'Magazin Pazarı'nda bu hafta
HT Magazin ekibi haftanın en çok konuşulan olaylarını yorumladı
KADİR KAYMAKÇI: Songül Hanım’ın iddiaları yenilir yutulur gibi değil. MİT’ten çalışıyorum deyip 100 milyon lirasını aldıysa bu ciddi bir suç! Metin Bey hiçbir suçlamayı kabul etmemiş. Konu adliyede artık, bundan sonrası hukukun işi... Biz ne desek boş sadece evlilik müessesinin öyle basit bir müessese olmadığını anlasın insanlar... İki gönül bir olunca her zaman samanlık seyran olmuyor maalesef!
MEHMET ÇALIŞKAN: Benim burada en çok merak ettiğim konu 100 milyon lira… İnsan ister istemez “Songül Karlı’nın 100 milyon liralık serveti mi varmış?” diyor. Dolandırılma iddiası hikâyesinin içinde bir arsa, ziynet eşyaları, otomobil ve nakit para var. Metin Yüncü’nün vekâlet alarak arsayı satıp parasını kendi üzerine geçirdiğini varsayalım. Peki ya diğer maddi unsurlar? Metin Yüncü, diğer unsurları kendi üzerine nasıl geçirdi? Ortada bir hırsızlık suçlaması olmadığına göre diğer unsurlar Songül Karlı tarafından Yüncü’ye verilmiş. Eşidir, verebilir. Ne var ki Songül Karlı, bütün maddi kaynaklarını eşine bir gecede seferber etmiş olamaz. Öyle olamayacağına göre “Hey beyefendi, benim maddi kaynaklarımın akıbeti nedir?” diye neden sormamış? Haydi kendisi sormamış veya soramamış ama ortada o kadar servet varken ailesinden birileri de mi uyarmamış? Songül Karlı, arsa için verdiği vekâlette ‘satış’ maddesini görmediğini söylese de sonuçta imzasını atmış. Doğal olarak mahkeme, “Görmedim”i değil imzayı gerçek olarak ele alır.
AYTEKİN TEKER: Bu dava daha uzar. Songül Karlı'nın iddialarını güçlendirecek delillere ihtiyacı var. Davanın sonucunun ne olacağını bilemeyiz ama Songül Karlı'nın bundan sonra hayatına girecek olan erkeğin GBT'sine bakacağını düşünüyorum!
Feyza Aktan'dan olaylı bir şekilde boşanan Özcan Deniz, eski eşine ateş püskürdü. Oğlu Kuzey'in 4. yaş gününde kendisinden kaçırıldığını söyleyen ünlü şarkıcı, "Geçen yıl oğlumun doğum gününde yaşadığım zalimlik bu sene de sahnelendi." dedi.
ESİN ÖVET: Özcan Deniz’in bu feryadını okuyunca gerçekten üzüldüm. Kime biliyor musunuz? Oğlu Kuzey’e. Gerçekten anne ve babalar, kendi hırsları ve egoları için çocukları arada meze yapıyorlar. Özcan Deniz öyle iddia ve imalarda bulunuyor ki, buna Feyza Aktan’ın hiç bir yanıt vermeden sadece oğlunu babasıyla buluşturması gerekiyor. Aslında artık böyle çekişmeli boşanan anne ve babaların çocuklarını düşünerek çekişmeyi bir yana bırakıp çocuklarının geleceği için doğru bir yolda buluşmaları gerekiyor. Yoksa o çocuk şu anda yaşadığı psikoloji ile uzun yıllar yaşayacak. Belki de hayatı boyunca şu an beynine kazınan kötü anları atamayacak. Hep birilerine güvensiz olacak ve gelecekti kim bilir kötü ilişkiler kuracak. Ki bunun örnekleri çok fazla.
