Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Gündem Politika Böke: Ailemin bir tarafı Hıristiyan, diğer tarafı Müslüman

        CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Selin Sayek Böke, bir gazetede, kendisinin vaftiz edildiği ve Hristiyan olduğu şeklindeki habere tepki göstererek, "nefret suçu" işlendiğini belirtti.

        CHP MYK toplantısı sürerken genel merkezde basın toplantısı düzenleyen Selin Sayek Böke, birgazetee çıkan şahsıyla ilgili habere değindi. Bu suçun bu sefer ki muhatabının kendisi ve ailesi olduğunu belirten Böke, şunları söyledi:

        "Biz ne ilkiz, ne de tekiz. Ama biz tek olmadığımız için ben burada bu açıklamayı yapmak zorunda hissediyorum. Türkiye'de ayrımcılığa uğrayan. yok sayılan, kimlikleri, inançları sorgulanan yaşam alanları her gün daraltılan, bu ülkenin tüm vatandaşları adına ben bu açıklamayı yapıyorum. Bir kez ve son kez yapıyorum. Şunu da üzülerek eklemeliyim ki bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak bu çağda böyle bir nefret suçuna dair bir açıklama yapmak zorunda kalmaktan da utanç duyuyorum. Selin Sayek Böke olarak değil, şahsımla ilgili olduğu için değil, Türkiye Cumhuriyeti'nin gururlu bir vatandaşı olduğum için utanç duyuyorum. Bu utancı bize kimsenin yaşatmaya hakkı yok."

        "Benim ailem, kökenim soyum, kökenim ortada" şeklinde devam eden Böke, bu konuda bugüne kadar ne bir şey sakladığını, ne de gizlediğini, ne de korktuğunu belirterek, "Gizleyeceğim, saklayacağım korkacağım hiçbir şey yok. Esasında utanması gerekenler nefret suçu işleyenlerdir. Ben onlar adına utanıyorum" dedi.

        Böke, ailesinin yüzyıllardır bu topraklarda yaşayan, herkes kadar buralı, bu ülkenin yurttaşı ve hayatları boyunca bu ülkeye hizmet etmeye kendilerini adamış insanlar olduğunu söyleyerek, "Ben bu ailenin bir parçası olmaktan hep gurur duydum, hala gurur duyuyorum yarın da gurur duyacağım. soya sopa meraklı olanların merakını da gidereyim. Ailemin bir tarafı Hristiyan, diğer tarafı Müslüman. Her ikisi de, kültürü zengin Anadolu'nun çocukları. Ben o zenginliğin içinde büyüdüm ve her gün o zenginliği yaşama fırsatı yakaladığım için kendimi şanslı hissettim. Ben de 44 yıllık hayatını herkes kadar bu ülkenin çocuğu, bu toprağın insanı Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak yaşadım. Bu nefret suçunu işleyenlere inat böyle yaşamaya devam edeceğim. Ben esasen siyasete tam da bu zihniyetle mücadele etmek için girdim" diye konuştu.

        CHP Parti Sözcüsü Böke, bu ülkede hiç kimsenin hiçbir nedenle ayrımcılığa uğramadığı, sözde değil gerçekten demokrasi, gerçekten laiklik olan bir Türkiye inşasında mücadelenin ortağı olduğu için siyasete girdiğine vurgu yaparak, "Ben yalnız değilim, milyonlarla beraber bu mücadeleyi vermeye de devam edeceğim. Bu açıkla şahsımla ilgili bir açıklama değil. Bu açıklama her gün ayrımcılığa uğrayan, kimliklerinden dolayı kendi topraklarında yabancı hissettirilen ve Türkiye'nin bu ayrımcı zihniyete teslim olmaması gerektiğine inanan, bu topraklarda ortak yaşama kültürüne değer verenlerin ve bu değere sahip çıkmakta kararlı olanların mesajıdır." ifadelerini kullandı.

        Böke açıklamasında, "Kimsenin şüphesi olmasın Türkiye'nin kimsenin ayrımcılığa uğramadığı, kimsenin kendi öz vatanında ikinci sınıf vatandaş gibi hissettirilmediği laik , demokratik bir ülke olması gerektiğine inanan milyonlarla birlikte biz bu mücadeleyi vermeye devam edeceğiz ve kazanacağız. Bu ülkeyi bu karanlık zihniyete asla teslim etmeyeceğiz." dedi.

