Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Kültür-Sanat Edebiyat Haftanın Kitapları
        1

        ALICE FİKİRLER DİYARINDA
        (Roger-Pol Droit)

        Alice, annesi ona ilk cep telefonunu alırken söylediği gibi, artık çocuk değil. Dünyaya ve onun içinde kendi yerine dair kafasında dönüp duran sorular var: İnsan nasıl yaşamalı? Hangi değere göre? Hangi amaç uğruna? Keşke diyor, hayatın özü tek bir cümle olsa, onu bulsam ve asla unutmamak için üstümde saklasam. Derken yine bir tavşan deliğine düşüyor Alice, ama bu kez vardığı yer Fikirler Diyarı. İki eksantrik fare, bilge bir kanguru ve zekâ küpü bir perinin eşliğinde, zaman ve mekânı aşan bir yolculuğa çıkıyor. Atina Agorası’nda Sokrates’le sohbet ediyor, Platon’un mağarasına giriyor, Ganj Nehri’ni geçip Buda’yı dinliyor, Rousseau ile dans ediyor, Nietzsche ile Sils Maria sokaklarında dolaşıyor, Viyana’daki terapi odasında Freud’a meydan okuyor. Her bir tanışma onu dünyayı ve kendini anlamaya daha da yaklaştırıyor. Ve kimbilir, belki de o cümleyi bulmaya. Roger-Pol Droit, Domingo Yayınları'ndan çıkan, Alice Fikirler Diyarında’yla felsefe tarihini bir ders anlatısı olmaktan öteye götürüp, canlı, merak uyandırıcı bir romana dönüştürüyor.

        2

        ORMANDA KAYBOLMAK
        (Ertuğ Uçar)

        Bir şehir, bir orman, bir coğrafya mıydı içinde olduğu, yoksa bir formül, bir dil, bir kitap mı? Tabii şu ihtimali de görmezden gelemez: Ölüm. Ellerini kavuşturup kanıtları gözden geçirmeye koyuldu. İlk olarak, biraz önce ölümü düşünürken çıkan ani esintiyi anımsadı. Sonra botlarına bulaşan bu safran rengi toz vardı. Ufukta beliren dumanı da kanıtlar arasına katmalı. Bu bir savaş yüzünden olabilirdi. Ve nihayet ceketinin cebinde olduğunu şu anda fark ettiği mektup... Ertuğ Uçar, aklına takılan, yoluna çıkan, gözüne ilişen dünyayı kelimeler ve çizgilerle yeniden anlamlandırıyor, şeyler arasında bağlar kurup kayda geçiriyor. Bahçeler ve köpekler, anılar ve rüyalar, ölüm ve yeniden doğum, âşıklar ve maşuklar, eşyalar ve insanlar. Can Yayınları'ndan çıkan Ormanda Kaybolmak, bu temalar etrafında döndükçe daha fazlasını girdabına çeken öykü, anı ve diyaloglarla onları bütünleyen eskizlerden oluşuyor. Kitap okuru bir anlam arayışına değil içten bir sohbete, meraklı bir karşılaşma ânına, eskizler üzerinden bir oyuna; sözcükler, öyküler ve çizgilerin ormanında bir gezintiye davet ediyor. Kaybolmak serbest.

        3

        ŞAİR İMPARATORİÇE
        (Shen Tao)

        Açelya Hanedanlığı’nın tahtına oturmak ve tacı almak için beş prens yarışıyor. Tahta geçecek olan kabiliyetli prens Maro mu, zalim prens Terren mi yoksa bolluk ve bereketin habercisi olan Isan mı?
        Belki de küçük prensler Kiran ve Ruyi’dir. Peki ya sıradan bir köylü kızı saray entrikalarının üstesinden gelip imparatoriçe olabilir mi? Büyü, sihir, şiir ve kılıcın amansız mücadelesi hiç böyle anlatılmamıştı... Shen Tao’nun kalemi, masallar diyarından bir macerayı, akıl almaz bir gerçeklikle buluşturuyor. Athica Yayınları'ndan çıkan Şair İmparatoriçe’de gerçek dünya ve fantastik evren aynı satırlarda hayat buluyor.

