Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
DHA

Başbakan Binali Yıldırım, Kilis Devlet Hastanesi'nde tedavileri süren yaralı askerleri ziyaret ettikten sonra gazetecilere açıklama yaptı.

Başbakan Yıldırım, bir gazetecinin Türkiye'nin güneyindeki Suriye'nin Münbiç bölgesinin kontrolünü sağlayan terör örgütü YPG'ye, Amerika'nın silah vermesine ilişkin, "Maalesef bu tutumu tasvip etmiyoruz. Yurt içindeki terörle mücadelede teröristlerin kullandığı silahların YPG'den gelen Amerika menşeili olduğunu biliyoruz. Yıllardır dost ve müttefik olan Türkiye ile bu meseleyi ele almasını bekliyoruz" dedi.

Başbakan Yıldırım açıklamasını şöyle sürdürdü:

"Ülkemizin güney sınırlarından vaki olacak her türlü terör hadisesine karşı gereken tedbirleri alırız. Bugün Güneydoğu'da ve Doğu'da yaptığımız terörle mücadelede, teröristlerin desteğinin Suriye'den geldiğini biliyoruz. Zamanı geldiğinde oradaki terör yuvalarını da dağıtmak için nasıl 'Fırat Kalkanı' operasyonunu sürdürüyorsak, tehdit nereden gelirse gelsin, meşru müdafaa hakkımızı kullanarak bu tehdidi bertaraf etme, ülkemizin, milletimizin canı ve mal güvenliğini korumak en büyük önceliğimizdir. Sadece Türkiye'de değil, Suriye'deki masum sivil insanların da terör karşısında korunması yine sadece bizim değil, koalisyon güçlerinin, Rusya'nın, terörle mücadele eden herkesin görevidir. Ve bu görev yerine getiriliyor. Bu vesile ile 2017'nin ülkemize, milletimize hayırlar getirmesini diliyorum. Kırsalda, 'Fırat Kalkanı'nda operasyon yapan, gece- gündüz demeden vatan için, millet için mücadele eden bütün güvenlik güçlerimizi polislerimizin, jandarmamızın, polisimizin, askerimizin, korucularımızın, bekçilerimizin de Allah yar ve yardımcısı olsun."

ABD, terör örgütü PKK'nın Suriye uzantısı PYD'ye askeri yardımına hız verdi. ABD'li yetkililerin aksi yöndeki ifadelerine rağmen, son iki haftada terör örgütünün kontrolündeki Haseke iline havadan ve karadan silah sevkiyatları yapıldı.

ABD'li yetkililer, Suriye'deki PYD/PKK unsurlarına askeri yardımda bulunmadıklarını savunmasına karşın, sahadaki hareketlilik sürüyor.

ABD'nin Ankara Büyükelçisi John R. Bass, geçen cuma verdiği bir röportajda, "Biz PYD'ye doğrudan destek sağlamıyoruz, silah, cephane sağlamıyoruz." demişti.

Ancak Haseke'deki AA muhabirlerinin bildirdiğine göre, Bass'ın açıklamalarıyla aynı gün akşam saatlerinde, Rümeylan hava üssüne askeri kargo uçakları indi. Askeri kargolar bu uçaklardan ABD helikopterlerince alınarak farklı bölgelere taşındı.

Büyükelçi Bass'ın 7 Nisan'da, örgüte askeri yardımda bulunmadıkları açıklamasının hemen ertesi günü de ABD helikopterleri Rümeylan'daki PYD/PKK unsurlarına büyük bir askeri sevkiyat yapmıştı.

SON İKİ HAFTANIN EN BÜYÜK SEVKİYATI

Bölgedeki AA muhabirleri, sevkiyatta görevli olan ve isminin açıklanmasını istemeyen bir yerel sakinin, ABD güçlerinin 13 Aralık'ta da örgüte yardım ulaştırdığını, son iki haftanın en büyük askeri yardımının da dün akşam saatlerinde gerçekleştiğini bildirdi.

