BİR KAÇ KELİME YAZARAK SİZE YARDIMCI OLABİLİRİZ!
haber,kaynak, etkinlik, konu, yazı vb.
LİSTELE
PAYLAŞ
Haber/makale'yi paylaşmak için aşağıdaki sosyal hesaplardan birini kullabilirsiniz!

Kendini yurtdışı müzik dünyasında kanıtlayan, inanılmaz geniş bir kitleye sahip olan Faruk Sabancı’nın yeni single’ı Your Call çıktı. İstanbul’a döndüğünden beri şirketteki işinden fırsat buldukça kendini müzikal çalışmalarına verdi. Instagram’da görebilirsiniz, tatilde bile müzik yapabilmek için elektronik müzik aletleri yanında oluyor. Bu kadar müziğe kendini adamasının karşılığını da aldı. Elektronik müzik dünyasında Armin van Buuren, Tiesto gibi alanında dev isimlerin övgüyle bahsettiği biri oldu, yurtdışında sahne aldı. Hatta 18’indeyken Tiesto’nun turnesinin açılışını yaptı. Spotify’daki güncel verilere göre DJ Sabancı ABD’de çok popüler, özellikle de partilemeyi iyi bilen şehir Florida’da. HT Cumartesi'nden Ece Ulusum'un röportajı...

Şimdi İstanbul’da çalışmalarına devam ediyor ancak yeni plak şirketini Yunanistan yörelerinden tercih etti. Belli ki Balkan müziği ezgilerinin yer aldığı Your Call’ın piyasaya çıkışında plak şirketinin etkisi var. Hiç tanışmadığı bir vokalistle hazırladığı parçası daha şimdiden on binlere ulaştı. Yazın bu parçayı plajlarda çok duyacağız gibi görünüyor. Faruk Sabancı’yla müzik konuşmak üzere sözleştik. Daha doğrusu kendisi müzik dışında konuşmak da istemedi. Yine de sohbetimiz magazin haberlerinden gastronomiye kadar uzadı.

Your Call’ın perde arkasını anlatır mısınız? Nasıl bir ruh haliyle ortaya çıktı? Tamamlanması ne kadar sürdü? İlk kimler dinledi?

“Yıldızlardan ilham aldım” gibi bir masal anlatmamı bekleyen yoktur umarım. Balkan müziğiyle kendi tarzımı harmanlayıp denemeler yapıyordum. Sonunda ortaya her kesimden dinleyici yakalayabileceğine inandığım bir melodi çıktı. Parçayı yapmam yaklaşık 4 saat sürdü, sonrası Mingue’in vokali üzerine çalıştık... Müzisyen arkadaşlarımdan oluşan bir ‘focus grubum’ var, fikirlerimi paylaştığım. Dürüst bildirimler almak önemli. Aynı zamanda yakın dostlarım ve kardeşime de dinletmiştim...

Mingue ile çalışma fikri nasıl doğdu?

Sosyal medya üzerinde gelişen bir diyalog sonrasında bana çalışmalarını ulaştırdı. Yüz yüze herhangi bir tanışıklığımız olmadı, tüm süreci online yazışmalar ve birbirimize kayıtlar göndererek ilerlettik ve her iki tarafın da içine sinen bir yere gelince parçayı bitirmek üzere tekrar stüdyoya girdim.

Your Call dışında hazırladığınız başka parçalar da var mı?

Plak şirketiyle anlaşmayı imzalamaya Yunanistan’a gittiğimde başka bir parça için sözleşmiştik, Your Call henüz bitmemişti. İmzadan sonra şirket yetkilileri çalıştığım bazı işlerimi dinlemek istedi. ‘Your Call’u dinleyince radikal bir kararla “Biz bu parçayla çıkmalıyız” dedik. Kısacası o fikri bir hafta sonra bulmuş olsaydım şu an bambaşka bir parça hakkında konuşuyor olacaktık.

İlginç bir albüm kapağı tercihi. Bu kareyi seçmenizin nedeni nedir?

Uzun zamandır tanıdığım ve çalışmalarını yakından izlediğim Hollandalı tasarımcı ve grafiker Mart Biemans’ı arayıp yeni parçam için bir tasarım üzerinde çalışmasını rica ettim. Öncelikle kendisi parçayı dinleyip birkaç taslak oluşturdu, sonrasında gönderdiği taslaklar içinden ekipçe bir eleme yapıp bu kareyi seçtik. Gerek Mingue’in yazdığı sözlerle uyumu, gerek görsel bazda herkesin ilgisini çeken bir tasarım olduğuna inanıyoruz.

‘KONSER SANATÇININ KONSEPTİNİ YAŞAMAKTIR’

DJ setinizin başına geçtiğinizde nasıl hissediyorsunuz?

Adrenalin ve mutluluk karışımı bir his sanırım, hisleri tarif etmek ne kadar mümkün onu da bilmiyorum...