        4

        KAFES
        (Kübra Erten)

        Aynı bahçe içinde yükselen beş villa -Leylek, Martı, Kumru, Serçe ve Saka- gökyüzünü çağrıştıran isimler taşır; ama bu isimlerin altında, kimsenin gerçekten özgür olamadığı hayatlar saklıdır. Bir bahçenin, tek evin çocukları büyür. Herkes kendi kanatlarıyla uçmaya hazırdır. Ama kimse gidemez. Kimse uçamaz. Burada kurulan hayallerin sesi bile gürültü koparır. Günün birinde, yıllarca bastırılmış kırılganlık bir ses bulur; içlerinden biri terapiye başlar, ardından diğerleri… Bunca zaman dile gelmeyenler, ilk kez bir yabancının odasında yankılanırken, kilitli kalmış kelimeler birer birer açığa çıkar ve aile yavaş yavaş kendi karanlığıyla yüzleşir. Profil Kitap'tan çıkan Kafes, suskunlukla örülmüş bağların, görünmeyen sınırların ve özgürlüğe duyulan derin özlemin hikâyesi olarak, kimi zaman bir terapi odasında, kimi zaman bir villanın duvarları arasında dolaşır ve okuru tek bir soruyla baş başa bırakır: Gerçekten özgür müyüz, yoksa yalnızca kafesimize mi alıştık?

        5

        ELEŞTRİ VE HAKİKAT
        (Jonathan Kramncik)

        VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), Jonathan Kramncik’in kaleme aldığı “Eleştiri ve Hakikat” adlı eseri okurlarla buluşturuyor. Kramncik, edebiyat çalışmalarını akademik bir disiplin olarak ele aldığı bu kitabında, edebiyat eleştirisinin kendine özgü metodolojisine odaklanıyor ve bu pratiğin dünyada nasıl karşılık bulduğunu tarif ediyor. Kramncik’e göre eleştirel bilgi; özetten değil performanstan, sonuçtan değil uygulamadan, temsilden değil yaratıcı etkileşimden doğar. Bu nedenle eleştiri, metinlere dışarıdan bakan bir refleksiyon değil; onlarla aynı dilsel ortamda, onlara dokunarak ilerleyen bir yaratıcı yazma biçimi olarak görülmelidir. “Eleştiri ve Hakikat”, edebiyat teorisi, hermenötik, yakın okuma ve eleştiri tarihiyle ilgilenen okurlar için yalnızca bir yöntem kitabı değil, eleştirinin ne olduğunu yeniden tanımlayan ve edebiyat eğitimi ile eleştirisinde güncel akademik sorunları da kapsayan düşünsel bir tartışma alanı sunuyor.

        6

        ZAMANSIZLIK KONFORU
        (Şems Hür)

        Zamanın aktığına inanıyoruz. Oysa ona rağmen, hayat deminde akan yalnızca biziz. Şems Hür, İzan Yayınları'ndan çıkan ilk kitabı Zamansızlık Konforu, hızın yıprattığı, anlamın seyrekleştiği günümüzde; durmayı, fark etmeyi ve derinleşmeyi hatırlatıyor... Zamansızlığı bir kaçış değil, hayatın tam ortasında kalabilmenin yolu olarak tanımlayan Hür, insanın en çok kendini ve zamanın içindeki anlamı kaybettiğini söylüyor. Zamansızlık Konforu, yalnızca bir kitap olarak değil; bir duraklama alanı olarak okurun karşısına çıkıyor. Hür, zaman algısından kaygı yönetimine, içsel dengeden insan ilişkilerine uzanan çok katmanlı bir düşünce alanı açıyor. Edebi anlatımıyla kişisel gelişim söylemini kesiştiren kitap, hazır cevaplar sunmak yerine, okurun kendi anlamını kurabileceği bir zemin öneriyor.