Buna göre, Rümeylan'a ABD kargo uçaklarını inerken, Erbil'den yola çıkan üstü örtülü onlarca tır, Irak sınırından geçerek PYD/PKK bölgesine ulaştı. AA'ya bilgi veren diğer kaynaklar, tırların bir kısmının Kamışlı'dan geçişine tanıklık ettiklerini söyledi.

BÖLGEDEKİ ABD-PYD/PKK ÜSLERİ

ABD, Haseke'nin kuzeydoğusundaki Rümeylan ilçesinde Ekim 2015'te, Kobani'nin (Ayn el-Arab) güneyindeki Harab Işk köyüne de geçen mart ayında hava üsleri kurmuştu. Rümeylan, kargo uçaklarının da inebileceği büyüklükte iken Harab Işk'ı ise şimdilik yalnızca askeri helikopterler kullanabiliyor.

PYD/PKK, Suriye'nin kuzeydoğu sınırındaki Haseke'den başlayarak Hatay'ın karşısına kadar, sınır hattında uzanan bir hakimiyet bölgesi kurmayı hedefliyor.

Türkiye ise bu "terör koridoru"nun kurulmasına izin vermeyeceği uyarılarını yineliyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da terör örgütüne yönelik dış yardımlar konusunda, dün, "(Fırat Kalkanı Harekatı) Koalisyon güçleri ne diyordu başından, 'DEAŞ terör örgütüne karşı bütün mücadelemizi sonuna kadar vereceğiz' diyorlardı. Hatta bizi de DEAŞ'a destek vermekle suçluyorlardı. Şimdi hepsi ortadan kayboldu. Tam aksine terör örgütüne, DEAŞ da dahil olmak üzere, YPG, PYD bunlara destek veriyorlar." ifadelerini kullanmıştı.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu A Haber'e açıklamalarda bulundu.

Çavuşoğlu'nun açıklamalarından satır başları şöyle;

"Ateşkesin sağlanması, takip edilmesi, ihlal eden bir taraf varsa hangi yaptırımlar uygulanacak bunlar üzerinde çalışıyoruz. Şu anda bir ateşkesin ülke geneline yayılması ve denetlenmesi, ikincisi de rejimle muhalefet arasında müzakerelerin Astana'da başlaması. Ama bu Cenevre'ye alternatif değildir, tamamlayıcı bir adımdır. Cenevre bildirgesi, BM'nin 2254 no'lu kararı dahili hepsini içine alan, artık siyasi çözüm için de çalışıyoruz."

REJİMİN GARANTÖRÜ RUSYA OLACAK

"Muhalefetle Rusları bir araya getirdik. Muhalefetle imzalanacak anlaşmaya biz Rusya'yla garantör oluyoruz ama rejimin garantisi kim olacak? Rusya olacak tabii ki. Rejimle de aynı anlaşmayı Rusya imzalayacak ve Rusya bunun garantörü olacak, ateşkese uyulması, ülke geneline yayılması ve siyasi çözüm için müzakerelerin tekrar başlaması."

"Ruslarla bir anlaşma yapmak üzereyiz. İran Moskova'ya gelince şunu sorduk: Bir ortak açıklama yapıyoruz. Bu açıklamada Rusya'yla Türkiye rejim ve muhalefet konusunda garanti veriyor. İran neyi garantileyecek? Şii gruplar, Hizbullah var. İran da bu konuda garanti vererek ateşkes konusunda garantör oldu. Şu anda Ankara'daki anlaşma için Türkiye ve Rusya garantör. Rejimin imzalayacağı sadece Rusya mı yoksa İran da garantör olarak imza koyacak mı belli değil. İran Moskova'da garantör olmuştu özellikle Şii gruplar, Hizbullah ve rejim konusunda. Metin üzerinde bunu verecek mi bunu çalışıyoruz."

"Tahliyeler sırasında bu grupların engel çıkardığını gördük. Muhalefetin de rejimin de o değişik grupların da ateşkese uyması lazım. Yabancı savaşçıların buradan ayrılması gerekiyor."

