Cemal DOĞAN / GAZETE HABERTÜRK

Yargı tarihinde bir ilk gerçekleşti ve CHP’nin 1923-1946 yılları arasında ‘tek parti’ olduğu dönem, savcılık soruşturmasına konu oldu.

Tarihçi Said Alpsoy, 8 Eylül 2014’te katıldığı bir televizyon programında CHP’nin tek parti dönemini sert sözlerle eleştirdi. Bunun üzerine CHP “tek parti döneminde dini kesime ve camilere yönelik yoğun baskıların yaşandığını” iddia eden Alpsoy’dan şikâyetçi olunca, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı.

"ONLARCA KAYNAK VEREBİLİRİM"

Soruşturmayı yürüten Savcı Mehmet Taştan, Tarihçi Alpsoy’un ifadesine başvurdu. Alpsoy, televizyon programındaki sözlerini kabul etti ve savcıya şunları söyledi:

"Tek parti zamanında İslami faaliyetlerin büyük ölçüde yasaklandığına, cami ve ibadethanelerin kapatıldığına veya amacı dışında kullanıldığına, ezanın yasaklandığına, kamuya açık alanlarda çarşaflı kadınların peçelerinin yırtıldığına, cemaatle namaz kılınan yerlerin basılıp Kuran-ı Kerim’in suç aleti gibi işlem gördüğüne onlarca kaynak verebilirim."

SAVCI, CHP’DEN BELGE İSTEDİ

Savcı Taştan, CHP Genel Merkezi’ne de bir yazı yazarak, iddialarla ilgili belge-bilgi istedi. Savcının yazısında şöyle denildi:

"Programda söylenen sözlerin düzmece olup olmadığının tespiti için tek parti döneminde ülkemizdeki cami ve mescit sayılarını, yıllara göre sayı- larda bir değişme varsa bunun nedenlerini, cami kapatma ve satma iddialarını, sayısal verilere dayanır şekilde dini eğitim kurumlarını, yazılarını, İslam’ı öğrenmek ve öğrendiği biçimde yaşamak isteyen vatandaşlarımıza baskı uygulanıp uygulanmadığını, Kuran okunan yerlere yönelik jandarma baskını iddialarını, yapılan dini uygulamalara muhalif kalan kişilerin dönem içinde kendisini ifade edebilme hürriyetinin olup olmadığını inceleyen; özetle, anılan dönemde din hürriyetinin sosyal hayattaki pratiğini konu alan, tarafınızca belirlenecek makul sayıdaki eserin ilgili bölüm fotokopileriyle birlikte ve varsa diğer delillerle beraber incelenip iade edilmek üzere 15 günlük süre içinde başsavcılığımıza sunulması rica olunur."

"YETKİNİZİ VE ÇAPINIZI AŞAR"

Savcının bu yazısına, CHP adına Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan imzasıyla 7 Mayıs 2015’te sert bir cevap geldi. Tezcan yazıda, “Görünen o ki savcılık makamı, Cumhuriyet Halk Partisi’nin müştekisi olduğu soruşturma üzerinden hakaret suçunu değil Cumhuriyet’imizin bir dönemini soruşturmaya, hatta tarihi yargılamaya kalkmaktadır. Cumhuriyet tarihinin arkasında, yüzleşemeyeceği bir kara lekesi yoktur. Hukukçu kişiliğinizi bir kenara bırakıp kanunla yazılı göreviniz dışına çıkarak, Cumhuriyet döneminin soruşturması ve çözümlemesini yapmak sizin yetkinizi de çapınızı da aşar” dedi.

Savcı Taştan, 5 ay sürdürdüğü soruşturmasında Milli Eğitim Bakanlığı, Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü, Diyanet İşleri Başkanlığı,Türk Tarih Kurumu, İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü arşivleriyle; aralarında Prof. Dr. Cemil Koçak’ın “Tek Parti Döneminde Muhalif Sesler”, Mahmut Goloğlu’nun “Tek Partili Cumhuriyet 1923-1938”, Gotthard Jaschke’nin “Yeni Türkiye’de İslâmlık”, Doğu Perinçek’in “Kemalist Devrim, Din ve Allah”, Kâzım Karabekir’in “Günlükler 1906-1948”, Sevan Nişanyan’ın “Yanlış Cumhuriyet” isimli eserlerinin de bulunduğu pek çok kaynaktan yararlanarak 93 sayfalık iddianame hazırladı.

HAPİSLE YARGILANACAK
Tek parti döneminin dini uygulamalarını bütün yönleriyle konu alan iddianamenin sonuç bölümünde, “Şüphelinin bir takım somut vakıalara dayanarak öne sürdüğü, tek parti devrinde olumsuz anlamda ve yoğun şekilde dini alana müdahale edildiği iddiasının; elde edilen resmi belge ve bilgilerle, farklı çevrelere ait çok sayıda yazar ve akademisyenin anlatımlarıyla uyumlu bulunması, değişik kişilere ait hatıralarla desteklenmesi nedeniyle ‘görünür gerçekliğe’ uygun olduğu sonucuna varılmıştır” denildi.

Ancak, şüpheli Alpsoy’un, tek parti döneminde yaşanan bu olaylardan dolayı, bugünkü Cumhuriyet Halk Partisi’ni suçlayıcı ve mensuplarını alenen aşağılayıcı ifadeler kullanması nedeniyle hakkında iddianame düzenlendi.

Alpsoy, 3 Kasım 2015 tarihinde açılan ve 28. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülecek davada, 6 aydan 1 yıla kadar hapis ve kamu haklarından men istemiyle yargılanacak.