Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

 

Serdar KULAKSIZ-Hayati ARIGAN/İSTANBUL

Mahkeme kapalılık kararına rağmen duruşma salonundan çıkmayan CHP ve HDP'li milletvekilleri hakkında 'adil yargılamayı engellemek'ten suç duyurusunda bulunacak...

Adana ve Hatay'da durdurulan ve MİT ait olduğu öne sürülen TIR'lara ait görüntüleri yayınladıkları gerekçesi ile Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara temsilcisi Erdem Gül hakkında açılan davanın kapalı yapılmasına karar verildi. Mahkemeye heyeti, taraflar ve avukatları dışında sadece Gül ve Dündar'ın eşi, anne ve babalarının duruşmaları izlemeleri yönünde karar verdi. Mahkeme suçtan zarar gördükleri gerekçesi ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MİT Müsteşarlığı'nın davaya katılma talebini kabul etti. Dündar ve Gül'e destek vermek için gelen izleyiciler, kararı yuhalayarak ve alkışlayarak protesto etti. Salonun boşaltılmasının istenmesine rağmen CHP ve HDP milletvekilleri dışarı çıkmadı. Bunun üzerine mahkeme heyeti, milletvekilleri hakkında 'adil yargılamayı engellemek' suçundan savcılığa suç duyurusunda bulunulmasına karar vererek,duruşmayı 1 Nisan Cuma gününe erteledi.

DURUŞMAYA KATILDILAR

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde dün görülmeye başlanan davaya "Darbeye teşebbüs", "Askeri ve siyasal casusluk", "Gizli kalması gereken bilgileri açıklamak", "Terör örgütüne üye olmak" suçlarından ağırlaştırılmış müebbet, müebbet ve 22,5 yıldan 35 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep edilen Can Dündar ve Erdem Gül katıldı. Dündar ve Gül'ü 50'yi aşkın avukat temsil etti. İddianamede müşteki olarak yer alan Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MİT Müsteşarlığı'nı da birer avukat temsil etti.

SAVCIDAN GÖRÜŞÜ SORULDU

Mahkeme Başkanı Canel Rüzgar iddianamede duruşmaların tamamen kapalı yapılmasının talep edildiğini hatırlatarak, Cumhuriyet Savcısı Evliya Çalışkan ile taraf avukatlarına söz verdi.

SAVCI: KAPALILIK İSTEDİ

Hafta başında davanın görüleceği mahkemede görevlendirilen Savcı Evliya Çalışkan, "MİT TIR'larının durdurulmasına ilişkin Adana'da görülen dava dosyasına MİT Müsteşarlığı'nca gönderilen yazılarda milli güvenliği içeren bilgi ve belgeler olduğunun belirtilmesini, Yargıtay 16. Ceza Dairesi'ndeki yargılamanın kapalı yapılmasını ve sanıklara atılı suçun siyasi casusluk olmasını" gerekçe göstererek, duruşmaların tamamının kapalı yapılmasını talep etti.

KAPALI YAPILMASIN

Dündar ve Gül'ün avukatı Tora Pekin, bunun üzerine "Savcı beyin bahsettiği belgeler bizim dava dosyamızda yok. Bu dosyada kapalı oturum yapılmasını gerektirecek hiçbir sebep yok. Eğer kapalı oturum kararı verilirse müvekkillerimizin adil yargılanma hakkı engellenecektir. İddianamede devlet görevlilerinin ulusal ve uluslararası görüşme kayıtlarının bulunduğu belirtilmiş. Yargıtay 16'ıncı Ceza Dairesi'ndeki yargılamanın kapalı olarak yapılması gerekçe gösteriliyor. Tamamıyla farklı yargılama, farklı sanıklar, farklı bir dava. Yargıtay 16'ıncı Ceza Dairesi böyle bir karar vermiş olsa dahi bizim dosyamızla alakası yok. Neden dosyanın tamamı kapalı yapılsın? Eğer dosyada gizli belge varsa o belgenin irdelendiği celseyi kapalı yapalım" dedi.

