İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nde Urfi Çetinkaya ile birlikte 14 sanığın, “örgütlü şekilde uyuşturucu ticareti yapmak” suçundan çeşitli hapis istemleriyle yargılandığı, haklarında verilen 24 yıllık hapis cezasının Yargıtay 10. Ceza Dairesi tarafından bozulmasıyla Çetinkaya, bacanağı Talip Doğan ve Enver Sarı ile birleşen dosyalardaki 2 sanığın da yeniden hakim karşısına çıktığı davada, gizli tanık muamması yaşanıyor.
Dava kapsamında, kimliği gizli tutulan bir muhbirin anlatımları doğrultusunda 8 yılı aşkın bir süre tutuklu olarak yargılanan sanık Urfi Çetinkaya'nın avukatı Hatip Mercan, müvekkilinin bu dava dosyasında yargılanmasını sağlayan tek delil olarak kabul edilen, aleyhte beyanların sahibi “X1” adlı gizli tanığın, polis tarafından herhangi bir kaydına rastlanmadığını ve kimlik, irtibat bilgilerine ulaşılamadığını iddia etti.
MUHBİR İHBARIYLA BAŞLADI
Avukat Mercan'ın iddialarına dayanak olan dava süreci, avukatın dosyaya koyduğu belge, dosyaya ulaşan yazılar ve mahkeme tutanaklarına göre şöyle yaşandı:
Dönemin İstanbul Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nde görevli bir başkomiseri tarafından tutulan ve narkotik büro amirliğine 30 Temmuz 2003 tarihinde gönderilen bir yazıda, adı gizli tutulan “X1” kod adlı muhbirin 2003 yılının mart ayında, “uyuşturucu kaçakçılığı suçundan cezaevinde bulunan Urfi Çetinkaya'nın halen uyuşturucu kaçakçılığına devam ettiği” yönünde beyanlarda bulundu. Aynı gizli tanık, 15 Ağustos 2003'de de narkotik şubeye giderek, “Enver Sarı'nın Urfi Çetinkaya adına uyuşturucu madde imalatı yaptığı” bilgisini aktardı.
Dönemin başkomiseri Uğur Aksal tarafından yazılan tutanağa göre, adı gizli tutulan “X1”den başka, “X2” adlı bir muhbirden de, bu yönde bilgiler alındığı belirtildi.
Soruşturma aşamasında dönemin Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde (DGM) görevli İstanbul cumhuriyet savcılarından İsa Dalgıç, muhbirlerin suçla ilgili açıklamalarına ihtiyaç duyduğu için, muhbirlerin 'gizli tanık' olarak dinlenilmesi kararının çıkarılmasını talep etti.
2 Nolu DGM de, 9 Ocak 2004'te verdiği kararda, tanıkların kimliklerinin ve ikametgahlarının saklı tutmak suretiyle tedbir uygulanması ve tanığın gerektiğinde tebligat yapılacak adresinin ile açık kimliğinin tahkikatı yapan güvenlik birimi tarafından özel olarak saklanmasına hükmedildi.