Avrupa macerasında hüsran yaşayan Beşiktaş, şampiyonluk yarışında “Ben de varım” dedi. Denizlispor’u tek golle yenerek ezeli rakipleri ile arasındaki puan farkını kapattı. Fenerbahçe’nin 20, Galatasaray’ın 19, Beşiktaş’ın ise 18 puan ile birbirlerini takip etmesi, liderlik mücadelesinin yeni başladığının da göstergesi oldu…

Kazanma serisini sürdüren Siyah-Beyazlılar kolay gibi gözüken maçı tek golle kazanırken skor olarak zorlandı. İlk yarıyı kötü başladılar. İlk 25 dakika atak yapamadılar. Pozisyona giremediler. İlk 45 dakikaya baktığımızda şut sayısı, rakip Denizlispor’dan (5’e 7) daha azdı.

Oyuna sağ çizgide başlayan Caner, yerini ve pozisyonunu yadırgadı. Üretken olamadı. Abdullah Avcı, Caner’i sağ kanata yerleştirirken ters ortalar ile Burak’ın gol şansının daha çok olacağını düşünmüştü. Burak’ın arkasında Güven gibi bir oyuncu olsa, bu düşünce yerinde bir karar olabilirdi. Caner, ilk yarının son 20 dakikası bildiği yerde solda oynamaya başladı. Daha da etkili oldu. Oyuna 4-3-2-1 ile başlayan Beşiktaş, ikinci yarının son 30 dakikası farklı bir dizilişle daha etkili oldu. 4-2-4’le rakip kaleye rahat gittiler. Denizlispor ceza sahasında oldukça fazla topla buluştular…

Son vuruşlar, final pasları yetersiz kalınca ancak tek golle 3 puanı alabildi Beşiktaş. Bunun en temel nedeni, orta alandan yeterli paslar çıkmadı. Atiba iyi oynamasına, rakipten toplar çalmasına karşın yalnız kaldı. Forvet oyuncularına pas atması beklenen oyuncu Ljajic'ti. Rakip savunma arkasına top atılamayınca Burak pozisyona girmekte zorlandı. Kaleciyle iki kez karşı karşı kaldığı anlarda ise topu iyi kullanamadı. Burak bir de serbest vuruştan güzel bir vuruş kullandı, kaleci bu topu kornere attı… Golcü oyuncu, güç anlamında eksiğini gidermiş ancak tam olarak hazır değil. Yoksa, yakaladığı bu fırsatları çok rahat gole çevirirdi…

Denizlispor gibi gücü belli olan bir takıma karşı, Beşiktaş’ın daha çok gol atması beklendi. Skorun tek golde kalmasının temel nedeni teknik direktör Abdullah Avcı’nın kadro tercihiydi. Bir türlü form tutma sıkıntısı yaşayan Boyd ısrarını anlamak zor…

Beşiktaş, rahat kazanacağı bir maçı zorlanarak almasını bildi. Siyah-Beyazlılar arka arkaya aldıkları galibiyetlerle güven kazandılar. Taraftarın desteği ile bundan sonra ki karşılaşmalara daha özgüven ile çıkacakları kesin. Şampiyonluk yarışına ortak olmaları, Süper Lig’e ayrı bir heyecan getirecek. Bu heyecanın kaliteyi de etkilemesini dileyelim…

Şimdi asıl konuşulması gereken hakem hatalarını da yazmakta fayda var. Artık, neredeyse her maç bu sorunu yaşıyoruz. VAR’a rağmen, hakemlerin çok net hatalı karar vermesi neredeyse kanıksandı.

Beşiktaş - Denizlispor karşılaşmasının hakemi Özgür Yankaya, maçın önemli ismi oldu. Verdiği yanlış kararlar sanırız Merkez Hakem Kurulu tarafından değerlendirilecektir.

Birincisi Mustafa Yumlu’nun Beşiktaşlı Diaby’i ceza sahası içerisinde düşürmesi penaltıydı. Devam kararı verdi.

Yine, Diaby’ye yapılan sert harekete sarı kart gösterdi. Tartışmasız kırmızı olmalıydı.

İlk sarı kartını itirazdan alan Caner’in, rakibinin sırtına attığı tekme de sarı olmalıydı. İkinci sarıdan Caner Kırmızı kart görerek
oyun dışı kalmalıydı. Abdullah Avcı, Caner’in sinirli durumunu görüp oyundan aldı haklı olarak.

Denizlispor’un sayılmayan golünde hakemin ne karar verdiğini anlamak güçtü. Vida’nın hareketi penaltıyı gerektiren bir pozisyondu…

1881 -
1938