AA

İstanbul önce 18 Temmuz’da aşırı sağanak yağış altında sulara gömüldü. Tam 9 gün sonra ise bu kez dolu yağışı ve fırtına 20 dakikada megakente felaketi yaşattı. Her 2 afet sonrasında da İstanbul adeta felç oldu, hayat durdu. İklim değişikliğine dikkat çeken uzmanlar, kentte betonlaşma ve yeşil alanlardaki azalmanın yağmur sularının toprakla buluşmasına engel olduğunu ve sellere yol açtığını vurguladı.

İşte yeşile olan ihtiyacın bir kez daha gündeme geldiği günlerde, Bağcılar’da yaşayan 69 yaşındaki Temel Güven’in çabası genç kuşaklara ve yöneticilere hem ders hem de örnek olması gereken nitelikte. Bağcılar Belediyesi’nin “Gönül Bağı Projesi” üyelerinden Temel Güven, Kıbrıs Hava Yolları’ndan emekli olmuş. İlçe genelinde, diktiği fidanlarla tanınan Güven, emeklilik günlerini de 23 yıl önce diktiği ve bugün boyları apartmanlara ulaşan ağaçların altında geçiriyor. Temel Güven, “En yakın arkadaşım” dediği ağaçlara sevgisini şöyle anlatıyor: “Yıl 1994’tü. Bağcılar’da o zamanlar fazla ağaç yoktu. Hemen hemen her yer çıplaktı. Mahalleme fidan dikmeye karar verdim. Dönemin Bağcılar Belediye Başkanı Feyzullah Kıyıklık ile görüştüm. Sağ olsun isteğimi kırmayıp fidanlar için bana korkuluk temin etti. Sakarya’dan 70 çınar ve 10’un üzerinde ıhlamur ağacı getirdim. Onları diktikten sonra evimin suyuyla suladım. Elimde hortumu gören arkadaşlarım ‘Sana mı kalmış bu işler?’ diyerek benimle dalga geçtiler. Ama öyle bir gün geldi ki hepsi söylediklerine pişman oldu. Benimle dalga geçenler deprem gecesi o ağaçların altına toplandı. Bu sıcaklarda çınarların gölgesinde serinliyorlar.”

UTANDIRAN FİDAN

Tatilde bile ağaçlarını özlediğini belirten Güven, ağaçlar içinde özellikle biriyle ayrı bir bağı olduğunu söylüyor. Fidanın bir kurşun kalem kalınlığında olduğunu ve ilk başta tutmayacağını düşündüğünü vurgulayan Güven, “Çöpe atmaya kıyamadım. ‘Hadi sen burada kendin öl’ diyerek toprağa diktim. Ancak o fidan beni utandırdı. Şu anda en uzun ve en yakışıklı çınar o oldu” diyor. Güven, çocuklara cep harçlıklarıyla fidan dikmelerini öğütlüyor.