AVUKAT PEKİN: ADİL YARGILAMAYI ETKİLEMEYE TEŞEBBÜSTÜR

Anayasa Mahkemesi'nin verdiği "Hak ihlali" kararının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yaptığı "Saygı duymuyorum" açıklamasını hatırlatan avukat Pekin, "Cumhurbaşkanı sizden AYM kararına uymamanızı, Anayasa'yı çiğnemenizi istiyor. Bu açıkça adil yargılamayı etkilemeye teşebbüstür. Adalet Bakanı da katılmıştır bu açıklamalara. Kapalı oturumla yapılırsa Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Adalet Bakanı açıklamalarına devam edecek. Dört duvar arasında kalacak duruşma. Sessizlikle ödüllendirilecek. Soruşturma açık yürütüldü. Duruşma kapatılmak isteniyor" diye konuştu.

MİT YAZILARI DOSYADA

Pekin'in bu sözleri üzerine Savcı Çalışkan, "Dosyada olmadığı belirtilen MİT yazıları dosyanın yedinci klasöründe mevcut. Sataşmayı önlemek için söylüyorum" diye konuştu.

MEDENİ BİR TARTIŞMA İÇİNDEYİZ

Dündar ve Gül'ün avukatlarından Akın Atalay ise "Burası bir duruşma salonu burada yapılan da bir yargılama. Sayın savcımız böyle alınganlık yapacaksa bu daha başlangıç. Sayın Savcı alışsa iyi olur. Burada bir yargılama yapılıyor. Medeni bir tartışma içindeyiz" dedi.Savcı Çalışkan'ın gizlilik talebine dayanak gösterdiği MİT yazısının bir örneği Dündar ve Gül'ün avukatlarına veridi Ardından Avukat Atalay, söz konusu yazının bir kısmını okuyarak, "Burada oyun oynamıyoruz. Duruşmaya açıkça devam edelim" dedi.

ŞİKAYETÇİ OLDULAR

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın avukatı suçtan zarar gördüklerini ve şikayetlerinin devam ettiğini belirterek, davaya katılma talebinde bulundu. MİT Müsteşarlığı avukatı da "Hazine vekili olarak duruşmalara katılmak istiyoruz. Devlet memuruyuz. Görevimizi yapmak zorundayız" dedi. Dündar ve Gül'ün avukatları ise 'suçtan doğrudan zarar görmedikleri' gerekçesi ile katılma talebinin reddedilmesini istedi.

KAPALILIK KARARI VERİLDİ

Mahkeme heyeti, talepleri görüşmek için ara verdi. Yaklaşık yarım saatlik aranın ardından da 'suçtan doğrudan zarar gördükleri' gerekçesi ile Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MİT Müsteşarlığı'nın davaya katılma talebini kabul etti. Mahkeme heyeti, MİT Müsteşarlığı'nca Adana'da görülen dava dosyasına gönderilen yazılarda devlet güvenliğini ilgilendiren gizli kalması gereken bilgi belgelerin bulunması, MİT TIR'larına ilişkin Yargıtay 16'ıncı Ceza Dairesi'ndeki yargılamanın kapalı yapılması, birleştirilmesi talep edilen Selam Tevhid Davası'nın da kapalı yapılması ile sanıkların siyasal ve askeri casuslukla suçlanmasını gerekçe göstererek duruşmaların tamamen kapalı yapılmasına karar verdi. Mahkeme heyeti duruşmalara sanıklar, taraf avukatları ile sadece sanıkların eşlerinin katılmasına ve gizliliği ifşa edecek beyanlarda bulunmamaları yönünde uyarılmalarına karar verdi. Ardından salonun boşaltılmasını istedi.

