HABERTURK.COM

İnsan beyni dünyadaki okyanusların su moleküllerindeki elektrik yükünden daha fazlasını trilyonlarca sinir hücresi içinde depolayabilmesine karşın, günümüzde bilimsel olarak beynin hala çok az bölümünü biliyoruz. Yapılan ameliyatlar sonrası hastalarda çok sayıda karmaşık ve şaşırtıcı değişiklik de bundan kaynaklanıyor.

Habertürk'ten Ceyda Erenoğlu'nun haberine göre; Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Cengiz Kuday, “Her cerrahın hastalarının ameliyat sonrası karşılaştığı değişik tablolar bulunabilir. Örneğin ameliyat öncesi hiç müzik kabiliyeti olmayan biri bu kabiliyeti kazanabilirken bu alanda yetenekli biri bu becerisini kaybedebilir” diyor ve devam ediyor; “Bu sadece müzik özelinde olmayıp diğer sanatsal becerilerin ortaya çıkması veya kaybedilmesi özelinde de olabilir. Genç bir beyin cerrahı, Acta Neuro Surgery’de çıkan yazısında, Ravel’in ünlü eseri Bolero’yu  kafa travmasının ardından geçirdiği bir ameliyat sonucunda yazdığını ve bunun daha önce ürettiği eserlerden çok farklı olduğunu belirtmişti.

Ameliyattan önceki yaşamında çok sakin ve düzenli olan bir kişinin, ameliyat sonrası; sinirli, geçimsiz ve düzensiz olma olasılığı olduğu gibi tam tersine sakin, düzenli ve şakacı bir insana dönüştüğü de görülebilir. Beynin hipokampus gibi bazı özel bölümleri ameliyat edildiğinde kişilerde aşırı unutkanlık ve bir önceki günü hiç hatırlamama gibi durumlar meydana gelebiliyor. Amigdala bölgesinde oluşan hasarlarda ise hastanın korku hissi tamamen kayboluyor. Bu örnekler beynin çeşitli bölgelerindeki hasarlara göre çeşitlilik kazanıp farklı örneklerle karşılaşılmasına neden olabiliyor” diyor. İşte beyin ve sinir cerrahisi uzmanlarının unutamadıkları vaka örnekleri…

Yrd. Doç. Dr. M. Hamit Aytar / Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı

İYİLEŞTİ AMA ÇOK SİNİRLİ VE KÜFÜRBAZ BİRİ OLDU!

Yaklaşık 6-7 yıl önce, beynin frontal (kişilik, iletişim ve davranışları düzenleyen merkez) bölgesinde, tümörü olan 50’li yaşlarda bir erkek hastamızı ameliyat etmiştik. Muayeneye geldiğinde, çok düzgün ve şık giyimliydi. İletişimi güçlü, güler yüzlü, kibar biri olarak tanımış ve iyi iletişim kurmuştuk. Baş ağrısı, sersemlik hali ve dalgınlık gibi şikayetleri vardı. Tetkikler sonunda beyninde iyi huylu ancak ciddi baskı yapan bir kitle tespit ettik. Ameliyatı genel anestezi altında sorunsuz şekilde yaparak tümörü tamamen çıkardık. Kısa bir yoğun bakım takibinin ardından serviste takibe aldığımız hastamızın bilinç düzeyi ve konuşma becerisinin iyi olduğunu gözlemledik. Ancak fark ettik ki o kibar hastamız sinirli, küfür edip yakınlarına agresif davranan kaba birine dönüşmüştü. Ameliyat sonrası eşi bana dönüp; “ Sanki başka biri var karşımda; mülayim eşim gitti yerine başka biri geldi!” dedi. Çocukları ve yakınları da şaşkındı. Kendilerine bu durumun geçici olduğu konusunda bilgi verdiğimiz için umutla beklediler. Hastamız 3 ay sonra kontrol randevusuna geldiğinde eskisi gibi nazik ve kibar ruh haline geri dönmüştü. “Frontal lob” cerrahileri sonrası beyinde ufak serbest hava varlığında ya da hiç sorun görülmemesi durumunda bile kişide bazen geçici bazen de kalıcı kişilik ve davranış değişiklikleri görülebiliyor.