        7

        KÖR PENCERELER
        (Michel Tournier)

        Nicholas Montmort, atalarının gölgeleriyle çevrili eski bir şatoda yaşamaktadır. Günlerini şatonun tozlu kütüphanesinde ve ortasında bir Kır Tanrısı heykelinin yükseldiği görkemli bahçede geçirir. Henüz on üç yaşındayken, babasının esrarengiz dostu Porphyre’in iki melek (Gémeau ve Gémelle) ile birlikte şatoya gelişi, Nicholas’nın hayatında kökten bir dönüşümün kapısını aralar.
        Michel Tournier’nin edebi evrenine açılan ilk kapı olan Kör Pencereler, yazarın daha sonra geliştireceği pek çok temanın ilk izlerini taşır. Bu eser, Tournier’nin kaleminden çıkan ilk kurmaca metin olmasına rağmen uzun süre yayımlanmamış, adeta yazarın zihninde saklı kalmış bir başlangıç metnidir. Felsefe doçentliği sınavında başarısız olarak akademi dünyasından uzaklaşan genç Tournier, bu kırılma anını edebiyatta yeni bir doğuşa dönüştürür. Ayrıntı Yayınları'ndan çıkan Kör Pencereler, tamamlanmamış olmasına rağmen, hem bir edebiyata giriş anlatısı hem de masalsı bir felsefi yolculuk olarak okunabilir.

        8

        HERKES KENDİ HAYATININ MİMARIDIR
        (Harun Kılcı)

        Bir sebebi yoksa attığın adımın, aldığın nefesin de bir anlamı olmayacaktır. Hayatının tavan yüksekliği boyundan kısaysa, eğilip yaşamak zorunda kalırsın. Bir rezidansta gecekondu konforuyla yaşamak mutsuzluktur. Doğduğumuz evde atılan temellere, çevremizdekiler tuğla taşır. Çevremizden gelen tuğlalarla inşa ettiğimiz hayatı bizim diye yaşar gideriz. Geçmişin keşkeleriyle geleceğini kör etmeden, şimdinin fırsatlarına odaklanmak ister misin? Kırmızı Kalem Yayınevi'nden çıkan, Harun Kılcı'nın Herkes Kendi Hayatının Mimarıdır adlı kitabı, yaşadığınız hayatın tümüyle kendi kararlarınızla oluştuğunu anlamanızı sağlayacak. Bu kitap, hayatı bilinçli yaşama sürecinizi başlatmak için yazıldı...

        9

        KORKUYA VE YABANCILARA DAİR
        ( George Makari)

        Yapı Kredi Yayınları'ndan çıkan Korkuya ve Yabancılara Dair, insanlık için en utanç verici duygu olan yabancı düşmanlığını ele alan kapsamlı bir çalışma. Psikiyatr ve tarihçi George Makari, yabancı düşmanlığının yeniden yükselişe geçtiği bugünlerde “zenofobi” teriminin tarihçesini anlatarak okurları insan dünyasının en derinlerinde yatan akıldışı korkular üzerine düşünmeye çağırıyor. Zenofobinin Batı ulusalcılığı, sömürgecilik, kitlesel göçler ve soykırımlarla tekrar tekrar gündeme gelip farklı anlamlara büründüğünü keşfeden Makari, özellikle Batı’daki yabancı korkusunun görece yeni bir olgu olduğuna ve yeterince üzerinde durulmamış bir dizi inanılmaz olaya dayandığına dikkat çekiyor. Bu önemli çalışmasında Joseph Conrad, Albert Camus, Richard Wright, James Baldwin gibi romancıların, Jean Paul Sartre, Simone de Beauvoir, Frantz Fanon, Theodor Adorno, Michel Foucault gibi düşünürlerin eserlerine başvuran Makari tarih, psikoloji, sosyoloji, felsefe, iktisat gibi farklı disiplinlerden güç alıyor. Stereotip, öteki, yansıtma, koşullu tepki, Otoritaryen Kişilik gibi kavramlara da açıklık getiren yazar, son olarak nasıl barış ve adalet üzerine kurulu bir dünya inşa edeceğimiz konusunda düşüncelerini paylaşıyor.