        "BU TERÖR SON BULMAK ZORUNDA"

        Çözüm süreci ve terör üzerinden hükümeti eleştiren Böke, "Türkiye bir kez daha acıya uyandı. 9 canımızı kaybetmenin acısına uyandık. Anneler, eşler, çocuklar ağlıyor. Tüm şehitlerimize Allah'tan rahmet sevenlerine sonsuz sabır ve başsağlığı diliyoruz. Milletimizin başı sağ olsun. Türkiye'nin bu acı tablo ile karşılaşmış olması, her sabah Türkiye coğrafyasının her köşesinde ağlayan yürekleri ortaya koyuyor olmasının bir sorumlusu var. Bu sorumlu adına çözüm süreci denen AKP sürecini ortaya koymuş olan iktidardır. Bu sorumluluk bölgenin bir silah deposuna dönüştürülmüş olmasına göz yumulmuş olmasından gelmektedir. Biz bu şehitleri vermemeliyiz. Uzun hayat istiyoruz yaşamalarını istiyoruz. Siyaset dışı meşru olmayan aktörleri masanın etrafına toplayan ve masaya siyaseti almadığı için de sürecin çöküşünü baştan hazırlayan bir dönemdi. Bu yaklaşımın sonucunda zaten PKK bölgeyi bir silah deposuna dönüştürdü. Bu yaklaşımın sonucunda biz her sabah terörün bizden aldığı canlara ağlar ve birbirimizden umut beklerken uyanıyoruz. Buna sona vermek gerekiyor. Buna son verme yükümlülüğü de iktidarın. Bu terör son bulmak zorunda" diye konuştu.

        "MASTER PLAN'IN İÇİNİN NE KADAR BOŞ OLDUĞU İKTİDAR KANADINA YAKIN MEDYADAN GÖRÜLÜYOR"

        Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun açıkladığı 'master plan'ı eleştiren Böke şu ifadeleri kullandı: "Geçtiğimiz hafta sayın Başbakan adına, 'master plan' denilen bir eylem planı paylaştı. 'master plan'ın içinin ne kadar boş olduğu iktidar kanadına yakın medya tarafından bunun manşetlerden görülmemiş olması ile açıkça ortaya konuyor. Terörle mücadelenin güçlü, etkili ve akılcı bir çerçeve ile ortaya konulması gerekiyor. Bu yaklaşımı göz ardı eden yaklaşımın çökeceği de yine bir kez daha süreç başlarken ortaya konmuş oluyor.

        SAMİMİYSENİZ TOPLUMSAL UZLAŞI KOMİSYONUNU YARIN KURALIM

        Planda demokrasi reformundan bahsediliyor. Türkiye'nin herhangi bir reform yapma ihtiyacı yoktur. Demokratik yollarla samimi çözme niyeti varsa, gelin mecliste, siyasi zeminde hep birlikte bu sorunu çözmek için toplumsal uzlaşı komisyonunu yarın kuralım. Reform dediğiniz böyle olur. Sürekli reformdan bahsetmekle olmaz. Gelin ekonomi ve sosyal paketini uygulamaya geçirelim, prim affı verelim, esnafa sicilinin bozulmaması için destek verelim. Vereceğiz demeyelim. CHP'nin verdiği kanun teklifini yarın yasalaştıralım. Samimi bir eylem planıysa.

        EĞER 'MASTER PLAN' ARIYORSAK...

        Eğer bir 'master plan' arıyorsak, 'master plan' Meclis'te kabul edilmeyen bu tekliflerle zaten bekliyor. 'master plan' da, AKP iktidarının vizyonsuz ekonomik anlayışı da çok net ortaya konuluyor.

        GAP PROJESİNİ GELİN YARIN YENİDEN AKTİF HALE GETİRELİM

        Yakıp yıkılmış olan bölgeyi, yeniden inşa sürecine, bir ekonomik kalkınma paketi olarak ortaya konma zafiyeti gösteriliyor. Bölgenin ekonomik kalkınma planına ihtiyacı var. Yıllardır bitirilmemiş olan GAP projesini gelin yarın yeniden aktif hale getirelim.

        TOLEDO'DA BÖLGENİN, TARİHİNİ, KÜLTÜRÜNÜ İÇİNDE YAŞATAN BİNALAR VAR

        TOKİ medeniyetleri kurma hevesi Sur bölgesini Toledo yapacağız diyen yaklaşımla da bir kez daha ortaya konmuştu. Toledo'da 13. 14. yüzyıldan bugüne taşınmış olan o bölgenin, tarihini, kültürünü içinde yaşatan binalar var. TOKİ medeniyetlerinin bu tarihi barındırması mümkün değil. Bu vizyonsuzluktan acilen vazgeçilmeli. Sorunlara insanca, insanına değer vererek, o bölgede bir hayat yaşandığı gerçeğini kabul etme yükümlülüğü iktidardadır. İktidara bunu hatırlatmaya devam edeceğiz."