KADİR KAYMAKÇI: Özcan Deniz-Feyza Aktan ikilisi de bizim Johnny Depp-Amber Heard’ümüz olma yolunda hızla ilerliyorlar! Birbirleri hakkında olmadık laf söylemeler sokak ortasında saç saça baş başa kavgalarıyla Johnny-Amber ikilisinden fazlaları var eksikleri yok Özcan ile Feyza ikilisinin! Birbirleriyle ilgili söyledikleri ya da yaptıklarına ne diyebiliriz ki ama birer anne-baba olarak sürekli çocuklarını birbirlerine olan nefretlerine alet etmeleri çok yazık! Anlaşılıyor ki birbirlerini içine düşürdükleri durumdan rahatsız değiller ama keşke çocukları için bir an “Biz napıyoruz?!” diye durup düşünseler...
MEHMET ÇALIŞKAN: Özcan Deniz ile Feyza Aktan boşanarak zaten oğullarını ailesiz bıraktı. Boşandıktan sonra da bir türlü helalleşip çocuklarına huzur dolu bir ortam sunmayı başaramadılar. Bir yıllık evlilikte birbirlerine bu kadar kin besleyecek ne / neler yaşanmış olabilir? Maddi hesaplar mı? Yaşanan bir tartışma mı? Birbirlerini iyice tanımamanın hayal kırıklığı mı? Nedeni ne olursa olsun birbirlerine duydukları kinde olan çocuğa oluyor. Annesiyle babasının inatlaşmasından Kuzey, daha küçücük yaşında büyük yaralar alıyor. Burada kusurlu olan tek bir taraf yok. Özcan Deniz de Fezya Aktan da çocuklarına karşı aynı ölçüde kusurlu.
AYTEKİN TEKER: İki taraf da Türkiye'nin gözü önünde kavga ediyor. Olan yine çocuğa oluyor. Bu tartışma böyle gittikçe Kuzey'de travmalar bırakacak. Deniz de, Aktan da oturup sağlıklı bir şekilde düşünüp, bir an önce çocukları için doğru kararlar almalı.
Eşi Şafak Mahmutyazıcıoğlu'nun vefatının ardından reddi miras talebinde bulunan Ece Erken, "Eşimi çok sevdim ve onu özlemle anıyorum ama rahmetli eşimi yıllardır gelir kapısı olarak gören ve rahmetli olduktan sonra hala görmeye devam eden bu kötü insanlarla ismimin daha fazla yan yana gelmesini istemiyorum." dedi.
ESİN ÖVET: Bravo Ece’ye. Doğru bir karar almış. Nitekim bu durumda ne olursa olsun her zaman kendisi haksız çıkacaktı. Belli ki, bu durum karışık. Ece hiçbir zaman kendini kanıtlayamayacak o aileye anladığım kadarıyla. Yani bir şey bildiğimden değil. Uzaktan gördüğüm kadarıyla anladığım bu. Ve ciddi bir sıkıntı var. O sıkıntı da hiç bir zaman peşini bırakmayacak Ece’nin.
KADİR KAYMAKÇI: Ece Erken’in yaşadıkları gerçekten zor. Reddi miras kararı almak da çok zor olmuştur eminim. Söylenecek bütün sözleri göze alıp cesur bir karar vermiş. Bizim bilmediğimiz şeyler var... Tek söyleyebileceğim Ece Erken’in kendisi ve çocuğun için güçlü olmak zorunda olduğu.
MEHMET ÇALIŞKAN: Reddi miras, genelde merhum kişinin borçlarından dolayı yapılır. Mirasçıları, merhum kişinin borçlarının mal varlığından daha fazla olması halinde reddi miras yaparak üzerlerine kalan borçlardan kurtulmak ister. Merhum Şafak Mahmutyazıcıoğlu’nun yüklü miktarda borcu olduğu için birilerinin Ece Erken’e reddi miras yapması yönünde salık verdiği konuşuluyor. Erken, yaptığı açıklamada durumun öyle olmadığını, reddi miras yapmasının nedeni ise merhum eşiyle ticari ilişkileri olan, adını vermediği kişilerle hiçbir şekilde münasebetinin kalmamasını istemesi olarak dile getirdi. Öyle de olsa böyle de olsa Ece Erken’in acısının üzerine bir de reddi miras yapmak zorunda kalması zor bir durum.
