Sonra Teşvikiye Cami'ndeki cenaze törenindeydim.
Röportaj yapan genç arkadaşlar mikrofonu uzattıklarında hep aynı şeyi söylüyordum.
"Ufuk'un ölmüş olabileceğini hâlâ içselleştirmiş değilim.
Sanki, bir rüyada gibiyim."
Ama ne zaman ki Sevgili Ufuk'un kefene sarılmış bedeni, Zincirlikuyu'da taze açılmış toprağa teslim edildi... İşte o an kafama balyoz indi.
Nur içinde yat kardeşim.

Güneri Civaoğlu yazdı