Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Habertürk yazarı Fatih Altaylı, bugünkü (30 Ekim 2020) yazısında Türkiye gündeminde yer alan 3 önemli konuyu kaleme aldı. Altaylı, Kemal Kılıçdaroğlu'nun "Fransız mallarını boykot" açıklamasında yaptığı "Emine Erdoğan'ın çantası" çıkışı ve Göç İdaresi'nin İdriss Sihamedi'ye Twitter'dan verdiği cevabı değerlendirdi. Altaylı'nın yazısında değindiği bir diğer konu da aylardır ülke gündemini meşgul eden koronavirüs vakaları oldu. Fatih Altaylı'nın yazsısı şöyle...

EMİNE ERDOĞAN'IN ÇANTASI VE HANDE FIRAT'IN YAZISI

Hürriyet Ankara Temsilcisi Hande Fırat, Cumhurbaşkanımızın eşinin kullandığı Fransız markalı çantaların “çakma” olduğunu yazmış.

Yani Türkiye’de üretilen sahte çantalar.

Çanta uzmanı değilim.

Çakma mıdır, değil midir anlamam!

Ama merak ettiğin şudur:

Hande Fırat hanımefendi o çantaların çakma olduğunu yazmak için niye yıllarca bekledi!

Yazının tamamını aşağıdaki bağlantıya tıklayarak okuyabilirsiniz...

GÖÇ İDARESİ'NİN İDRİSS SİHAMEDİ'YE VERDİĞİ CEVAP

Farklı İslamcı grupların Türkiye’de kendine güvenli bir ortam bulması, Avrupa’dan çıkartılmak istenen bazı radikal isimlerin Türkiye’den oturma izni talep etmesi ve Türkiye’nin bunlara yeşil ışık yakan ülke gibi görünmesi Türkiye’nin dünyadaki algısını bozuyor.

Bunları yaptıkça istediğimiz kadar Avrupa’daki terör saldırılarını kınayalım, istediğimiz kadar terör ile İslam bir araya gelemez diyelim, istediğimiz kadar terörün her türlüsünü lanetleyelim sonuç değişmez.

Türkiye’nin, Türk halkının yüzde 99’unun bu işlerle uzak yakın ilişkisi olmayacağını, bunları desteklemeyeceğini ben bilirim, siz bilirsiniz ama bunu kimseye anlatamayız!

Bunun sonucunda önce siyasi ilişkiler yara alır, sonrasında ticari ilişkiler ve Türkiye’ye yönelik yatırımlar durur...

Sonrasını ise düşünmek bile istemem.

Bu yüzden Türkiye, bu grupların Türkiye’deki faaliyetlerini bir an önce durdurmalı, bunları ülkeden dışarı çıkarmalı ve yenilerinin ülkeye gelmesini engellemeli.

Başta Göç İdaresi Başkanlığı olmak üzere tüm kurumlar bunlardan uzak durmalı.

“Bunlar din kardeşlerimiz” falan diye de kimse bana maval okumasın.

Din kardeşi dediklerinizden neler çektiğimizi unutmayalım.

Yazının tamamını aşağıdaki bağlantıya tıklayarak okuyabilirsiniz...

KORONAVİRÜS VAKALARI

Salgın Avrupa’da ve Türkiye’de mevsimsel nedenler ve herkesin normale dönmüş olması nedeniyle artıyor. Öyle ki vaka sayıları salgının herkesin ödünü patlattığı Nisan ayındaki sayıları bile aşmış.

Ama siz konuşmaktan başka hiçbir önlem almıyorsunuz.

Vaka ve hasta sayıları 20 binleri aşıp 30 binlere doğru ilerliyor.

Siz hala önlem almıyorsunuz.

Bu saatten sonra alacağınız önlem, önlem sayılır mı?

Daha kişiye indirgeyelim.

COVİD 19 şüphesiyle hastaneye gittiniz. Testiniz yapıldı ve pozitif çıktı.

Virüsü kapmışsınız.

Bu saatten sonra ellerinizi yıkayıp, hijyen kurallarına dikkat etmeniz, o güne kadar takmadığınız maskeyi takmaya başlamanız sizi korur mu?

Tabii ki, korumaz!

Başkalarını korur belki ama size faydası olmayacağı açıktır.