İstanbul Maltepe’de 11 Kasım 2016’da Alican Kurdaş (30),babasının işyerindeki görevliye, babası Osman Kurdaş’a ulaştırılmak üzere bir paket bıraktı. Osman Kurdaş paketi açınca patlama meydana geldi ve kolu ile bacağı koptu, görme kaybı oluştu. Tutuklanan bombacı evlat hakkında toplamda 61 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. Geçen hafta görülen duruşmada baba ve oğul ilk kez karşı karşıya geldi. Duruşmada Osman Kurdaş, “Olaydan 4 ay önce bana e-mail atıp ‘3 kuruşa çalışmam, ben gidiyorum. Baba dediğin tüm mal varlığını vererek oğlunu refah içinde yaşatmalıdır. Sen ne biçim babasın. 6 bin lira maaş veriyorsun’ yazdı” diyerek bir e-postadan bahsetti. Baba oğul arasındaki o e-postalara HABERTÜRK ulaştı.

Gazete Habertürk'ten Yusuf Doğan'ın haberine göre e-posta trafiğindeki ilk mesaj, Alican Kurdaş’tan gidiyor ve şu ifadeleri içeriyor: “Önümde iş ve başarı uğruna neredeyse tüm ailesini kaybetmiş başarısız bir adam var. Bir gün bile çocuklarına ‘Baba’ kavramını hissettirememiş bir adam... Bir gün bile maddi manevi desteğini hissettirmedin. ‘Ben her zaman maddi anlamda yanında olamam. Para kazanıp annene bakman gerekebilir’ dediğinde, kusura bakma ama yüzüne tüküresim geliyor.”

"SEN BANA HİÇBİR ZAMAN BABALIĞINI HİSSETTİRMEDİN"

Oğul Kurdaş’ın ikinci mesajında ise “Tanıdığım anne-babalar çocuğuna senin davrandığın gibi davranmıyor. Çevremdeki aileler evlatlarının hayattan keyif almaları için ellerinden geleni yapıyor. Bunun anlamı gidip çocuklarını paraya boğmak değil. Annem, kardeşimle Bodrum’a yerleşeceğiz” ifadesi yer alıyor. Osman Kurdaş ise oğluna ikinci e-postadan sonra yanıt veriyor: “Sana sağladığım imkânları yazmaya kalksam bu mail bitmez ama sağlamam hataydı. Senin derdin kolay, sıkıntısız, bedavadan bir hayat yaşayıp, rahat edip, anaya babaya yaslanıp kolay hayat yaşamak. Ben böyle görmedim. Bodrum’a gidersen git tabii. Sen bilirsin.”

Babasını, ilişkilerini sadece para olarak gördüğü için suçlayan oğul Kurdaş’ın son e-postası ise şöyle: “Sen durumu sadece para olarak görüyorsun, oysa sorun para değil. Sen bana hiçbir zaman babalığını hissettirmedin, başımı koyacağım bir omuz olmadın. Bir proje gibi gördün beni hep. Senin zaten normal koşullarda asla çocuk sahibi olmaması gereken bir yapın var.”