HABERTURK.COM

Kültür Bakanlığı’nın bünyesindeki Yazma Eserler Kurumu çok önemli bir eser yayınladı: Prof. Dr. Nuh Arslantaş’ın iki cildlik “Tevrat Tefsiri”ni…

Eserin temelini bundan bin küsur sene önce yaşamış Sa’adya Gaon isimli Yahudi âlimin Tevrat’ın Arapça’ya yaptığı tercümenin Türkçe çevirisi teşkil ediyor. Prof. Arslantaş, Arapça ve İbranice metinleri Türkçe’ye mukayeseli şekilde aktardıktan sonra metni geniş şekilde tefsir ediyor.

Önce, Sa’adya Gaon’un kim olduğundan bahsedeyim:

Asıl ismi Said bin Yusuf el-Feyyûmî olan, Milâdî tarihle 882’de Mısır’m Fayyum şehrinde doğan ve Ortadoğu’nun çeşitli yerlerini dolaşan ve Yahudi tarihinin en büyük âlimlerinden kabul edilen Sa’adya Gaon bugünkü Irak’ın sınırları içerisinde bulunan eski Babilonya’da 942’de öldü. Ardında din, felsefe, dil, hukuk, takvim ve hattâ musiki alanlarında çok sayıda eser bıraktı.

Ben, Sa’adya Gaon’un hayatının ayrıntılarını ve Yahudi kültüründeki önemini İngiliz musiki bilgini Henry George Farmer’ın 1943’te yayınladığı ve uzun seneler aradıktan sonra bulabildiğim “Sa’adyah Gaon on the Influence of Music” isimli son derece nâdir kitabını 1980’lerin başında zar-zor, binbir çaba ile bulabildikten sonra öğrenmiştim.

Sa’adya Gaon’u önemli kılan hususlardan biri, asıl dilleri olan eski İbranice’yi o devirde artık unutur gibi olup Arapça konuşmaya başlayan Yahudiler’in okuyup anlayabilmeleri için Tevrat’ı Arapça’ya tercüme etmesidir… Kaleme aldığı eserlerde Mutezîle’nin etkisinde kalmış, İslâmi düşünce sisteminden, İslâmî kavramlardan ve İslâmî terminolojiden geniş şekilde istifade etmiştir. Tefsirinde o devirdeki İslam Kültürü’ün Yahudi Kültürü’nü etkilediği apaçık belli olmaktadır Arapça konuşan Yahudiler bugün hâlen onun Tevrat tercümesindeki âyetleri aynen kullanırlar.

Meselenin daha ilginç olan tarafı ise, Sa’adya’nın bu tercümesinin ilk baskısının bir Avrupa ülkesinde değil İstanbul’da, hem de 1546’da yayınlanmasıdır!

Bizler matbaanın Türkiye’ye 18. asrın başında İbrahim Müteferrika tarafından getirildiğini biliriz ama Müteferrika, İslâm dünyasının Gutenberg’idir; yani Arapça harflerle baskı alanında ilktir. İstanbul’da İbrahim Müteferrika’dan neredeyse iki asır önce önce gayrımüslimlerin kurdukları matbaalar faaliyettedir ve Sa’adyah Gaon’un tefsiri de Kanunî Sultan Süleyman zamanında bu matbaalardan birinde, Yahudiler’e ait olanında basılmıştır.

Prof. Dr. Nuh Arslantaş, Tevrat’ın eski İbranice’den klâsik Arapça’ya çeviren Sa’adya Gaon’un metnini günümüzün Türkçesi’ne nakletmiş, 250 sahifelik geniş bir açıklamadan sonra metni kendi yaptığı tefsir ile beraber yayınlamış ve ortaya 2 bin 500 sahifelik muazzam bir eser çıkartmış.

Unutmamamız gerekir: Kültür alanında gerçek kalkınmamız şartlarından biri sadece kendi kültürümüze değil başka memleketlerin kültürlerine, âdetlerine, düşünce sistemlerine ve dinlerine hâkim uzmanlara sahip olabilmemizdir. Başka milletlerin kültürlerini, meselâ edebiyatlarını yahut tarihlerinin ayrıntılarını onların seviyesinde bilerek yayın yapabilen, dinlerine de yine onlar kadar hâkim olan uzmanlar yetiştirebildiğimiz takdirde, entellektüel alanda hakikaten başarı kazanmışız demektir.

