Kısıtlı seçmen kime denir? Kısıtlı seçmen oy kullanabilir mi? Şeklindeki sorular vatandaşlar tarafından merak konusu oldu. 31 Mart yerel seçimlerin ardından AK Parti ve MHP İstanbul'da seçimlerin yenilenmesi için olağanüstü itirazlarını YSK'ya yapmıştı. Tüm Türkiye YSK'nın kararını beklerken YSK'dan AK Parti'nin İstanbul seçiminin iptali için Kanun Hükmünde Kararname ile kamu hizmetinden çıkarılan seçmenlerin bulunduğu listeyi içeren dilekçeye cevap verdi. Böylelikle KHK ile ihraç edilenlerin oy kullanamayacağına ilişkin AK Parti'nin yaptığı itirazı reddedildi.

2019 İSTANBUL YEREL SEÇİMLERİNDE AK PARTİ'NİN YAPTIĞI KISITLI SEÇMEN İTİRAZI

Habertürk'ten Fevzi Çakır'ın haberine göre; İstanbul’da seçiminin yenilenmesi başvurularıyla ilgili olarak, ilk kritik kararlarını verdi. YSK, KHK’lılarının oy kullanamayacağına dair itirazı reddetti. Kısıtlı seçmen ve sandık kurullarıyla ilgili itirazların ise incelenmesi için ara karar verdi. İstanbul’da AK Parti’nin usulsüz seçmen kaydı yapıldığını iddia ettiği 41 bin 132 kişinin araştırılmasına karar verdi. 

YSK'nin araştırılmasına karar verdiği 41 bin 132 seçmenin dağılımı şöyle: 2 bin 308 kısıtlı, bin 229 ölü seçmenin listelerde yer aldığı iddiası, 10 bin 290 seçmenin hem cezaevlerinde hem başka seçmen listelerinde olduğu iddiası, 5 bin 287 hükümlünün oy kullandığı iddiası, İstanbul'daki yerleşim yeri adresi cezaevi olan 236 seçmenin oy kullandığı iddiası ile İstanbul genelinde 18 yaşının üzerinde zihinsel engeli bulunan 21 bin 782 kişinin seçmen listelerine kaydedildiği iddiaları. YSK, AK Parti tarafından öne sürülen tüm bu iddiaların araştırılmasına karar verdi. Ayrıca kamu görevlisi olan sandık kurulu üyelerinin durumu da incelenecek.

KISITLI SEÇMEN KİME DENİR?

Ergin bir kişi hakkında kısıtlılık kararı verilebilmesi için kanunda belirtilen kısıtlılık sebeplerinden birinin varlığının yanı sıra sosyal bir sebebin de varlığı aranmaktadır. Buna göre kişinin kısıtlanması için her halde, işlerini göremeyecek durumda olması ve bu nedenle korunmaya ve sürekli bakıma ihtiyaç duyması ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokuyor olması gerekir.

Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan ergin kişilerin kısıtlanması söz konusudur. Burada akıl hastalığı veya akıl zayıflığı kısıtlılık sebebini oluşturmaktadır. Görevlerini yaparlarken vesayet altına alınmayı gerekli kılan bir durumun varlığını öğrenen idari makamlar, noterler ve mahkemeler, bu durumu hemen yetkili vesayet makamına bildirmek zorundadırlar.

Bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkûm olan her ergin kısıtlanır. Cezayı yerine getirmekle görevli makam, böyle bir hükümlünün cezasını çekmeye başladığını, kendisine vasi atamak üzere hemen yetkili vesayet makamına bildirmekle yükümlüdür. Özgürlüğü bağlayıcı ceza sebebiyle kısıtlanmada sadece kısıtlılık sebebinin varlığı yeterli olup, kısıtlamaya karar vermede sosyal sebebin varlığı aranmaz.

Son kısıtlanma sebebi ise MK. m. 408’de düzenlenen istek üzerine kısıtlanmadır. Yaşlılığı, sakatlığı, deneyimsizliği veya ağır hastalığı sebebiyle işlerini gerektiği gibi yönetemediğini ispat eden her ergin de kendisinin kısıtlanmasını isteyebilir. Burada kişinin isteği önemli olmakla birlikte kısıtlılık kararının verilmesi için tek başına yeterli değildir. Bu kararın verilmesi için aynı zamanda kişinin işlerini gereği gibi yönetemiyor olması da gerekir.


KISITLI SEÇMEN OY KULLANABİLİR Mİ?

Akıl sağlığı ve ya akıl zayıflılığı nedeniyle iş göremez hale gelen erginler kısıtlı seçmen olarak kabul edilir ve bu sebeplerden ötürü kısıtlı seçmen oy kullanamaz. Öte yandan bazı cezaevinde yatan bazı hükümlüler de durumlarına göre kısıtlanır bu sebepten dolayı oy kullanamazlar.