Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması



Habertürk muhabiri Arzu Kaya'nın haberine göre kanser başta olmak üzere birçok hayati rahatsızlığı bulunan 55 yaşındaki Memet Kılıç seyyar satıcılık yaparak geçimini sağlıyordu. Eşinden boşanmış, 5 çocuğu ona sahip çıkmamıştı. Ancak yine de sıradan bir hayatı vardı. Malatya'dan İstanbul'a zaman zaman çalışmaya geliyordu.

"İŞ VERECEĞİZ" DİYEREK DOLANDIRDILAR

5 yıl önce İstanbul Fatih'te seyyar satıcılık yaparak geçimini sağlamaya çalışan Memet Kılıç'ı gören dolandırıcılar iş ve malulen emeklilik vaadiyle kandırdı, birçok evraka imza attırdı. Kılıç bir süre aşçılık yaptığı işi sayesinde hayata tutunacağını sandı. Ama kısa süre sonra "şirket kapanıyor" denilerek memleketine gönderildi. Yıllar sonra gittiği bir devlet dairesinde ise hayatının şokunu yaşadı, üzerine 3 şirket ve milyonlarca lira borcu vardı.

PARA TOPLAYARAK ADLİYEYE GELDİ

Şoke olan talihsiz adam savcılığa gelerek şikayetçi olmak istedi. Ancak ne adliyeye gelecek ne de gidecek parası vardı. Çevresinin yardımlarını yol parası yaptı. Kartal'daki Anadolu Adalet Sarayı'na geldi. Şikayetçi oldu. Hayatı alt üst olan Memet Kılıç savcılıkta "Ne şirket kuracak param var, ne de bilgim" dedi, dolandırıcıların bulunmasını istedi.

SAVCILIK: NOTER DE ŞÜPHELİLERLE HAREKET ETMİŞTİR

'Görevi kötüye kullanma', 'sahtecilik', 'dolandırıcılık' ve 'sahte evrak tanzimi' suçlarını kapsayan soruşturma başlatan savcılık Kılıç'ın hasta göründüğünü tutanaklara geçirdi. Hasta adamın bu haliyle ticaret yapamayacağının açık ve net olarak anlaşıldığını kaydetti. "Bu haliyle noter ve ilgili işlemleri yapan kişiler de diğer şüphelilerle hareket etmiştir" dedi. Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı yaşlı adamı şirket sahibi gibi gösterip mağdur eden dolandırıcılara yönelik soruşturmada emniyete de yazı yazdı. Şirketlerin araştırılmasını ve gerçek sahiplerinin tespit edilerek gözaltına alınması talimatını verdi.

"BÜTÜN HER ŞEYİMİ, ÖZGÜRLÜĞÜMÜ ELİMDEN ALDILAR"

Hiç parası kalmayan Memet Kılıç ilaçlarını dahi alamayacak durumda. Yeniden memlekete döneceği sırada başından geçenleri HABERTÜRK'e anlatan talihsiz adam, "Çok çok borcum var. Çok. İki bin yıl yaşasam ben o borcu ödeyemem" diyerek gözyaşlarını tutamadı. Güçlükle konuşup güçlükle hareket eden Memet Kılıç hissettiklerini ise şu şekilde anlattı:

"Ben esans satıyordum. Sadece esans. Bazen pansiyonda kalıyordum. Orada bir tanesi dedi ki 'Böyle böyle bir iş var. Çalışır mısın? Ayda bin 200 lira maaş veriyorlar' dedi. 'Tamam çalışayım' dedim. 'Tamam, tam bize göre' dediler. Götürdüler beni bir yere. Dediler 'Sen rahatsızsın. Seni malulen emekli edelim 3-5 sene içinde.' İmzayı attırdılar. Bütün her şeyimi, özgürlüğümü elimden aldılar. Her şeyi yaşadım. Yaşamadığım şey kalmadı. Panik atak başladı. Uyuyamıyorum. Gözümü yumamıyorum. Yiyemiyorum. İçemiyorum."

"ŞİRKET SAHİBİYMİŞİM. ŞİRKET SAHİBİ KARNI AÇ"

Yakınlarının da kendisini kabul etmediğini anlatan Kılıç, "Benim bir dünya, trilyonların üstünde borcum var. Şirketlerim varmış. Benim hiç haberim yok. Şirket sahibiymişim. Şirket sahibi karnı aç geziyor" diyerek isyan etti.