Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

HABERTURK.COM

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Muş'ta katıldığı toplu açılış töreninde Anayasa Komisyonu'nda çıkan kavga hakkında, "Teröre bulaşanları görüyoruz ki, bunlar iflah olmuyor. Biz buna asla fırsat vermeyiz. Bu vatan evlatlarını birbirine kırdırımaya izin vermeyiz. O toplantılara giremeyecekler. O salonlara kiralık eşkıyalar giremeyecek. O kiralık provakatörler için yargı süreci başlayacak. Meclis'in kapısının önünden geçemeyecekler" dedi.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Muş'un düşman işgalinden kurtuluşunun 99. yıldönümü dolayısıyla düzenlenecek programa ve toplu açılış törenine katılmak üzere bugün İstanbul'dan Muş'a gitti.

Başbakan Davutoğlu Muş'a hareketinden önce Atatürk Havalimanı VİP Salonu'nda yaklaşık bir saat Lübnan Eski Başbakanı Saad Hariri ile görüştü. Görüşme basına kapalı gerçekleşti. Görüşmenin ardından Başbakanlığa ait ANA adlı özel uçakla saat 12.45'de İstanbul'dan Muş'a giden Başbakan Davutoğlu'nu Atatürk Havalimanı VİP Salonundan İstanbul Valisi Vasip Şahin ve diğer ilgililer uğurladı.

"HER TÜRLÜ YASAKLA MÜCADELE ETTİK"

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Belediye Meydanı'nda Muş’un 99. kurtuluş yıl dönümü kutlamaları ve toplu açılış törenine katıldı. Başbakan Davutoğlu'nun konuşmasından satırbaşları şöyle:

"Biz Malazgirt ruhunu yeniden ihya etmek için yola çıktık. Alparslan, Selahattin'den nasıl ayrılamazsa biz de birbirimizden ayrılamayız. Alevi dediler, Kürt dediler, başörtülü dediler bu milleti ötekileştirdiler. AK Parti ile ayrımcılık bitti, AK Parti ile vesayet bitti. Bu ülkede yaşayan herkes bu milletin eşit ve özgür yurttaşı olmuştur. 

78 milyonun kardeşliğini pekiştirme çabası içinde olduk. Ne kadar yasak varsa hepsini kaldırdık. Farklı dil ve lehçelerin öğretilmesi önündeki engelleri kaldırdık. Kürtçe bölümler açtık üniversitelerde. OHAL uygulamasına son verdik. Başörtüsü yasağını bir daha hortlamamak üzere kaldırdık. DGM'leri kapattık, faili meçhulleri sona erdirdik. Biz daima adaletin, demokrasinin, özgürlüklerin yanında olduk, her türlü yasakla mücadele ettik.

1 Kasım'da bu şehadetinizle bize destek verdiniz. Biz de sizi yüreğimizden ayrı tutmadık. Millet ne derse bugün o olur. Milletin kaynağı, millete hizmet olarak dönüyor. 14 yıllık AK Parti döneminin büyük yatırımlarına devam ediyoruz. Birileri sizi karamsarlığa sevk etmeye çalışabilir, ama siz Türkiye'nin nasıl kalkındığını görüyorsunuz. Bırakın onlar kirli operasyonalrına devam etsin. Biz aydınlık gelecek için sizlerle yürümeye devam edeceğiz. 

"HALEP'İ ESİR EDENLER..."

Bölge üzerinde menfaat ve güç hesapları yapanlar için insanın önemi yok. Suriye'de yaşananları görüyorsunuz. Cuma namazı kılınan ülkeler hürdür. Kılınamıyorsa orada esaret vardır. Dün Halep'te cuma namazı kılınamadı. camilere gidilemedi, hutbe okunamadı. Halep'i esir edenler, bilsin ki Muş gibi bir gün özgür olacak. Rus uçakları, hain uçaklar, işgalci uçaklar sivil, çocuk, kadın demeden hastanenin üzerine bombalar yağdırdı. Moskova'da oturanlara soruyorum, size ne yaptı Suriye halkı? Niçin bombalar yağdırırsınız? O mazlumların elleri yakalarında olacak. Anadolu insanı o mazlumların yanında olacak. 

Biz gücümüzü Kut'ül Amare'den alıyoruz. Bağdat'ı savunmak için işgalci güçlere karşı verilen direniş bugün Halep'tedir. 100 yıl önce bölgemizi parçalamayı hedefleyenlere karşı Kut'ül Amare zaferine ulaşmıştır. Bugün bölgemizi daha da bölmek isteyen Sykes–Picot takipçileri çıkıyor. Bu terör örgütü Suriye'de yaşananları bize yaşatmak istiyorlar. Al bayrak yerine bazı paçavralar getirmek istiyorlar. Bu memleketin istiklalinin sembolu al bayrak ve cuma namazında okunan hutbedir. Yeni Sykes–Picot peşinde olanlar bölgeyi bölmeye çalışıyor. Onun için buradayız. 

Dün Kut'ül Amare'de işgalcilere diz çöktürenlerin evlatları, yani bizler Halep'te yaşananlara izin vermeyeceğiz, ülkemizin bölünmesine izin vermeyeceğiz. Ne yaparsanız yapın Ortadoğu'yu kardeşlikten mahrum edemeyeceksiniz. Bu zulümlerin adı savaş bile değil. Bugünün Halep'i bombalayanlarda onur ve haysiyet yok. Bunun bir örneğini de Afrin'de gördük. İş makineleri üzerine cesetleri tehşir eden PKK'yı gördük. Terör örgütü oradan çıkacak kardeşlerimizle birlikte yaşacağız. Adaletten, özgürlükten bahsediyorlar ama vahşetin en adisini yapıyorlar. 