"Astana'daki görüşmeler bizim gözetimimizde olacak. Müzakereyi rejimle muhalif grupların yapması lazım siyasi çözüm için. Bundan sonra Esad'ın Suriye'de birliği beraberliği sağlayamayacağına inanıyoruz. Esad'la görüşmek söz konusu değil."

"Önce ateşkesi sağlamaya çalışıyoruz. Ateşkes olmadan müzakerelerin bir anlamı olmaz. Ateşkesten sonra siyasi müzakereler başlayacak. Bu anlaşmaya göre her iki taraf da müzakere heyetini kendisi belirleyecek. Ama bizim şartlarımız var. YPG bir terör örgütüdür. Muhalefet de bunu kabul etmiyor. Bir terör örgütünün siyasi müzakerelerde yer almaması lazım."

"Suriye'nin sınır bütünlüğü, toprak bütünlüğü, milli birlik ve beraberliği, herkesi kapsayan bir Suriye diyoruz. Terör kantonunun kurulmasına müsaade etmeyiz."

ABD BÜYÜKELÇİLİĞİNİN AÇIKLAMASIYLA İLGİLİ

"ABD'nin içinde olduğu koalisyon Fırat Kalkanı operasyonumuza belli bir süreden beri havadan destek vermiyor. ABD, YPG'ye PYD'ye silah veriyor, nokta. Bugüne kadar silah verdik hata ettiğimizi anladık diyorsa eyvallah. Ama bugüne kadar ABD, YPG'ye silah vermiştir, nokta."

"Madem DAEŞ'le mücadele için bir koalisyon kurduk, biz de size İncirlik Üssü'müzü açtık. El Bab'ta ciddi bir mücadele veriyor niye havadan destek vermiyorsunuz? Koalisyon epeyce zamandan beri destek vermiyor. Burada YPG ABD'lilere baskı yapıyor. YPG'nin amacı Afrin'le Münbiç tarafından gelip birleştirip terör koridoru oluşturmaya çalışmak. Rakka'da YPG'yi ABD kullanmak istiyor. YPG de diyor ki beni kullanmak istiyorsan El Bab'ta Türkler başarılı olmamalı ve koridorun önünde engel olmamalı. ABD kendisi söyledi El Bab'a gitmeyin. Burayı YPG kontrol etmiyor ki DAEŞ kontrol ediyor. Güya o bölgedeki operasyonlar Rakka operasyonunu gölgeleyebilir veya yavaşlatabilir. Telefonda söyledim; YPG sizden bunu rica ediyor siz de bunu bize söylüyorsunuz ama bu mümkün değil. Biz burada DAEŞ'le mücadele ediyoruz."

"Terörle mücadele konusunda Avrupa'nın çifte standardını kaç kere söyledim. Samimiyet yok. Olsaydı bugün Musul operasyonu da daha etkili bir şekilde ilerlerdi. İstenilen hızda gitmiyor. Irak ordusuna ve yerel güçlere daha etkin destek vermemiz lazım. Peşmerge'ye de Irak ordusuna da destek veriyoruz. Başika da eğittimiz kişiler de DAEŞ'e karşı mücadele ediyor Musul'da."

"Türk askerinin katılması gündemde değil."

EL BAB OPERASYONU VE RUSYA

(Rusların TSK'nın El Bab'a operasyon yapmasına karşı olduğuna dair iddia) "Ruslar kendileri de o bölgede bazı hava hareketliliği yapacaklarından dolayı, herhangi bir kaza olmasın diye rica ettiler. Palmira'da operasyonlar yaptılar. Şimdi bu operasyonlar tamamlandı. Birkaç gündür de hava şartlarından dolayı uçuş olmadı. Ama biz böyle bir sorun olduğunu düşünmüyoruz. El Bab operasyonunda bizim uçaklarımızın havadan onları vurması önemli dedik. Bu anlayış mevcut, bu sorunun ortadan kalkacağını düşünüyorum."