        10

        BİR DOLANDIRICININ ANATOMİSİ
        (Johnathan Walton)

        Dolandırıcılar her yerde; bazen yeni erkek veya kız arkadaşınız, bazen yeni komşunuz, iş arkadaşınız, bazense yeni dostunuz... Ve onlar, sizi zekâlarıyla alt edemezler; paranızı ele geçirmek için sizi duygularınızdan vururlar. Genesis Yayınevi'nden çıkan Bir Dolandırıcının Anatomisi adlı kitabında Walton, araştırdığı yüzlerce gerçek vakaya dayanarak ipuçlarını ortaya koyuyor. Kurnaz bir dolandırıcı tarafından yaklaşık 100 bin dolar dolandırıldıktan sonra Johnathan Walton, yıllarca televizyon muhabiri olarak edindiği araştırma becerileri sayesinde âdeta kendi soruşturmasını yürüttü ve güçlü bir ceza davası için yetkililerin görmezden gelemeyeceği deliller topladı. Walton, dolandırıcıyı yargılattı ve mahkûm ettirdi, ardından diğer mağdurlara da aynısını yapmaları için yardım etmeye hayatını adadı. Bu kitap, dolandırıcıların anatomisine dair öğrendiği her şeyi içeriyor.

        11

        GÜLÜN AÇTIĞI GECE
        (Başak Sayan)

        Tüm dünyayı sarsacak bilimsel bir keşfin arifesinde olan Şirin Özdemir, çalıştığı laboratuvar saldırıya uğrayınca ağır bir suçlamayla karşı karşıya kalır. Hem kendini temize çıkarmak hem de peşindekilerin elinden kurtulup Hallâc-ı Mansûr’un kayıp elyazmalarının izini sürmek için Profesör Algan Ataman’a ulaşmak zorundadır. Bu eser, tüm inanç sistemlerinin egemenliğini derinden sarsacak bir sırrı barındırmaktadır. Peşlerindeki istihbarat servisleri ve acımasız katille nefes kesen bir ölüm kalım mücadelesine girişen ikili, öte yandan gizlenen bir tarihe şahitlik edecektir. Başak Sayan, dördüncü romanı Nigâhdar’ın ardından bu kez Gülün Açtığı Gece ile okurlarını; Şems-i Tebrizi’nin gizlenen kimliğinin, Alamut ve efendilerinin az bilinen tarihinin derinliklerine sürüklüyor. Bir kez daha bilim, felsefe, din ve mistisizmin sınırlarında gezdi­rerek tüm disiplinlerin birbiriyle olan ilişkisini gözler önüne seriyor.

        12

        ELBİSELER NASIL OKUNUR
        (Lydia Edwards)

        Moda sürekli değişiyor, bazı stiller geçmişten dramatik bir kopuşu işaret ederken, çoğu her yıl kolayca fark edilemeyen nüanslar sergiliyor. Her önemli dönemin genel bir özeti ve yeni stilin ayrıntılı illüstrasyonlarıyla Elbiseler Nasıl Okunur, kadın modasının beş yüzyılına dair nihai görsel rehber... Stilden stile değişimleri örnekleriyle açıklayan zengin içeriğiyle küresel ve kapsayıcı yaklaşımıyla sahip kitaptayla alan büyük resimlerle yalnızca üst sınıfların değil orta ve alt sınıfların kıyafetleri de yakından incelenebiliyor. Hayalperest Kitap'tan çıkan eser ayrıca, 1980'lerden 2000'lere yeni bakış açılarıyla "elbise"nin geleneksel sınırlarının ne kadar genişlediğini, kadın modasının hem esin kaynağı olduğu hem de esinlendiği entelektüel değişimleri örnekleyen bir bölüm de bulunuyor.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