Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

HABERTURK.COM

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, çok maksatlı amfibi hücum gemisi Anadolu'nun inşa başlangıç töreninde konuştu. "Terör örgütüne yardım yapanlar bize destek vermedi" diyen Erdoğan, "Türkiye'nin modern nükleer bir uçak gemisine sahip olamamızı eksiklik olarak görüyorum" ifadelerini kullandı.

Erdoğan, Tuzla Sedef Tersanesi'nde çok maksatlı amfibi hücum gemisi Anadolu'nun inşa başlangıç törenine katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları şöyle: 

"Bugün Anadolu'nun ülkemiz, milletimiz, Deniz Kuvvetlerimiz, ordumuz için hayırlı olmasını temenni ediyorum. Türkiye'nin F-35 tarzı uçakların iniş-kalkış yapabileceği Anadolu'da emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Gerektiğinde dünyanın her köşesinde askeri ve insani operasyon yürütebileceğimiz için çok önemlidir. 

Önümüze bu proje geldiğinde çok heyecanlanmıştım. Biz bunu çok daha ileriye taşımamız gerekir demiştim. Güçlenen, gelişen Türkiye'nin kendi sınırları dışında da varlık göstermesi gerekiyor. Ülkemize yönelik tehditlerin büyüdüğü bir dönemde atılan bu adımı geç kalmış bir adım olarak görüyoruz. bu millet kendi göbeğini kendisi kesmek durumundadır. Savunma sanayisindeki gelişmeleri takip ederken, ülkemizin yeni konumuna hazırlıkları süratlendirmeliyiz. Türkiye'nin modern nükleer bir uçak gemisine sahip olamamızı eksiklik olarak görüyorum. Silahlı insansız hava araçlarının aldıkları neticeden dolayı mutlu olduğumu ifade etmek istiyorum. bunun gerisinin geleceğine inanıyorum.

Nükleer santral inşaasına da yeni geçtiğimizin farkındayım. Bu tür projeleri sonuçlandırmak 5 yıl kapsamlı çalışmayı gerektiriyor. Arkadaşlarımla kapsamlı bir analiz yaptık. Savunma sanayine önem vermemiz gerektiğine vardık. Herbiriyle özel olarak ilgilendim. Önümüze öyle engeller çıkarıldı ki, öngördüğümüzden daha yavaş ilerleme kaydettik. Bürokratik oligarşiden neler çektik, neler. Belki de bu gemiyi bitirme noktasına gelecektik.

Ülkenin içinde bulunduğu istikrar ve güvenle projeler birer birer sonuçlanmaya başladı. 2002 yılında yüzde 80'lerde olan dışa bağımlılık bugün yüzde 40'lar seviyesine düşmüş durumda. 2023'te hedefimiz dışa bağımlılığı kaldırmaktır. Tüm dost ve kardeş ülkelerin de destekçisi, tedarikçisi olacağız. 

Geçtiğimiz yıl bu hedef doğrultusunda ilerlemesini sürdürüyor. 31 milyar dolarlık projesiyle çalışmalarını yürüten savunma sanayimiz ar-gede 1 milyar dolara ulaştı. 

İleri teknoloji gerektiren konularda, uluslararası konularda işbirliklerimiz de olacaktır. Araştırma, geliştirme, modernizasyon, test gibi konularda kendi kendimize yeter haline gelmeliyiz. Bugünü ilk adım olarak görüyorum. Atak helikopterlerimiz içgüvenlik alanında etkin şekilde kullanılıyor. Altay için yakında seri üretime başlanacak. Silahsız, insansız hava araçlarını devreye girmesiyle içgüvenlikte rahatlama sağlanacağına inanıyorum. 

Osmanlı'nın son döneminde ve Cumhuriyetin ilk yıllarında bu konuda ciddi atılımlar başlamıştır. Ancak 1920, 1930'lu yıllarda heyecanları yüksek isimlerin çabaları boğulmuş, öldürülmüştür. Türkiye dışabağımlılığa mahkum edilmiştir. Bazıları bunu NATO üyeliğimize bağlamaktadır. Tıpki Devrim otolarının söndürülmesi gibi, savunma sanayisini de buna benzetiyorum. 1. Dünya Savaşı'nda teslim alamadığımız gemiler var. Kıbrıs çıkarması döneminde uçaklarımıza yedek parça verilmediği için yaşadığımız sıkıntıları biliyoruz. Bu sıkıntıları iyi ki çekmişiz, çektik ASELSAN'ı kazandık. Terör örgütüne yardım yapanlar bize destek vermedi. 

Doğu ve güneydoğu bahane edilerek parası ödenmesine rağmen verilmeyen silahlar var. Bunlar komşusu, üyesi olduğumuz NATO ülkeleridir. Sonra bana diyorlar ki telefonda, 'Medya üzerinden konuşmaları yapmayalım'. Doğru. Peki ama sen terör örgütüne ne üzerinden gönderiyorsun bu silahları? 

Biz Balkan yenilgisinin ardından, birkaç senede yeniden teşkilatlanan bir ordunun farklı cephelerde yazdığı o destan var ya, bunu bile kendi vatandaşlarımıza anlatamamış bir ülkeyiz. Milletimizi özellikle de yeni nesilleri çok iyi bilgilendirmeliyiz. Tarihini, kültürünü iyi bilmeyen gençleri iyi hazırlayamayız. Gençlerimizi özgüven içinde yetiştirme mecburiyetindeyiz. 

Hiçbir evladımız Çanakkale Savaşları'nın yaşandığı yerleri görmeden hayata başlamamalı. Kut'ül Amare'yi bilmeyen evladımız kalmamalı. Önümüzdeki dönem bu anlayışla okul kitaplarından, sinemaya kadar kapsamlı bir bilgilendirme çalışması başlatmalıyız. 

Burada daha fazla çalışacağız ve bu 5,5 yılı geri çekeceğiz. Siz bunu 4'e falan çekin, Genelkurmay Başkanım 3 diyor, bunu 4'e çektiğimiz zamandan itibaren yeni siparişler geleceği gibi, bizim de yeni siparişlerimiz olacak."