AYTEKİN TEKER: Zor günleri atlatmaya çalışırken eşinin çek, senet ve kendisinden habersizce kiraya verilen dairesiyle uğraşıyordu. Tabi Ece Erken'in mirastan faydalanmasını istemeyenler de olabilir. Reddi miras ile doğru bir karar vermiş.
Tuğçe Tayfur ile sevgilisinin önce 'arkadaşız' deyip sonra el ele görüntülendi. Hande Erçel ve Kaan Yıldırım da birlikteliklerini önce inkar edip, ardından 'birlikteyiz' demişti.
ESİN ÖVET: Gerçekten genç, bekar insanların böyle gerginlikleri neden yaşadığını anlamıyorum. O değil Hande Erçel, Kerem Bursin ile de ilk başta öyleydi. Ne gerek var gerçekten hala çözemiyorum. Hayır menajerleri izin vermiyor diyeceğim ama artık o kafalar mı kaldı Allah aşkına. 90’ların hareketleri bunlar. Çıkın artık şu kafalardan.
KADİR KAYMAKÇI: Ünlüler dünyasında insanlar nedense direkt ‘sevgili’ olamıyorlar! Önce bir ‘arkadaşız’ saçmalığını yaşıyorlar bir süre. Sevgili olmak ayıpmış gibi, “Arkadaşız” yalanıyla kimi kandırıyorlar anlamıyorum. Sevgili olabilirsiniz arkadaşlar bundan korkmayın. Hepiniz birer Johnny Depp ya da Amber Heard değilseniz sevmekten kariyerlerinize zarar gelmez saçmalamayın!
MEHMET ÇALIŞKAN: Arkadaşlıklarının sevgili boyutuna, hatta nikâh masasına taşınması son derece doğal. Vakti zamanında yapılan bir araştırmada arkadaşlıktan dönüşen evliliklerin daha sağlam temellere sahip olduğu sonucu ortaya çıkmıştı. Belki öyledir, belki de değildir. Sonuçta evliliklerin zeminini oluşturan yüzlerce dinamik bulunuyor. Kariyerim boyunca ‘sadece arkadaşız’ deyip birkaç gün sonra el ele fotoğraflarını çektiğim birçok ünlü gördüm. Samimi olmayan ‘sadece arkadaşız’ söylemleri nedeniyle magazin dünyasında ‘sadece arkadaşız’ cümlesi klişeleşmiş, bayağılaşmıştır. Tuğçe Tayfur ile Burak Kalfa da o klişenin birer parçası oldu. Hande Erçel ile Kaan Yıldırım’a gelince; sevgili oldukları bilindiği halde aylarca ‘sadece arkadaşız’ rolüne büründü. Çünkü ilgi görmenin şifrelerini çözmüşler. Hemen “Evet, sevgiliyiz” deseler merak unsuru olmayacak, gazetecileri peşlerinden koşturamayacaklar. Oyunu ne kadar sürdürürlerse o kadar ilgi göreceklerini biliyorlar. Hande Erçel ile Kaan Yıldırım’ın yöntemi, artık iyiden iyiye bayağılaşmış ilgi görme çabasından başka bir şey değil.
AYTEKİN TEKER: Ünlüler gizem yaratarak daha çok dikkat çektiklerinin farkındalar. 'Arkadaşız' deyip sonrasında evlenenleri görüyoruz. Hande Erçel, Kerem Bürsin ile olan ilişkisini de aylar sonra açıklamıştı. Arkadaşlıkların aşka dönüşmesine artık şaşırmıyoruz!