Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
AA

Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik, Avusturya Başbakanı Christian Kern'in açıklamalarına ilişkin, "Avusturya Başbakanı ve Dışişleri Bakanı'nın tüm AB zeminlerinde Türkiye karşıtlığı yapması, onlara da kaybettiriyor. Aşırı sağcılarla yarışmak için Türkiye karşıtı ve İslamofobik siyaset üretenler, aşırı sağın ve ırkçılığın güçlenmesini sağlıyorlar." değerlendirmesinde bulundu.

Çelik, sosyal medyadaki Twitter hesabı üzerinden paylaştığı mesajında, Kern'in aşırı sağcıların AB'nin kilit ülkelerinde iktidara gelmeleri büyük problem olacağı yönündeki açıklamalarını hatırlatarak, "Oysa, Avusturya Başbakanı ve Dışişleri Bakanı, Türkiye konusunda aşırı sağcılardan daha aşırı söylemler kullanıyorlar." ifadelerini kullandı.

Aşırı sağcıların hamlelerini dengelemek için onlardan "daha aşırı" konuşmalar yapanların seçimlerde kaybettiğine dikkati çeken Çelik, şöyle devam etti:

"Aşırı sağcılarla yarışmak için Türkiye hakkında benzer söylemler kullananlar, tüm Avrupa'da seçim kaybettiler ya da zayıfladılar. Avusturya Başbakanı ve Dışişleri Bakanı'nın tüm AB zeminlerinde Türkiye karşıtlığı yapması, onlara da kaybettiriyor. Aşırı sağcılarla yarışmak için Türkiye karşıtı ve İslamofobik siyaset üretenler, aşırı sağın ve ırkçılığın güçlenmesini sağlıyorlar."

Avrupa'da aşırı sağcılarla mücadele etmek yerine onlarla aynı kulvarda yarışan tüm ana akım siyasilerin kaybettiğini belirten Çelik, aşırı sağ akımların AB'yi ve barışı tehdit ettiğini kaydetti. Bakan Çelik, "Irkçılığın güçlenmesinde, siyasi hesaplarla Türkiye karşıtlığı yapanların payı çok büyük." değerlendirmesini yaptı.

Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik, "Terörist bir komşu ile yaşamanın ne demek olduğunu en iyi biz biliriz." dedi.

Çelik, Kanada'nın Halifax kentinde düzenlenen 8. Uluslararası Güvenlik Forumu'nun ikinci gününde BBC'den Yalda Hakim'in moderatörlüğünde yapılan "Suriye: Mahallenizdeki Dostane Terörist" başlıklı oturumda konuştu.

Oturuma, Çelik'in yanı sıra Fransa Savunma Bakanı Jean-Yves Le Drian, Brookings Enstitüsü'nden emekli General John Allen ve ABD’li Senatör John McCain de katıldı.Çelik, burada yaptığı konuşmada, yanı başında terörist bir komşu ile yaşamanın ne demek olduğunu en iyi Türkiye'nin bildiğini belirtti.

Bakan Çelik, oturum öncesi gösterilen video filmde, terör saldırılarına maruz kalan şehirler arasında Türkiye'den sadece İstanbul'un yer aldığına dikkati çekerek Türkiye'de terör saldırılarından başka şehirlerin de etkilendiğini söyledi.

Türkiye'nin 3 milyon sığınmacıya ev sahipliği yaptığını hatırlatan Çelik, "Bu durumun böyle devam etmesi başka sonuçlara neden olur." diye konuştu.Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed'le temasta olunan zamanlarda siyasi mahkumların affedilmesi gibi tavsiyelerde bulunulduğunu aktaran Çelik, "Ancak Esed, bunun yerine kendi insanlarını öldürmeyi seçti." dedi.

"DEAŞ'IN İSLAMLA ALAKASI YOK"

Terör örgütü DEAŞ'ın ne halifelik ne de İslam ile alakası olduğunu ifade eden Çelik, şöyle devam etti:"DEAŞ'ın 10 yıl içindeki mücadelesinde gördük ki bir yere yerleşmek için geri çekiliyor ve bekliyor. Mezhepçi gruplar giriyor ve onların çatışmasından orayı rahatça alıp yerleşiyor. Neden Batı dünyasından çok sayıda insan DEAŞ'a katılıyor? Buradaki insanlara kimlikleriyle yaşamalarına sınır konulunca, kendilerini ifade imkanı kalmayınca radikal gruplara katılıyor."

DEAŞ ile mücadele ederken hem Suriye'de hem de Irak'ta geleneksel ve yerel yapıyı bozmamak gerektiğine dikkati çeken Çelik, "Bu gruplar (DEAŞ ve PYD) Arapların ya da başka azınlıkların topraklarına el koymaktadır. DEAŞ sorunu çözüldükten sonra bile sonunda bu topraklarda yine huzursuzluk çıkacaktır. Bölgenin dokusunu bozmamak gerekir." diye konuştu.