Hayalinizdeki sahne nasıl? Kimi müzik eleştirmenleri şovun müziğin önüne geçmemesi gerektiğini söylüyor.

Panoramik bir sahnede olmayı isterdim. Işık ve görsel şovların önemsiz olduğu fikrine katılmam mümkün değil, bunu söyleyenlerin Ultra, Tomorrowland veya Q Dance gibi bir festivali deneyimlemelerini öneririm. Görsel elementler olmadan müzik deneyimlemek elbette mümkün, ama bir festival veya konser yalnızca müzik dinleme yeri değil, aynı zamanda bütünsel olarak sanatçının konseptini yaşamaktır.

Hızlı değişen müzik endüstrisinde sizce kalıcı olmanın yöntemi nedir?

Sanatçıların en fazla dikkat etmesi gereken olgu kendilerini, müziklerini ve görüntülerini güncel tutabilmesi. Özellikle elektronik müzikte kariyerin devamlılığı için hayati önem taşıyor. Bir dönem popüler olabildiği için sürekli aynı parçaları yapmış ve geniş bir yelpazede müzik üretemeyen isimlerin kalıcı olamadığını görüyoruz. Dönemim dans hitlerini yapmış David Vendetta, Edward Maya gibi isimleri hatıralayın.

Şimdi neler üzerine çalışıyorsunuz?

Neredeyse boş zamanımın tamamını stüdyoda çalışarak geçiriyorum. Yeni parçalar yolda, aynı zamanda Grammy adayı bir sanatçı için bir remiks projesine başladım. Yaz boyunca konserler de devam edecek. Gelişen tüm yeni projelerim için şimdiden heyecanlanıyor, dinleyicilerimle buluşturmak için sabırsızlanıyorum.

113 bin
Spotify’daki aylık dinleyici sayısı.

‘Tarkan’a daha önce de remiks yapmıştım’

Spotify’da sizi en çok dinleyen ilk 5 şehir şöyle: Fort Lauderdale, İstanbul, New York, Atlanta ve Dallas. ABD dinleyicisine bu kadar hitap ettiğinizin farkında değildim. Siz bu şehirleri gördüğünüzde şaşırdınız mı? Türkiye’den daha çok şehir bekler miydiniz?

Aksine İstanbul’un o listede yer almasına bile şaşırdım, çünkü ben Türk müziği yapmıyorum, hiç yapmadım. Elbette ülkemdeki dinleyicilerimin beğenisini almak benim için çok önemli, ama müziğimin çoğunlukla yurtdışında talep gördüğünü biliyorum. Her nerede dinleniyorsa, yaptıklarımın dinleyicimin gözünde bir değeri, karşılığı olmasını önemsiyorum. Elektronik müziğin Türkiye’de de yükseldiğini, bu listeye kendi şehirlerimizin girdiğini görmeyi arzuluyorum.

Tarkan’ın Çok Ağladım parçasına remiks yaptığınız biliniyor. Son durum nedir o projede? Bu projenin size ulaştırılması nasıl oldu?

Ben de herkes kadar heyecanla bekliyorum. Detaylı bilgi henüz bana da ulaşmış değil dolayısıyla hep birlikte göreceğiz. Tarkan’a daha önce de bir remiks yapmıştım, bu sefer de büyük bir mutlulukla üzerinde çalıştım ve en kısa zamanda dinleyicilerimle buluşturmak istiyorum.

‘Bayramoğlu Dönercisi, Karagümrüklü Emin Usta, Midyeci Ahmet...’

Gastronomiye olan merakınızı okudum. Bize birkaç sevdiğiniz lokasyon verebilir misiniz?

İstanbul’da özellikle sıklıkla gittiğim restoranlar mutfak ve konsept olarak gerçekten bir hayli farklılık gösterebiliyor. Örneğin favorilerim arasında St. Regis Spago, Zuma ve Fenix var. Aynı zamanda Kavacık’taki Bayramoğlu Dönercisi, Fatih’te bulunan Karagümrüklü Emin Usta Kebapçısı ve kokoreçine hayır diyemediğim Midyeci Ahmet’ten söz etmeden olmaz.

Google’a isminizi yazdığımda otomatik olarak şunu öneriyor: Faruk Sabancı Montu... Bu tür haberlerle anılmaktan rahatsızlık duyuyor musunuz?

Beni etkilemesine izin vermiyorum. Bu tip haberlerin yapılmasındaki amacı bildiğimden ne kadar önemsiz olduklarının farkındayım. Ben sadece işimi yapıyorum, tek odağım bu.

Hayali bir soru, Faruk Sabancı Mars yolculuğu sırasında kimleri dinler?

Dennis Lloyd – Nevermind, G-Eazy&Halsey – Him& I, CleanBandit – I MissYou (MatomaRemix), Armin van Buuren ft. James Newman – Therapy, Sofi Tukker – Johny (Faruk Sabancı Remix).

YORUM YAP 0
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ
300