığını görüyoruz. Açık söyleyeyim tam bir güvensizlik söz konusudur. Her açıklamasında Rum ve Yunan tarafında sevinçle karşılaşılan, Türkiye tarafından hayal kırıklığı yaratan umarız KKTC makamlarının sahip olduğu, milli değerlere uygun şekilde yoluna devam eden. Aksi  takdirde Türkiye'nin gündeminde olmayan konuları gündeme getirmek, rencide edici konuşmaları yapması birtakım cevaplar gerektirecektir. Saldırganlık içine girmesi, rencide edici cümleler kurması başka cevapları da gerektirecektir.