Bugüne kadar tıpkıbasım yahut tercüme olarak çok sayıda kitabı mükemmel şekilde ortaya çıkartan ve devlet yayıncılığının gerektirdiği kaliteye örnek teşkil eden Yazma Eserler Kurumu’nun yayınladığı eserin sahibi olan Prof. Dr. Nuh Arslantaş’ın Tevrat Tefsiri işte bu sebeple, yani Türkiye’de bir başka dinin kutsal kitabını şerhedebilecek seviyede bir akademisyenin yetişmiş bulunduğunu göstermesi bakımından önemlidir.

NEREDEN NEREYE GELDİK!

Meselenin tuhaf tarafı ise, memlekette böylesine önemli bir çalışmanın yapılmasına rağmen bazı gazetelerde ve internet sitelerinde Prof. Dr. Nuh Arslantaş’ın Tevrat Tefsiri’ne günlerden buyana veryansın edilmesi, Kültür Bakanlığı’nın yayınının “alçaklık” olduğundan tutun böyle bir işi CHP’nin bile yapmadığına, ilâhiyatçıların papaz yahut haham hâline geldiklerinden Müslüman mahallesinde salyangoz satılması suçlamasına kadar dünya kadar tuhaf söz edilmesi…

Türkiye’de bir kesim senelerden buyana kültür emperyalizminden ve Oryantalizm’den şikâyet etti; “emperyalist” Batı’nın dinimizle, kültürümüzle ve âdetlerimizle ilgili herşeyi öğrenmesinden yakındı, “Onların dinleri ve kültürleri hakkında biz neden bu şekilde çalışıp eser veremiyoruz?” diye sorup durdu. Bu yakınmalar ve sorular bugün de devam ediyor ama klâsik İbranca ile klâsik Arapça’ya hâkim bir Türk âlimi çıkıyor, Tevrat’ın her iki dildeki metnini mukayese ederek Türkçe’ye çeviriyor, üstelik şerhediyor ama böyle yapmakla bazılarına göre kabahat işliyor!

En doğru yorumu Şehir Üniversitesi İslamî İlimler Fakültesi’nin dekanı Prof. Dr. Mehmet Ali Büyükkara yapmış, attığı tweette “Bu, bayağılığın, bağnazlığın bir fotoğrafıdır aslında. Ve vardığımız seviyenin bir resmidir. …Bu hal de işin ahmaklık tarafı oluyor” demiş!

İşte geldiğimiz nokta: İstanbul’da Kanunî Sultan Süleyman zamanında serbestçe basılan bir eser beş asır sonra daha da genişletilerek yayınlanıyor ve bu ilmî faaliyet suç oluyor!

Bu memlekette devletin yayınladığı bir Tevrat’ın imanı sarsmasından hakikaten endişe hissedildiği takdirde imanımız da, itikadımız da, inancımız da artık sağlam değildir ve sallantıda demektir! Ama böyle bir tehlike bırakın bugünü, bin küsur seneden buyana hiç mevcut olmamıştır; ortada şimdi sadece gereksiz ve mesnedsiz bir yaygara vardır, o kadar!

Başında Prof. Dr. Muhittin Macit’in bulunduğu Yazma Eserler Kurumu’nun yayınladığı Prof. Dr. Nuh Arslantaş’a ait Tevrat Tefsiri hakkında “Devlet artık Tevrat basıyor, din elden gidiyor” yaygarası yapanların eseri okumadan, hattâ ilk sayfalarına bakmaya bile zahmet buyurmadan konuşup yazdıklarına eminim. Zira eseri bir anlığına olsun gözden geçirdikleri takdirde hem tefsirdeki, hem de o serîden çıkan diğer bütün kitaplardaki takdimin altında kimin imzasının bulunduğunu görürlerdi!

Sa’adya Gaon’un İstanbul’da 1546’da yayınlanan Tevrat tercümesi

Prof. Dr. Nuh Arslantaş’ın Yazma Eserler Kurumu’ndan yayınlanan eseri: Sa’adya Gaon’un Tevrat tercümesinin Türkçesi ve Prof. Arslantaş’ın tefsiri.

24 SAATGÜNÜN ÖZETİ
24 saat
24 saat günün önemli haberleri ve gelişmeleri

1881 -
1938