Doç. Dr. Akın Akakın / Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı

AMELİYATTAN SONRA HİPER CİNSEL YAŞAMA KAVUŞTU

Beyin pilleri; tıp alanında nöroimplantlar olarak geçen ve vücuda tamamen yerleştirilen aktif tıbbi cihazlar. Bu cihazlar sinir sistemindeki hücreleri harekete geçirmek amacıyla günümüz teknolojisinde son 20 yıldır yaygın olarak kullanılıyor. Nörolojik ve psikiyatrik rahatsızlıklar olarak bilinen; Parkinson, distoni, esansiyel tremor, depresyon ve epilepsi gibi önemli hastalıklarda başarılı sonuçları bulunuyor. İki buçuk yıl önce beyin pili ameliyatını gerçekleştirdiğimiz 70 yaşındaki Parkinson hastası E.Ç. ameliyatın ilk ayından itibaren titreme şikayetlerinin ve yürüme bozukluğu gibi yaşamını kısıtlayan etmenlerin azaldığını söyledi. Bunlara ek olarak ilerleyen yaşına rağmen cinsel isteğinin arttığını ve bu durumdan kendisinin çok memnun, eşinin ise şikayetçi olduğunu belirtti. Öyle ki eşi bize, “Doktor bey taktığınız pili çıkartın kocam çok değişti!” diyerek şikayette bulundu. Bizim de gözlemimiz E.Ç’nin çevresiyle iletişiminde cinsel dürtülerini kontrol edemediği yönünde oldu. Bunu gördükten sonra yaptığımız beyin pili ameliyatının önemli bir yan etkisi olarak bu konuyu yayın yapmaya karar verdik. Beyin pili ameliyatlarında beynin hareket bozukluğuyla ilgili çekirdekler uyarılırken hiperseksualite ortaya çıkabiliyor. Beyin pili takılmış ve sonrasında hiperseksualite saptanan hastalarla ilgili çeşitli uluslararası yayınlar mevcut. Ülkemizde bu konu hakkında ilk yayını yapmamızı bu hastamıza borçluyuz.

Prof. Dr. Kadir Tahta / Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı 

AMELİYATTAN 3 AY SONRA KİBAR BİR BEYEFENDİYE DÖNÜŞTÜ

42 yaşında erkek öğretmen hastam, şiddetli baş ağrısı ve kusma yakınmaları ile başvurmuştu. Muayenesinde ense sertliği mevcuttu. Zaman zaman uygunsuz kelimeler kullanıyor, küfürlü konuşuyordu. Beyin MR ve beyin anjiyografisi sonrasında beyninde anevrizma tespit ettik. Ertesi sabah ameliyata alınmayı beklerken kendini tuvalete kilitledi ve uzun süre çıkartılamadı. Bu esnada sesimi duymasına rağmen küfürlü konuşmalarına devam etti. Zorlukla ikna edip ameliyata aldık. Beynin sol bölümünde bulunan anevrizma ortaya konarak kliplendi. Ameliyattan bir hafta sonra etrafındakileri tanımakta güçlük çekiyor ve hem çok hem de uygunsuz konuşmaya devam ediyordu. Üçüncü ayın sonunda kontrole geldiğinde o kişi gitmiş yerine takım elbiseli, tıraşlı, çok makul ve çok düzgün konuşan bir beyefendi gelmişti. Beni tanımayınca ailesi doktoru olduğumu söyleyerek şahsıma yönelik sarf ettiği kötü sözleri hatırlattı. Yaptıklarını duyunca sözleri ve davranışlarıyla ilgili özür diledi. Bu vakamızda beyin iskemisine bağlı sosyal frenin zayıflamış ve limbik sistemin etkilenmiş olduğunu gördük.