Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Nasıl oldu da Doğu Ekspresi bu kadar popüler oldu? Başlıca iki nedeni var. Birincisi geçen yıl HT Pazar’ın “Van Gölü Ekspresi ile 55 saat”, geçen ay Habertürk Gazetesi’nin “Like ekspresi” haberleriyle Doğu Ekspresi’ni Türkiye’ye hatırlatması. İkincisi de sosyal medya... Normalde iki yataklı vagonu olan Doğu Ekspresi, bu yıl beş yataklı vagona çıkmasına rağmen bilet bulunamıyor. Turizm acenteleri, sosyal medya yüzleri özel turlar yapıyor. Kars ve Doğu Ekspresi’nin artan etkisi beraberinde Van Gölü Ekspresi ve Van turlarının talebini de artırdı. Anlayacağı- nız memleketimizde bir Doğu çılgınlığı yaşanıyor. Oysa müteahhitlerin özensiz binaları dışında neredeyse yüz yıldır aynı kalan bir bölgeden söz ediyoruz. Umarız Kars ve çevresi pek çok örnekte olduğu gibi tüketim çılgınlığının yeni kurbanlarından olmaz. HT Cumartesi'nde Levent Özçelik'in haberi...

TURİZM VE GASTRONOMİ

10 yıl önce neredeyse yemek yiyecek bir yer yoktu Kars’ta. Şimdi ise bir sürü yer açılmış. Özellikle Kafkas Üniversitesi’nin etkisiyle adım başı kafeler var. Ancak turizm işletmeciliği ve gastronomi konusunda çok eksiği var Kars’ın. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Belediye, Kalkınma Ajansı ve tabii ki işletme sahiplerinin bir araya gelip bu konuyu çözmesi gerekiyor. Farklı kültürlerin yüzyıllarca bir arada yaşadığı bir coğrafyanın önemli bir parçası Kars ve çevresi. Zengin bir mutfak ve çok kültürlülük ne yazık ki hak ettiği şekilde sergilenemiyor.

KARS’IN GÜZEL BİNALARI

Hemen her sokakta o eski Kars’tan eserler var hâlâ. Kars’ı Kars yapan eski binaların pek çoğu devlet kurumları tarafından kullanılıyor. İyi korunmuş, doğru şekilde yenilenmişler. Vali Konağı, Ticaret ve Sanayi Odası, Defterdarlık, Belediye ve Kalkınma Ajansı binaları... İlave olarak içi ayrı dışı ayrı güzellikte Cheltikov, Katerina ve Kars otelleri ile Kılıçoğlu Pastanesi. Kars Kalesi, 12 Havariler Kilisesi, Fethiye Camii de mutlaka görülmesi gereken yapılar.

SABAH GÜZELLİĞİ

En son 10 yıl kadar önce gitmiştim Kars’a. O gün yaşadığım duygularla bugün hissettiklerim arasında pek fark yok. Kars’a ilk gittiğimde küçük bir Rus ya da Ukrayna şehrinde hissetmiştim kendimi. Tek katlı, zarif işçilikli taş binalar, geniş cadde ve sokaklar. Sakinlik ve sessizlik... Şehirlerin en güzel anları sabahlarıdır, en çok sabahları keşfetmeyi severim. Kars’a sabah çok yakışıyor. 100 bini aşmayan nüfusu var, Erzurum’un beşte biri değil. Şehrin yaya trafiği en yüksek caddesinde mağazalar ve banka şubeleri bulunuyor. Cadde, sizi eski Alexander Nevski Kilisesi’nden Fethiye Camii, Kümbet Camii, 12 Havariler Kilisesi, Kars Kalesi gibi şehrin en önemli yapılarına yürüyerek ulaştırıyor. Kars sabahlarının bir başka özel yanı sokak köpekleri. Kars köpekleri İstanbul kedileriyle yarışacak düzeyde. Sabahın sakinliğinde hemen her adımda size Kars’ın sokak köpekleri eşlik ediyor. Ancak çekinmeyin onlar da kendi hallerinde yaşıyorlar Kars’ı.

Kars’ın köyleri ZavotlarBoğatepe Köyü ve tabii ki Peynir Müzesi gezilmesi gereken yerlerden. Yine geçmiş dönemde Kars’ta yaklaşık 35 köyde yaşayan Malakanlar’ın köylerinden Çakmak Köyü.

Senem’in gezi ajandası

Bu ismi sosyal medyada duymuştum. Tesadüf aynı tarihlerde Kars’ta seyahatteydik. Senem’in gezi ajandasını “bağımsız bir gezi rehberi” olarak tanımlayabiliriz. Belli bir zaman içerisinde kendi grubunu oluşturmuş, tematik geziler yapıyor. Sinem’in kitlesi de bu gezileri kaçırmıyor. Kars, Van ve İstanbul turları bu ara gündemde. Bu bağımsız organizasyonu sosyal medya hesaplarından takip edip bilgi alabilirsiniz.