"Biz DAEŞ ortaya çıktığından beri mücadele konusunda herkesle işbirliği yapabileceğimizi söyledik. Koalisyon bundan sonra destek vermeyecekse açık bir şekilde söylemesi lazım."

"Rusya'yla DAEŞ'e karşı şuan ortak bir operasyon yok. Enerjimizi Halep'teki ateşkesi tüm Suriye geneline yaymak ve denetimini çok iyi yapmak. Siyasi çözümü başarmak. DAEŞ'e karşı kendi mücadelemiz devam ediyor."

MÜNBİÇ

"Münbiç'te YPG hala var. Ortak bir komisyon da gönderdik oraya. Heyet gönderdik ABD'lilerle. Araziden edinilen bilgiye göre Fırat nehrinin doğusuna tamamen geçmediğini, bazı unsurların hala Münbiç'te olduğunu biliyoruz. YPG gelince etnik temizlik yapıyor. İnsanları da sürgüne gönderiyor ki kendisi yönetsin."

"Önce El Bab'ı temizlememiz lazım, ondan sonra Münbiç'e doğru."

"(Kılıçdaroğlu'nun açıklamaları) Ateşkesi Suriye'nin geneline yaymaya çalışıyoruz, kolay bir şey değil. Bugün sadece rejim ve muhalefet yok herkes var. Şu anda Suriye konusunda merkezde iki ülke var. Hiç kimseyi dışlamıyoruz. İşin merkezinde şu anda Türkiye vardır. BM'yi de Cenevre sürecini de dışlamıyoruz."

SİNCAR'DA PKK VARLIĞI

"Niye rahatsız Barzani? Çünkü Sincar'da IKBY içinde. Irak'ın diğer dağlarında olduğu gibi, şehirlere de inmek istiyor. Terör örgütüyle yaşamak kim ister? Kendi ülkesinin güvenliğini sağlamak için ortaya bir irade koymuştur. PKK'yla mücadele ediyoruz. Sincar'da da PKK'yı vuracağımızı daha önce de söyledik. PKK/YPG sınırın öbür tarafında terörü devam ettirdiği sürece bizim için bir tehdittir. DAEŞ'e karşı Peşmerge'ye nasıl destek veriyorsak PKK'ya karşı da veririz. Biz de aktif bir şekilde PKK'yla burada mücadele etmeye devam edeceğiz."

AVRUPA BİRLİĞİ VİZE SERBESTİSİ

"Son önerimiz üzerinde çalıştık. AB'nin gündeme getirdiği bir konu var; terörle mücadele kanunlarımızda değişiklik istiyor biz de bunu yapamayacağımızı anlatıyoruz. Biz FETÖ, PKK, YPG, DAEŞ gibi terör örgütleriyle mücadele ederken AB'nin bu talebi gerçekçi ve haklı değil. Biz bu mücadeleyi yaparken nasıl adım atarız? 72 kriterden bir tanesi bu, 71 kriteri yerine getir, terörle ilgili konularda Türkiye'yi anlama olmaz böyle bu iş."

"Somut bir takvime bağlanmak lazım. 4 tane kriter konusunda Türkiye ne zaman hangi adımı atacak bu konularda sorun yok. Geri Kabul ve vize serbestisi de eş zamanlı uygulanacak. Türkiye-AB zirvesi için tarih belirlenmeye çalışılıyor. Böyle bir zirve ortak irade koymak için de önemli olur. AB şu anda bu zirve için çalışıyor."

CENEVRE'DE 5'Lİ ZİRVE

"12 Ocak'ta Kıbrıs konusunda 5'li zirve başlıyor Cenevre'de. Sayın Cumhurbaşkanı'mız katılacağını söyledi. İngiltere ve Yunanistan'ın da en üst düzeyde katılması beklenir. Müzakereciler katılacak. KKTC tarafından tüm siyasi partilere davetiye gitti. Türkiye ve KKTC olarak ne karar alacaksak hep birlikte alacağız."