Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
AA

Kurban, yaptığı yazılı açıklamada, 1992 yılının 25 Şubat'ını 26 Şubat'a bağlayan gece, Ermenistan silahlı kuvvetleri ile onlara bağlı paralı askerler, terör grupları ve Sovyet Rus Ordusu 366. motorize alayının, tüm uluslararası hukuk normlarını, insan haklarını çiğneyerek Hocalı'da sivil halka, yaralılara, esirlere eşi benzeri görülmeyen soykırım uyguladığını ifade etti.

Saldırıda 613 kişinin katledildiğini, 87 kişinin engelli bırakıldığını, 27 aileden ancak birer kişinin sağ veya yaralı kurtulduğunu vurgulayan Kurban, şunları kaydetti:

"O dönemde çekilen görüntüler ve katliamdan sağ kurtulanların anlattıkları Hocalı'da gerçek bir soykırım yaşandığını göstermektedir. Ayrıca 26 Nisan 2001'de Avrupa Konseyi Parlamento Asamblesinde 30 temsilcinin sunduğu belge, Memorial İnsan Hakları Örgütünün Hocalı hakkında hazırladığı rapor ve BM İnsan Hakları Örgütü Başkanı Holly Cartner'in 1997'de Ermeni temsilciye yazdığı cevap mektubu Ermenilerin Hocalı'da soykırım yaptığını kanıtlar niteliktedir."

- Dünya parlamentolarına çağrı

Kurban, Azerbaycan Cumhuriyeti Milli Meclisinin 27 Şubat 2007'deki kararıyla Hocalı'da yaşananları soykırım olarak tanıdığını ve dünya parlamentolarına da aynı kararı almaları için çağrıda bulunduğunu ifade etti.

Bugüne kadar 15 ülke parlamentosu ve ABD'deki 16 eyalet meclisinin Hocalı'da yaşananları kınayan ve soykırım olarak gören kararları kabul ettiğini bildiren Kurban, şu değerlendirmelerde bulundu:

"21. yüzyılın 'çağdaş' dünyası halen Hocalı katliamına sessiz kalmaktadır, görmezden gelmektedir. Ermenistan'ın Hocalı'da bahsi geçen eylemleri gerçekleştirenler üzerinde etkin denetime sahip olduğu bilindiğinden, eylemlerin faillerini engellemeye yönelik bir tedbir almaması ve irade beyan etmemesi, gerçekleştirilen eylemlerden sonra faillerle ilgili kovuşturma yapmaması, Ermenistan'ın sözleşme çerçevesinde soykırımı önlenme ve cezalandırma yükümlülüğünü ihlal ettiği sonucunu da doğurmaktadır.

Dünya Azerbaycanlıları Kongresi olarak Hocalı'da yapılanları, 1949 Cenevre Sözleşmeleri, BM Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi gibi çok sayıda sözleşmenin ihlali olarak görüyoruz. Bunun soykırım olarak kabul edilmesini, uluslararası kamuoyundan da suçluların cezalandırılması talep ediyoruz. Hocalı soykırımı sorumlularının hukuk önünde hesap vermelerinin sağlanmaması, gelecekte Ermeniler tarafından yapılabilecek yeni soykırımların da önünü açacaktır."

BAKMADAN GEÇME