"MÜTTEFİKLERİMİZ DESTEK VERMİYOR"

Tunus Nahda Hareketi'nin lideri Raşid el-Gannuşi'nin, "Biz (Usame) bin Ladin'i Tunus'ta öldürdük. Nasıl mı? Bin Ladin, gençlerimize, 'Siz demokrasi diyorsunuz ama Batı, demokrasi ile iktidara gelseniz bile size izin vermez' diyordu. Biz, demokrasi ile iktidara gelip, bin Ladin'i zihinlerde öldürdük." dediğini aktaran Bakan Çelik, Gannuşi'ye Mısır'daki darbeden sonra "Bin Ladin yeniden dirildi mi?" diye de sorduğunu anlattı.Türkiye'nin AB'ye tam üyelik müzakereleri için tarih aldığı salonda bulunan 600 gazeteciden 500'ünün Müslüman ülkelerden gazeteciler olduğunu dile getiren Çelik, "Türkiye'nin AB üyeliği, İslam dünyası için de umuttu. Şimdi üyelik müzakerelerine son verilmesi konuşuluyor. Koalisyon DEAŞ'ı yenememişken, Nijerya'da Boko Haram yayılmaya devam ediyor. Bunları konuşmamız lazım." ifadelerini kullandı.

AB Bakanı Çelik, oturum sonunda yaptığı konuşmada da Suriye konusunda birçok eleştiride bulunulabileceğini belirterek şunları kaydetti:

"Örneğin İran ve Rusya, Suriye'de çok yanlışlar yapmış ve birçok insanın ölmesine neden olmuştur. NATO müttefikleri olarak bizlerin Suriye konusunda üzerinde anlaştığımız bir çözüm önerisi var mıdır? Bizde 15 Temmuz'da darbe girişimi oldu. Bir ay sonra Suriye topraklarına girdik ve ilk kez NATO sınırlarını DEAŞ'tan temizledik. En büyük müttefikimiz olan ABD ne yaptı? PKK'nın Suriye kolu olan PYD ile işbirliği yapıyor. Bu doğru mu? İran oraya Hizbullah'ı soktu. Biz bir militan yakaladık. Bu kişi, geçmişte PKK'nın içinde bulunmuş, şimdi Facebook'unda DEAŞ sembolleri ve fotoğrafları var ayrıca müttefikimiz bir ülkeye ait pasaportu var.'Uçuşa yasak bölge' dedik müttefiklerimiz destek vermedi. 'Güvenli bölge' dedik, müttefiklerimiz destek vermedi. 'Terör örgütleri ile savaşalım' diyoruz, müttefiklerimiz destek vermiyor. NATO müttefikleri Türkiye ile dayanışma göstermiyor. Fotoğraf budur."

Avusturya Başbakanı Christian Kern, aşırı sağcıların AB’nin kilit ülkelerinde iktidara gelmelerinin büyük problem olacağını öne sürerek, "Bu bizim için büyük bir refah kaybı anlamına gelir. Avrupa, Avusturya'dan daha fakir olur" dedi.

Kern, Avusturya’nın önde gelen gazetelerinden Kurier’e verdiği mülakatta, Amerika Birleşik Devletleri gibi gelişmiş ülkelerde yerleşik siyasi sınıfa karşı oluşan tepki oylarının sağ partilere kaydığını söyledi.

Aşırı sağcı liderlerin her şeye verecek cevaplarının olduğunu ancak sorunları çözecek plan ve programlarının olmadığını ileri süren Kern, "demagog" olarak nitelendirdiği aşırı sağcıların "boş vaatlerle" halkı kandırdığını savundu.

Kern, muhalefetteyken vadedilenlerin yönetime gelindiğinde uygulanmadığını belirterek, ABD başkanı seçilen Donald Trump’ın Obama’nın hayata geçirdiği sağlık yasasının iptal edileceğini vadettiğini ancak seçimden sonra bu düşüncesinden vazgeçtiğini aktardı.

Ulus devlet anlayışı ile ileri gidilemeyeceğini iddia eden Kern, Avrupa’nın kilit ülkelerinden biri olan Fransa’da yönetime Le Pen gibi aşırı sağcı birisinin geçmesinin Avrupa'yı fakirleştireceğini ileri sürdü.

Aşırı sağcıların Avrupa’ya vereceği ekonomik zararın tam olarak kestirilemeyeceğini belirten Kern, “Eğer aşırı sağcı demagoglar, AB’nin kilit ülkelerinde yönetimi ele geçirirlerse büyük problemimiz var demektir. Le Pen gibi birinin ekonomik olarak nasıl bir zarar vereceğini tam anlamı ile kimse kestiremez. Bu bizim için büyük bir refah kaybı anlamına gelir. Avrupa, Avusturya daha fakir olur." ifadesini kullandı.

Avusturya'da 4 Aralık'ta yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aşırı sağcıların adayı Norbert Hofer'in kazanmasına kesin gözüyle bakılırken, Fransa'da ise 23 Nisan ve 7 Mayıs tarihleri arasında yapılacak seçimlerinde aşırı sağcıların adayı Marine Le Pen'in kazanma ihtimalinin yüksek olduğu kaydediliyor.