        "TÜRKİYE, SURİYE'DE İZOLE EDİLMİŞ BİR AKTÖR HALİNE GELDİ"

        Hükümetin dış politikasını eleştiren Böke sözlerini şöyle sürdürdü: "İktidarın vizyonsuzluğu ülkemiz içerisinde yaşanan sorunlarla sınırlı değil. Aynı öngörüsüzlük Türkiye'yi, Suriye'nin ateş çemberi içerisinde kendi başına kalmış bir noktaya getirdi. Türkiye, Suriye'de izole edilmiş bir aktör haline geldi. Kırmızı çizgiler pembeleşti. Arap baharının bir muhasebesi yapıldığında tek bir mağlup ortaya çıkıyor o da maalesef Türkiye.

        SURİYE'YE KARA HAREKATI İLE GİRMESİ PLANINDAN BAHSEDİLİYOR

        Detayları paylaşılmayan ancak dedikodu ile duyduğumuz Suriye'ye Türkiye'nin kara harekatı ile girmesi planından bahsediliyor. Sorunu çözmek için yeni bataklıklar yaratmanın ötesine geçemeyen bu vizyonsuzluk kendi kurtarma hamlesinin ötesinde bir hamle değildir."

        "TÜRKİYE'NİN SURİYE'YE YAPACAĞI BİR KARA HAREKATI BAŞIMIZA ÇOK ZOR İŞLER AÇACAKTIR"

        CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Selin Sayek Böke, Türkiye'nin Suriye politikasını eleştiren Böke şu ifadeleri kullandı:

        "Rusya ve İran başta olmak üzere Arap dünyasını da karşısına alarak Türkiye'nin Suriye'ye yapacağı bir kara harekatı başımıza çok zor işler açacaktır.

        KENDİMİZ SURİYE'DE BULMAK İSTEMİYORUZ

        Biz CHP olarak yarın sabah kalktığımızda kendimiz Suriye'de bulmak istemiyoruz. Bir kez daha bu tarihi yanlışın yapılmaması için hükümete kuvvetli bir çağrıda bulunuyoruz. Türkiye'yi bu dipsiz kuyuya itmenin kimsenin hakkı yok.

        SALİH MÜSLİM'İ NEDEN TÜRKİYE'YE DEFALARCA DAVET ETTİNİZ

        Terör örgütü olarak tanımladığınız aktörleri Salih Müslim'i neden Türkiye'ye defalarca davet ettiniz. Davetlerde ne konuştunuz? İktidara sürekli sorduk yanıt alamadık. Soruyu bir kez daha yenilemek istiyorum."

        "TÜRKİYE MÜLTECİLER ÜZERİNDEN BÖYLE KİRLİ PAZARLIKLARA DAHİL OLMAMALI"

        Mülteci sorununa ilişkin Böke, "Ege'de boğulan çocukların bedenleri üzerinden yapılan utanç verici pazarlıklara bu hafta hepimiz şahit olduk. TC. vatandaşı olarak bu pazarlıkları okumuş olmaktan müthiş bir utanç duyuyorum. Suriyeli mültecileri birer hiç gibi gören bu yaklaşım asla kabul edilemez. Mülteci sorunu Türkiye'nin sorunu değildir doğru. Türkiye bu sorunun bir parçasıdır. Mülteciler üzerinden böyle kirli pazarlıklara dahil olmamalı. Bu ülkeyi bu karanlık zihniyete asla teslim etmeyeceğiz" dedi.

        "CİZRE'DE BİLGİ KİRLİLİĞİ ORTADAN KALDIRILMALI"

        Cizre'de "bir bodrum katında olan yaralılara" ilişkin bir soru üzerine Böke, "Partimizin her konuda olduğu gibi iktidara açık bir çağrısı vardır. Bu bilgi kirliliğini ortadan kaldırılması sorunun çözülmesi için ilk yapılaması gerekendir. Gerçek durum neyse netlik ortaya konulmalı çağrımızı yeniliyorum" dedi.

        "CUMHURBAŞKANI TARAFINDAN O KİŞİNİN FOTOĞRAFI DENDİ"

        Atatürk posterinin indirilmesi tartışmalarına ilişkin Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarını değerlendirmesi istenen Böke, "Cumhurbaşkanı tarafından o kişinin fotoğrafı dendi. Partimizde küçük veya büyük hangi sorun varsa, hangi adım atılması gerekiyorsa süre sınırlaması olmadan sorunun çözümüne yönelik hukuki adımların atılmasını önceliyoruz. Bunun sayın Cumhurbaşkanı tarafından anlaşılamamış olmasına şaşırmadığımı ifade etmek istiyorum" diye konuştu.

        DHA

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