Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması
AA

Ağdam 20 Kasım’da Ermenistan işgalinden kurtulduktan sonra tekrar kente gelen Deghati, 28 yıl önce gördüklerini ve kentte yaşadıklarını, AA muhabirine anlattı.

Şubat 1992’nin son günlerinde yaşanan Hocalı katliamını fotoğraflamak için katliam mağdurlarının sığındığı Ağdam’a geldiğini anlatan Deghati, “Mart 1992’de geldim ve bir hafta kaldım. O zaman burası çok güzel bir şehirdi, eski İstanbul gibiydi. Her yerde ağaçlar, önemli binalar vardı.” ifadesini kullandı.

Deghati, fotoğrafçılıktan önce mimar olduğunu ve kente o gözle baktığında çok beğendiğini belirterek, Ağdam’ın 1992 şubatında Hocalı’dan gelenlere kapılarını açtığını kaydetti.

Ağdam’da o dönemde Hocalı’dan getirilen cenazeler, sığınmacılar ve kayıplarını arayanların bulunduğunu aktaran Deghati, "Ben o zaman onların fotoğraflarını çekiyordum. Şehrin buraya yakın bir yerinde yaşıyordum. Şimdi ise burası sanki Hiroşima olmuş. Kaldığım binayı bulamadım ama büyük bir kadın heykeli vardı, onu hatırlıyorum. Şimdi hiçbirisi yok." diye konuştu.

Bugün hasarlı da olsa hala ayakta duran Ağdam Cuma Mescidi’ni o dönem de fotoğrafladığını anlatan Deghati, cenazelerle katliam mağdurlarının bugün mescidin önünde bulunan morg binasına geldiklerini dile getirdi.

Deghati, "Onlar o zaman şoktaydı. 'Bize ne oldu da bizi vurdular?' diyorlardı. Bir gecede 600 kişiyi öldürdüler. Öldürülenleri gördüm, öyleleri vardı ki, ölmeden önce kaşıkla gözlerini çıkarmışlar." dedi.

- "Bu şehre bunu yapmak nasıl bir nefrettir"

Son 40 yılda yaşanan birçok savaşı fotoğrafladığına işaret eden Deghati, “Dünyadaki savaşların hepsini çektim ama böyle bir nefretle binaları, insanları ve medeniyeti yok etmek görmedim. Burada kolektif bir nefret vardı." değerlendirmesinde bulundu.

Deghati, işgalin ardından geçen yaklaşık 30 yılın ardından şehre tekrar gelmesiyle içinde iki hissin oluştuğunu belirterek, şunları kaydetti:

"İki hissim var. İlki, bunu bu şehre yapmak nasıl bir nefrettir? Bir insanda, bir millete nasıl bu kadar nefret olur ki bunu yapar, bu kadar güzel şehri bu hale getirirler? İkinci hissim ise mutluyum ki, burada yaşayan Ağdamlılar buranın özgürleşmesiyle buraya geri gelecek. Buraya gelecekleri için mutlular. Eminim ki, Azerbaycan hükümeti 2-3 yıla burayı çok güzel şekle getirecektir."