Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Bilgi Yaşam Kamerayı kim icat etti, kim buldu? Kamera ne zaman, nerede icat edildi?

        Sensör, ışığı elektriksel veriye dönüştürerek dijital belleğe aktarır. Renk ayrımı yapmak ve netliği sağlamak için piksel düzeyinde hesaplamalar yapılır. Gelişmiş dijital kameralar, bu süreci milisaniyeler içinde gerçekleştirerek yüksek çözünürlüklü görüntüler elde eder. Kamera kullanan kişiler oldukça geniş bir yelpazeye yayılır. Profesyonel fotoğrafçılar, sanat ve belgesel alanında görsel ifade aracı olarak kameradan yararlanır. Sinema sektörü çalışanları, hareketli görüntüleri kaydetmek amacıyla farklı türde kameralar kullanır. Güvenlik görevlileri ve güvenlik sistemleri operatörleri, kapalı devre kamera sistemleriyle alan taraması yapar. Peki, kamerayı kim icat etti? Kameranın mucidi kim?

        REKLAM

        KAMERAYI KİM BULDU?

        Kameranın icadı, uzun süren teknik gelişmelerin ve farklı alanlardaki çalışmaların bir sonucudur. Görüntüyü sabitleme fikri ilk olarak antik dönemlere dayanır. "Camera obscura" adı verilen karanlık kutu prensibi, yüzyıllar boyunca ışığın ve görüntünün yönlendirilmesine dair deneylerin temelini oluşturdu. Bu sistemde, küçük bir delikten içeri giren ışık karşı duvara ters bir görüntü yansıtır. Rönesans döneminde bu yöntem ressamlar tarafından perspektif çalışmaları yapmak amacıyla kullanıldı. Görüntüyü kaydetmeye yönelik ilk büyük adım ise 19. yüzyılın başında atıldı.

        Kimyasal yollarla görüntü sabitleme fikri Fransa'da doğdu ve ilk kalıcı fotoğraf, bir deney sonucu metal bir levha üzerine kaydedildi. Bu yöntem, günler süren pozlama gerektiriyordu. Ardından farklı teknikler geliştirildi ve pozlama süresi azaltıldı. Zamanla cam levhalar, ardından da ışığa duyarlı film şeritleri kullanıldı. Taşınabilir fotoğraf makineleri üretilebildi. 20. yüzyıla gelindiğinde sinema kameraları, hareketli görüntüyü kaydedebilen sistemlerle donatıldı. Elektronik bileşenlerin gelişmesiyle birlikte analog sistemlerin yerini dijital teknolojiler aldı. Sayısal kameralar, görüntüyü elektronik sinyallere çevirerek bellek kartlarına kayıt yapmaya başladı.

        REKLAM

        İlk dijital fotoğraf makineleri 1990’lara doğru piyasaya sunuldu ve kısa sürede yaygınlaştı. Kameraların tasarımı, boyutu ve işlevi teknolojik ilerlemelere paralel olarak değişti. Bugün cep telefonlarına entegre edilen yüksek çözünürlüklü kameralar, geçmişte profesyonel cihazlarla mümkün olan görüntü kalitesine ulaşabiliyor. Kameranın bulunuşu, tek bir kişinin icadı olarak anılmasa da farklı dönemlerde katkı sağlayan birçok bilim insanı ve mühendis tarafından geliştirilen bir sürecin ürünüdür.

        KAMERA NEREDE İCAT EDİLDİ?

        Kameranın ortaya çıkışı belirli bir coğrafyayla sınırlı değildir; farklı dönemlerde farklı yerlerde yapılan çalışmaların birleşimiyle gelişmiştir. Görüntünün yansıtılması fikri ilk olarak Antik Çin ve Antik Yunan'da tartışılmıştır. Bu dönemlerde, ışığın bir delikten geçerek karanlık bir ortama görüntü yansıtması esasına dayanan “camera obscura” sistemi tanımlandı. Ancak bu sistem görüntüyü yansıtabiliyordu, kaydetme işlevine sahip değildi. Görüntünün sabitlenmesiyle ilgili ilk etkili adımlar 19. yüzyılda Fransa'da atıldı. Metal bir yüzey üzerine ışığa duyarlı kimyasal maddeler sürülerek, belirli bir süre pozlama yoluyla kalıcı görüntü elde edilmeye çalışıldı.