Birbirlerine düşman gibi görünen bu örgütler Türkiye'ye düşmanlık için harekete geçtiler. Şehirlere barikat kurdular, çukurlar kazdılar. Sivil halkı katlettiler. Hastaneleri, okulları, durakta bekleyenleri bombaladılar. Biz bunlardan da bunların ağababalarından da korkmayız. Bu milet insan canının kıymetini bilmeyenlerin, siyaset yapıyoruz diyerek teröre destek olanların yaptıklarını unutmayacak.

"DAĞDAKİ TERÖRÜ MECLİS'E TAŞIYORLAR"

Güvenlik güçlerimiz sadece terör örgütüle mücadele etmiyor, terör mağduru vatandaşlarımızın elinden tutuyor. Siz de güvenlik güçlerimize sahip çıktınız. Bu terör örgütüne destek vermediniz, biz Muş'a geliyoruz dedik, al bayraklarla karşıladınız. 

Terör destekçisi malum partinin sırtını dayadığı teröristlere fırsat vermeyeceğiz. Sizlerden oy isterken özgürlük, eşitlik dediler, sonra sırtlarını teröristlere dayadılar. Biz sırtımızı sizlere dayadık, biz sırtımızı Muş'a dayadık. Bu teröristlere arabalarıyla silah taşıdılar. Kendi dokunulmazlıklarının kaldırılmasını istediler, şov yapmak istediler. Biz dedik ki hodri meydan. Tüm dokunulmazlıklar kaldırılacak. Birden paçaları tutuştu. Hani hesap vermekten korkmuyordunuz. İşte biz buradayız. Bu nasıl ikiyüzlülük, bu nasıl sahtekarlıktır. Şimdi de dağdaki terörü Meclis'e taşıyorlar. Ellerinde gelse Anayasa Komisyonu'na çukurlar kazacaklar, barikatlar kuracaklar. Komisyona paralı adamlarını soktular. Hepsi vandallar. O çukurlarını kapattık, o şiddeti Meclis'e getirmenize izin verir miyiz? 

Teröre bulaşanları görüyoruz ki, bunlar iflah olmuyor. Biz buna asla fırsat vermeyiz. Bu vatan evlatlarını birbirine kırdırımaya izin vermeyiz. O toplantılara giremeyecekler. O salonlara kiralık eşkıyalar giremeyecek. O kiralık provakatörler için yargı süreci başlayacak. Meclis'in kapısının önünden geçemeyecekler. 

"CHP TERÖR DESTEKÇİSİ Mİ, DEĞİL Mİ?"

CHP'ye sesleniyorum, dokunulmazlıklar konusu sizin de büyük sınavınız. CHP'nin oyu ne yüzde 1 mi? Bunlar yüzde 1'lik partiler. Hergün birkaç milletvekili dokunulmazlığa destek vermeyeceğini söylüyor. Ucuz kahramanlığa gerek yok. CHP terör destekçisi mi, değil mi? Herkes görecek. Bu ülkenin her meselesi, siyasetin de meselesidir. Muhalefetten bu yaklaşımı hiç görmedik, bugün de göremiyoruz. Anamuhalefet partisi lideri terör örgütünün ürettiği dezenformasyonu pazarlıyor. 

Türk siyaseti Kılıçdaroğlu kadar yalan söyleyen bu kadar lider az görmüştür. Aslını defalarca anlattığımız konular iftira etmeye devam ediyor. Suriye'de yaşananların ardından, Suriyeli kardeşlerimize en sıcak ilgiyi gösteren Kilis'e provakatif dille yaklaşıyor. O kardeşlerimizi Suriyelilere karşı kışkırtmaya çalışıyor. Nifak sokmaya çalışıyor. İnsan denir mi, insani bir tutum denir mi? Böyle bir insani meseleyi suistimal ediyor. Kilis halkı sizin gibi insafsız bir karaktere sahip değil. Bu milletin mayasında iyilik var. 

Kılıçdaroğlu diyor ki, 'Suriyeliler iş yapıyor, vergi vermiyor' diyor. Suriyelilerin vergi vermediği iddiası yalan. Suriyeliler vergisini ödüyor. Bizim vatandaşlarımızla, Suriyeliler arasına nifak sokup, huzursuzluk çıkarmak istiyor. Bu nifaklar o roketler kadar tehlikelidir. Biz o insanların dramına sahip çıkıyoruz. Kilis'te yaşayan kardeşlerimizin güvenliği için her türlü tedbiri alıyoruz. Biz ne Kilis'i, ne Muş'u, ne Diyarbakır'ı mağdur ederiz. 

MUŞ'A YAPILAN YATIRIMLAR

Muş'a 14 yılda neler yaptık, Muş nereden nereye geldi, en iyi siz biliyorsunuz. 6,1 milyar lira yatırım ve destek sağladık. En büyük yatırımı da eğitime ayırdık. 2bin 579 derslik yapmış olduk. Cumhuriyet tarihinde yapılanı 14 yılda aştık. Muş Alparslan Üniversitesi'ni kurduk. 108 km bölünmüş yol yaptık. Tarihi köprüleri restore ettik. 342 bin havaalanı yolcusu oldu, 21 kat. 3 milyon adet fidan diktik. Aplarslan 1 Barajı ile Muş kendi elektriğini üretiyor. Baraj ekonomimize 270 milyon lira katkı sağladı. Geçen yıl doğalgazı getirdik. Yüksek Hızlı Tren projesini de yürütüyoruz. Burası Ortadoğu'nun en bereketli toprakları olacak.