Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Esra Şaşmaz'ın sesinden Alkız ile Akkız masalı
0:00 / 0:00

 

Alkız ile Akkız

Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde kalbur saman içinde, develer tellal iken pireler berber iken, ben annemin babamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken, az gittim uz gittim dere tepe düz gittim, döndüm baktım arkamaki bir arpa boyu yol gitmişim.

Küçük bi kasaba varmış. Bu kasabanın biraz dışında orta yaşlı fakir bir kadın yaşarmış. Bu kadın geçimini nakış işleyerek sağlarmış. Bu kadının 2 tane birbirinden güzel genç kızı varmış. Birinin adı Alkız; birinin adı Akkız imiş. Kızların ikisi de çok özel kızlarmış. Alkız, güldüğü zaman yanaklarında güller açarmış Akkız ağladığı zaman gözlerinden inci taneleri dökülürmüş. Kadın kızlarını bundan dolayı saklıyor, kimse görmesin diye çok dikkat ediyormuş. Kadın, nakışlarını işleyip dantellerini örüp kasabanın pazarına satmaya giderken kızları da evde sıkılmasınlar diye evlerinin arkasındaki ormanda geziye çıkarlarmış. Orada çiçek yabani meyve toplarlarmış. Ormanda gezer kendi aralarında eğlenirlermiş.

DİĞER MASALLARI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN

Bir gün, annelerine yardım etmişler; nakışlar, örgüler bitmiş. Kadın pazara gitmiş. 2 kız da kol kola girmişler, sepetlerini kollarına takmışlar, ormanın yolunu tutmuşlar. Gezerlerken uzaktan gelen bi ağlama sesi duymuşlar. İkisi de birbirine bakmış, şaşırmışlar. Genellikle ormanda hayvanlardan başka bi şey olmazmış. Kuşların sesini dinlerlermiş, kelebeklerin arkasından koşarlarmış. O şekilde vakit geçirirlermiş. Merakla sesin geldiği yöne doğru yol almaya başlamışlar. Yürümüşler, yürümüşler; sese iyice yakınlaşmışlar. Birden ortaya çıkmak istemedikleri için çalılıkların arkasına gizlenerek sesin geldiği tarafa bakmışlar. Bir de ne görsünler; irice bi ayı, oturmuş bi taşın üstüne, ağlıyomuş. Hayret etmişler; hiç, o güne kadar ağlayan bi ayı görmemişler. Korka korka ayıya yaklaşmışlar. Niçin ağladığını sormuşlar. Ayı da onları görünce çok şaşırmış. Demiş ki; “Ayağıma diken battı, çıkartamıyorum. Çok canım yanıyor.” Kızlar da demişler ki; “Bizim annemiz bu konularda çok becerikli. Gel seni bize götürelim. Annem ayağına bi baksın.” Ayının koluna girmişler; sürükleye sürükleye, yavaş yavaş evlerine gitmişler. Ayıyı oturtmuşlar bi yere.“Ne yersin, ne içersin aç mısın, susuz musun?” demişler. Ellerinden geldiğince ayıyı oyalamaya çalışmışlar, acısını unutsun diye, anneleri gelinceye kadar.

Biraz zaman geçmiş, anneleri eve dönmüş. Kızlar annelerine koşmuşlar. Başlarına geleni anlatmışlar. Kadın biraz kızmış, eve yabani bi hayvan getirdikleri için. Ayının yanına gitmiş. Ayının konuştuğunu görünce o da çok şaşırmış. “Ayağını uzat.” demiş. Küçük bi bıçağın yardımıyla ayının ayağından, artık diken midir, kazık mıdır, onu çıkarmış. Ayının ayağına pansuman yapmış. Ayı çok sevinmiş. Ayıya bi yatak hazırlamışlar, yatırmışlar. Ayı kalkıp ayağının üstüne basamadığı için biraz onlarda kalmak zorunda kalmış.

Aradan biraz zaman geçmiş. Bu arada, ayı iyice iyileşmeye başlamış. Bir gün, kapılarını birisi çalmış. Kalkıp bakmışlar; karşılarında yakışıklı bir prens. Çok şaşırmışlar.
- Siz kimsiniz? demişler.
- Ben prensim.
- Burda ne arıyosunuz?
- Kardeşimi kaybettim. Kötü bir büyücü onu bi ayıya çevirdi. Onu arıyorum demiş.

MASALLAR VE DİĞER EĞLENCELİ İÇERİKLER İÇİN SİZİ Youtube HT ÇOCUK KANALIMIZA BEKLİYORUZ

Hepsi birbirine bakmış, şaşırmışlar. Ayı, kardeşinin sesini duymuş; hemen kalkmış. İki kardeş kucaklaşmışlar, birbirlerini görünce çok sevinmişler. Prens demiş ki;
- Benim kardeşimi güzel bir kız öperse büyüsü bozulucak.
Akkız hemen gitmiş, ayıyı öpmüş. Öpünce ayı eski haline dönmüş ve yakışıklı bir prens olmuş. Bunu gören Alkız, çok sevinmiş, kahkahalar atmış. Yanaklarında güller oluşmuş, güller dökülmüş. Herkes çok mutlu olmuş, çok sevinmiş. İki prens, iki kız kardeşle evlenmiş. Mutlu sona ermişler.

Bu haberin seslendirmesi Voiser tarafından yapılmıştır.