Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması
AA

Sarıbal, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, hükümet yetkililerinin, 2020 yılını kendi rakamları ile bir büyüme, bir şahlanma yılı olarak anlattıklarını ancak özellikle tarım alanında yıl sonu rakamlarının daha netlik kazanmadığını söyledi.

Kovid-19 nedeniyle 2020 yılının bir salgın yılı olarak geçtiğini, bu dönemde tüm dünya ülkelerinin tarım ve gıda üzerinde durduğunu belirten Sarıbal, "Gıda sürdürülebilirliğinin kısıtlanmaması önemliydi. Türkiye'de hükümet, bu süreci iyi yönetemedi. Tüm dünya ülkeleri çiftçiyi ve tarımı onore ederken bizim iktidarımız hiçbir şey yapmadı. Yaptığı şeyler ise genel üretim biçimini değiştirmedi. Dolayısıyla 2020 yılı çiftçi için olumsuz bir yıl olarak geçti." dedi.

Sarıbal, 2020 yılının doğal afet yılı olarak geride bırakılacağını, yıl içinde 70'den fazla ilin doğal afetlere maruz kaldığını söyledi.

Mart ayında Çukurova'da soğuk ile başlayan olumsuzluğun, ardından yüksek sıcaklık, düşük nem oranı, poyraz, dolu ve aşırı yağış şeklinde doğal afetlerle devam ettiğini vurgulayan Sarıbal, bu durumun Türk çiftçisi açısından büyük sıkıntıları da beraberinde getirdiğini ileri sürerek, "Ne yazık ki Türkiye'de doğal afetlerden dolayı çiftçinin zararını karşılayacak bir mekanizma yok." dedi.

Sarıbal, şunları kaydetti:

"2019 verilerine göre 197 milyon dönüm tarım arazisi ekilmiş, bunun sadece 26 milyon dönümü sigortalanmış. Bu rakamlara göre çiftçi maalesef doğal afet kurbanı olmuş. Türkiye olarak son 40 yılın en büyük kuraklığını yaşıyoruz. Bu kuraklık 2021 yılına büyük etki edecektir. AK Parti'nin 18 yıllık iktidarında sisteme kuraklıkla ilgili hiçbir plan ve program dahil edilememiştir. Cuma namazlarından sonra yağış dualarına çıkmaktan başka bir çarenin kalmadığını görüyoruz. Çiftçinin borcu ne yazık ki dağları aştı. 2002 yılında çiftçinin bankalara borcu 2.4 milyar liraydı. Bugün 128 milyar lira. Rakamlara göre çiftçi sayısı azalmış ama borç 53 kat artmış. Buna tarım kredi ve diğer borçları da ilave ettiğinizde karşınıza kocaman bir borç yükü çıkmaktadır. Bu sarmaldan ancak sağlam, planlı bir tarım politikası ile çıkarız."