Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
HABERTURK.COM

Art arda gelen açıklamalara İran İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif, Twitter'da paylaşımda bulunarak, "Yalancı çoban yine iş başında. İddialarını 12 Mayıs'tan birkaç gün önce ortaya attı. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'ndaki karikatür fiyaskosu da azmini kıramadı. Artık sadece küçük bir kesimi kandırabilirsin" diye yazdı.

Zarif, ikinci bir tweet daha atarak, "Başkan Trump, anlaşmayı ortadan kaldırmak için Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu'nun çoktan gündeminden çıkmış eski iddiaların üzerine atlıyor. Ne kadar da uygun. Yalancı çoban tarafından dile getirilen bu koordine istihbarat iddiaları 12 Mayıs'ın hemen birkaç gün öncesine denk geldi. Ama Trump'ın kutlamaya başlamaktaki aceleciliği tüm gizliliği ortadan kaldırdı." paylaşımında bulundu.

"İŞE YARAMAZ VE UTANÇ VERİCİ"

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Behram Kasımi, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'yu nükleer belgeler üzerinden yalancılık yapmakla suçladı. 

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Kasımi, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'yu Tahran'ın nükleer emelleri hakkında yalan söylemekle suçlayarak, iddialarının "işe yaramaz ve utanç verici" olduğunu ifade etti. 

NETANYAHU'DAN CANLI YAYINDA 55 BİN SAYFALIK 'GİZLİ BİLGİ'

"İran, askeri nükleer programa sahip olmadığını söylerken dürüst değildi." ifadelerini kullanan Netanyahu, İsrail istihbaratının ulaştığı on binlerce belgenin, İran'ın nükleer silah üretmeye çalıştığını ortaya koyduğunu savundu.

İsrail'in elindeki delillerin, nükleer program konusunda İran'ı suçlu bulacağını söyleyen Netanyahu, İran'ın gizli programının Amad Projesi olarak isimlendirildiğini kaydetti.

Netanyahu, "2015 yılında uluslararası güçler ile nükleer anlaşma imzalandıktan sonra Tahran, balistik füzelere konulmak üzere Hiroşima benzeri 5 nükleer bomba geliştirilmesi için hazırlanan nükleer program hakkında bilgilerin yer aldığı birçok belgeyi gizledi." dedi.

İran'ın nükleer silah yapımını sürdürmeyi planladığını ifade eden Netanyahu, ABD'nin bu bilgileri araştırmaya çalıştığını aktardı.

ABD Başkanı Donald Trump, İran'la yapılan anlaşmadan çekilmek istediğini defalarca dile getirmiş ve bu konuda son kararını 12 Mayıs'ta ilan edeceğini açıklamıştı. Buna karşılık, anlaşmaya imza atan ülkelerden biri olan Fransa ise İran'la anlaşmaya sadık kalınması gerektiğini ya da yeni bir nükleer anlaşma yapılabileceğini savunuyor.

Ocak ayında yaptıkları açıklamada, İran ile P5+1 ülkeleri (ABD, İngiltere, Çin, Fransa, Rusya ve Almanya) arasında 2015 yılında imzalanan nükleer anlaşmanın yaptırımlara ilişkin maddesini iptal etmeyeceğini bildiren ABD'li yetkililer, ülkeye sağlanan yaptırım muafiyetinin 120 gün uzatıldığını kaydetmiş, anlaşmaya varılmaması durumunda, bunun Trump'ın son uzatma kararı olduğu ifade edilmişti.

NETANYAHU'YA SAVAŞ İLAN ETME YETKİSİ

Sunumun hemen ardından İsrail Parlamentosu Knesset, Netanyahu'ya savunma bakanının onayını aldıktan sonra savaş ilan etme yetkisi verdi.

Netanyahu'nun İran'la ilgili açıklamalarını değerlendiren ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo da yazılı açıklamasında, "Belgeler İran'ın nükleer silah programını yıllardır devam ettirdiğini gösteriyor. İran, nükleer silah ve füze sistemlerini geliştirmeye devam etti. İran çok büyük atomsal arşivi dünyadan ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansından bugüne kadar gizledi." ifadelerine yer vermişti.

DELİLLERİN YENİ OLMADIĞINI YAZDILAR

İsrail basınında yer alan haberlerde, "Başbakan Binyamin Netanyahu'nun İran'ın nükleer programına ilişkin sunduğu delillerin yeni olmadığı, bu bilgilerin Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın (UAEA) raporlarında bulunduğu" belirtildi.

