Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Şükran ÖZÇAKMAK / AHT

BOĞAZİÇİ Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Nurcan Meral Özel, Çanakkale’nin Gökçeada İlçesi açıklarında meydana gelen 6.5 büyüklüğündeki depremle ilgili açıklamalarda bulundu. Özel, depremin Kuzey Anadolu Fay Zonu’nun Ege Denizi’ndeki devamı olan fay parçası üzerinde meydana geldiğini söyledi.





‘İVME YÜZDE 1’
Sığ bir deprem olması nedeniyle etkisinin civar illerden hatta Yunanistan’dan bile hissedildiğini ifade eden Özel, depremin ivme değerlerinin yüzde 1 seviyesinde olduğunu kaydetti. Özel, 17 Ağustos depreminde ise bu seviyenin 5 olduğunu anımsattı.

‘40 KİLOMETREYİ GEÇMEZ’
Özel, şunları söyledi: “Bu bölge bizim için sismik olarak çalışan bir bölge. Ancak ürettiği depremlerin büyük çoğunluğu orta büyüklükte. Bu bölgede 1983’te 6.9 büyüklüğünde Yunanistan’ın Ateş Adası civarında meydana gelen bir deprem var. Bu depremin kırdığı fay parçası en fazla 40 kilometreyi geçmez. 35-40 kilometre arasındadır. Şu anda 50’ye yakın artçı deprem kaydettik. Bu bize gösteriyor ki orada bir taş parçası kırıldı, enerji açığa çıktı ve devamında da artçılarla kendini yenileyen bir durum söz konusu. Olagelen deprem düzeni, kendi içinde normal deprem düzeni içinde gitmektedir.

‘ARTÇILAR DEVAM EDER’
Kişisel olarak konuşuyorum, burada bu depremler olur, 3-5 ay da artçıları devam eder ve münferit depremler olarak kalırlar. Hiçbir doğa olayı için önceden bunu tetiklemez, olmaz bir şey söyleyemeyiz. Kişisel düşüncem, böyle bir deprem, bu bölgede meydana gelmiş böyle orta büyüklükteki bir deprem beklediğimiz büyük Marmara depremini tetiklemez ve ancak o bölgede bir aktivite olur.”

‘ZEMİNE BAĞLI’
Depremin neden bu kadar hissedildiğine ilişkin soruyu Özel, “Sığ olmasından kaynaklanabilir. Civarda alüvyonel bölgelerin fazla olmasından, yani sert değil, yumuşak zemin üzerindeki yapılaşmalardan olabilir. İstanbul’da da Maltepe’de çok hissedilmiş, Çengelköy’de hissedilmedi. Bunlar binaların üzerinde oturdukları zemine de bağlı olarak değişiyor” diye cevapladı.

17 AĞUSTOS'TAN FARKI
Gökçeada depreminde ivme değeri yüzde 1 seviyesindeydi. 17 Ağustos'ta bu seviye 5'ti.

MARMARA'YI TETİKLER Mİ?
Böyle bir deprem, beklediğimiz büyük Marmara depremini tetiklemez

NEDEN GÜÇLÜ HİSSEDİLDİ?
Binaların sert değil, yumuşak zemin üzerinde olmasından kaynaklanabilir.

UZMANLAR NE DEDİ?

‘BOŞLUKTA BİRİKEN ENERJİ İSTANBUL’U TEHDİT EDİYOR’
Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Aydın Büyüksaraç: Tamamen bağımsız bir deprem yaşadık. Artçıların ise yaklaşık 1 ay daha devam edeceğini düşünüyorum. Asıl korkulması gereken, depremin doğuya doğru kayması. Böylesi bir durum yıkıcılığı daha da artıracaktır. Çanakkale ve İstanbul için tehlike daha da arttı. İstanbul’un batı kesimleri Silivri gibi bölgelerde riskler yükseldi. Özellikle Şarköy civarında sismik bir boşluk ve çok ciddi bir enerji birikimi var. Buradaki bir kırılma İstanbul’a çok zararlar verir. Bizi korkutan burada hareketin olmaması. Bu da enerji birikimine işaret ediyor.

‘YIRTIK BATIYA DOĞRU İLERLİYOR’
Prof. Dr. Şener Üşümezsoy:
Bu yırtık batıya doğru ilerliyor. Korktuğumuz Silivri açıklarında, Kumburgaz fayına atılma yapmıyor. O İstanbul korkusunu tetikleyen bir olgu göstermiyor.

Prof. Dr. Ahmet Ercan

‘Bu deprem Türkiye’yi rahatlattı’

İTÜ Jeofizik Mühendisliği öğretim üyesi Prof. Dr. Ahmet Ercan, Ege Denizi’ndeki depremin Türkiye’yi rahatlattığını belirterek, gerginliğin atıldığını söyledi. 6.5 büyüklüğündeki depremin 40 saniye sürmeyeceğini söyleyen Ercan, “Bu depremin 6.9 büyüklükte olduğunu düşünüyorum. Açıklanan değerler birbiriyle çelişiyor. Derinliği de 10-12 kilometredir” dedi. Depremin deniz tabanında olduğunu kaydeden Ercan, “Granit taban içinde 40-60 kilometrelik kırık oluştu. Yerkabuğunda her şeyin bir yaşamı var. Ülkemizde insanlar 72 yıl yaşıyor. Ama Kuzey Anadolu kırığı, 3.5 milyon yıl yaşında. Bu deprem Türkiye’yi rahatlatmıştır. Fay gerginliğini atmıştır. Saroz kolu kırılmıştır. Kırılması bekleniyordu. Daha önce de söylediğim gibi Ege’de deprem gerdanlığı vardır. Mora Yarımadası’nın olduğu yerden başlar, Girit üzerinden Rodos, Fethiye, Marmaris, Bodrum ve İzmir’den Fethiye Körfezi’ne uzan.ır Çanakkale ve Gökçeada ile birleşi,r oradan Kavala, Selanik üzerinden Atina ve tekrar Mora ile birleşir. Bu gerdanlık üzerinde deprem yoğunluğu çok fazla. Bu bölge 4 yıldır gegrinlik biriktiriyordu. Girit, Rodos ve Fethiye’nin bulunduğu bölge, Yunan topraklarını kuzeye doğru itiyor. Bu da Afrika anakarasının etkisi” diye konuştu.