        Bu teknikle çekilen ilk kalıcı fotoğraf da Fransa’da üretildi. Ardından İngiltere’de farklı deneysel yöntemler geliştirildi ve daha kısa pozlama süreleriyle görüntü kaydedilebildi. Bu gelişmeler, fotoğrafçılığın temelini oluşturdu. Kamera teknolojisi ilerledikçe Almanya, İngiltere ve Amerika gibi ülkelerde taşınabilir fotoğraf makineleri üretilmeye başlandı. 20. yüzyılın ortalarında Japonya, hem optik sistemlerdeki uzmanlığıyla hem de elektronik donanım üretimiyle kamera teknolojisinde öne çıkan ülkelerden biri hâline geldi.

        REKLAM

        Dijital kameraların temelleri ise 20. yüzyılın sonlarına doğru ABD’de atıldı. Yani kamera, başlangıçta optik prensiplere dayanan bir fikir olarak çeşitli medeniyetlerde tartışılmış, ardından Fransa’da ilk sabit görüntü başarıyla elde edilmiş ve sonraki aşamalarda farklı ülkelerde teknik olarak geliştirilmiştir. Kamera teknolojisi bugün hâlâ birçok ülkede sürekli yenilenerek kullanılmaya devam etmektedir.

        KAMERA NE ZAMAN İCAT EDİLDİ?

        Kameranın icadı, tek bir tarihte gerçekleşmiş bir olay değildir; farklı dönemlerde aşama aşama gelişmiştir. Görüntünün optik yolla bir yüzeye düşürülmesi fikri binlerce yıl öncesine, Antik Çin ve Antik Yunan dönemlerine kadar uzanır. “Camera obscura” adı verilen karanlık kutu düzeneği, bu anlayışın ilk somut örneğidir. Ancak bu sistem, yalnızca görüntüyü bir yüzeye yansıtıyor, kaydetme işlemi yapamıyordu. Görüntüyü sabitlemeye yönelik ilk somut adım 19. yüzyılın başlarında atıldı. 1826 yılında ışığa duyarlı kimyasallar kullanılarak metal bir yüzey üzerine kalıcı görüntü kaydedildi. Bu yöntemle elde edilen ilk fotoğraf, saatler süren pozlama gerektiriyordu.

        Sonraki yıllarda bu sürenin kısaltılması ve görüntü kalitesinin artırılması üzerine çalışmalar yürütüldü. 1839’da daha gelişmiş bir teknik tanıtıldı ve bu yöntemle birlikte fotoğraf makineleri yaygınlaşmaya başladı. O dönemde kullanılan kameralar, genellikle tahta kutulardan oluşuyor ve ışığın belirli bir süre boyunca içeri alınmasıyla görüntü oluşturuyordu. Film teknolojisinin ortaya çıkışı 1880’li yıllarda gerçekleşti. Bu dönemde kağıt ya da cam yerine, ışığa duyarlı film şeritleri kullanılmaya başlandı.

        Böylece görüntüler çok daha kolay ve taşınabilir şekilde kaydedilebildi. 20. yüzyılın ortalarına doğru elektronik bileşenlerin gelişmesiyle, analog kameralardan dijital sistemlere geçiş başladı. Sayısal görüntü kaydı yapan ilk dijital kameralar, 1970’li yıllarda laboratuvar ortamında geliştirildi. Ticari kullanıma uygun ilk dijital kameralar ise 1990’ların başında piyasaya sürüldü. Dolayısıyla kamera fikri, binlerce yıl önce temellendirilmiş; ilk kayıt edilebilir formu 19. yüzyılda ortaya çıkmış ve 20. yüzyılın sonunda bugünkü dijital halini almıştır.

        ÖNERİLEN VİDEO

        Sancaktepe'de 2 İETT otobüsü çarpıştı: Yaralılar var

        Sancaktepe'de iki İETT otobüsü çarpıştı. Yaralılar var. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. (DHA)

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