İsrail'de yayımlanan "Haaretz" gazetesinin haberinde, Netanyahu'nun İran'ın nükleer programına ilişkin ele geçirdiklerini iddia ettiği delillerin UAEA'nın daha önceki raporlarında yer aldığı ifade edildi.

Netanyahu'nun açıkladığı bilgilerde herhangi bir tarih belirtilmediği dolayısıyla İsrail Başbakanının ileri sürdüğü "İran'ın nükleer programını geliştirme çalışmalarının" yaklaşık üç yıl önce imzalanan nükleer anlaşmadan sonra yapıldığını da kanıtlamadığı vurgulandı.

İsrail Başbakanı'nın sadece İran'ın nükleer programı kapsamında dünyanın dört bir yanındaki ülkeler tarafından bilinen belgeler ve geliştirilmekte olan silaha ait eski fotoğrafları sunduğu belirtilen haberde, "Netanyahu, İran'ın nükleer silahına ilişkin yeni bir bilgi vermedi." denildi.

Haaretz ayrıca Netanyahu'yu "Mossad'ın İran belgelerine ulaşarak elde ettiği başarıyı, görsel sunum ve retoriklerle kendi çıkarı için istismar etmeye çalışmakla" suçladı.

Öte yandan "Yedioth Ahronoth" gazetesinin haberinde ise "İran'ın nükleer programına ilişkin edinilen bilginin Mossad'ın bir istihbarat başarısı" şeklindeki söylem vurgulanarak şu ifadelere yer verildi:

"Ancak bu dosyalar, dünyanın İran'a karşı tutumunda etkili olmayacak. Çünkü; İran'ın nükleer programına ilişkin yeni bir içerik sunmuyor."

"MOSSAD İRAN'A AİT BELGELERİ OCAK AYINDA ELE GEÇİRDİ"

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun dün basına duyurduğu İran'ın nükleer çalışmalarına ait olduğunu iddia ettiği belgelerin İsrail istihbarat servisi Mossad tarafından geçen ocak ayında ele geçirildiği ileri sürüldü.

ABD'nin New York Times gazetesine konuşan ve ismi açıklanmayan İsrailli üst düzey bir yetkili, İran nükleer programı hakkında 183 CD'de dosyalanmış 55 bin sayfalık gizli bilgileri içerdiği ileri sürülen belgelerin tutulduğu yerin Şubat 2016'da Mossad tarafından tespit ediliğini belirtti.

Söz konusu belgelerin bulunduğu yerin, tespit edildiği tarihten bu yana Mossad tarafından izlendiğini kaydeden yetkili, geçen ocak ayında da ajanların binaya girerek belgeleri bir gece ele geçirdiğini ve aynı gece içinde İran'dan İsrail'e kaçırıldığını söyledi.

Yetkili ayrıca belgelerin bir çoğunun Farsça olarak yazıldığı ve analiz sürecinin zaman alması nedeniyle belgelerin ele geçirildiği tarihten ancak 4 ay sonra açıklanabildiğini ifade etti.

Haberde ayrıca Mossad Başkanı Yossi Cohen'in, geçen ocak ayında Washington'a yaptığı ziyaret sırasında ABD Başkanı Donald Trump'a söz konusu operasyona ilişkin bilgi verdiği aktarıldı.

İNGİLTERE: NEDEN İHTİYAÇ DUYDUĞUMUZU GÖSTERİYOR

İngiltere Dışişleri Bakanı Boris Johnson, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun İsrail istihbaratının İran'ın nükleer silah üretmek için gizli program üzerinde çalıştığına dair delillere ulaştığı yönündeki iddialarının ardından konuya ilişkin açıklama yaptı.

Netanyahu'nun sunumunun, İran nükleer anlaşmasıyla Tahran'ın nükleer emelleri üzerindeki kısıtlamalara devam edilmesinin önemini vurguladığını ifade eden Johnson, İran nükleer anlaşmasının İran'ın niyetlerine dair güvene dayanmadığını anımsattı.

Johnson, bunun daha ziyade, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansından (UAEA) müfettişlerin İran'ın nükleer programına eşi görülmemiş erişimine izin veren tedbirler dahil, sert bir doğrulama mekanizması üzerine kurulduğunu kaydetti.

"İran'ın 2003 yılına kadar gizli şekilde araştırma yürütmesi gerçeği, bugün İran nükleer anlaşmasının izin verdiği denetimlere neden ihtiyaç duyduğumuzu gösteriyor." ifadesini kullanan Johnson, anlaşmadaki hükümlerin onaylanmasının İran'ın böyle bir araştırmayı yeniden başlatmasını zorlaştıracağını aktardı.