SALON BOŞALTILDI

Salonda bulunan izleyiciler kararı yuhalayarak ve alkışlayarak protesto etti. Salondan bir süre çıkmayan izleyiciler daha sonra polislerin uyarısı üzerine salonu boşalttı. Duruşmaların vekaleti olmayan avukatlar, milletvekilleri ve sanıkların yakınlarınca izlemesi yönündeki talebi de değerlendiren mahkeme heyeti, Dündar ve Gül'ün anne ve babası ile vekaleti olmayan avukatların da duruşmayı izlemelerine ilişkin talebi kabul etti. Milletvekillerinin duruşmayı izleme kararını ise reddetti.

DÜNDAR VE GÜL'ÜN DURUŞMASI 1 NİSAN'A ERTELENDİ

Ancak duruşmayı izlemeye gelen CHP ve HDP'li bazı milletvekilleri, salondan çıkmadı. Bunun üzerine mahkeme heyeti, vekillerin dışarı çıkmaması halinde yargılamaya geçilemeyeceğini bildirdi. Ancak milletvekilleri, duruşma salonundan çıkmadı. Bunun üzerine mahkeme heyeti, milletvekilleri hakkında 'adil yargılamayı engellemek' suçundan savcılığasuç duyurusunda bulunulmasına karar vererek duruşmayı 1 Nisan Cuma gününe erteledi.

CAN DÜNDAR KARARI ELEŞTİRDİ

Mahkemenin duruşmaların kapalı yapılmasına ilişkin kararını eleştiren Can Dündar verilen arada, "Zaten biz işte bununla mücadele ediyorduk. Ama her şey bütün dünyanın önünde yaşanıyor ve bir tür deve kuşu politikası bu... Ama biz hakikaten deve kuşunun görmemiz gereken bölümünü gördük" dedi.

MİLLETVEKİLLERİ VE BAŞKONSOLOSLAR DA İZLEDİ

Duruşmayı izlemek için sabah erken saatlerde Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne çok sayıda vatandaş ile CHP Milletvekillleri Gürsel Tekin, İlhan Cihaner, Barış Yarkadaş, Sezgin Tanrıkulu, Bülent Tezcan, Mehmet Bekaroğlu, Mahmut Tanal ve Onursal Adıgüzel ve HDP'li Milletvekilleri Meral Danış Beştaş, Garo Paylan, eski milletvekili Hasip Kaplan da geldi. Kapalılık kararı öncesinde duruşmaya izleyenler arasında İngiltere İstanbul Başkonsolosu Leigh Turner, Fransa İstanbul Başkonsolosu Muriel Domenach ve Hollanda Başkonsolosu Robert Schuddeboom da yer aldı.

DURUŞMA ÖNCESİ AÇIKLAMA YAPTILAR

Çok sayıda yabancı basın mensubunun da duruşmayı izlemek için hazır bulunduğu adliye önünde dava öncesi Dündar ve Gül bir açıklama yaptı. Can Dündar, yaptıklarından emin olduklarını ve haberlerin arkasında durduklarını, gerçek suçluların yargılanması gerektiğini belirterek "Beraatimizi istemeye gidiyoruz" dedi. Erdem Gül de "Gazetecilik suç değildir. Bugün burada bunu savunmakla karşı karşıyayız. Anayasa Mahkemesi kararıyla bizim yaptığımızın tek kelimeyle gazetecilik olduğu söylendi. Biz burada aynı zamanda Anayasa Mahkemesi'nin hukukunu da savunmakla karşı karşıyayız. Suç işlemedik gazetecilik yapmaya devam..." diye konuştu.

92 GÜN SONRA TAHLİYE EDİLMİŞLERDİ

Soruşturma kapsamında Dündar ve Gül, 26 Kasım 2015'te tutuklanmıştı. Dündar ve Gül'ün avukatları, Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruda bulunmuştu. Anayasa Mahkemesi de Dündar ve Gül hakkında ''hak ihlali'' kararı vermişti. Bu kararın ardından İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, 26 Şubat'ta Dündar ve Gül'ü tahliye etmişti.