Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
AA

Fenerbahçe Spor Kulübü'nün milli yelkencisi, madalya için hazır bir şekilde Tokyo 2020'ye gittiğini belirterek, "Bunu oradaki performansımla da gösterdim. Olimpiyatlar da iyi başladı ama üçüncü gün kötü yarışmam, akabinde dördüncü gün aldığım ceza puanı beni madalyadan uzaklaştırdı. 2020 Tokyo Olimpiyat Oyunları'nda 8. olarak olimpik diploma aldığım, Türkiye'nin en iyi derecesini yenilediğim için tekrardan mutluyum ama sonucun daha iyi olamamasından dolayı içimde bir üzüntü var." dedi.

Kendisi için üzücü bir olimpiyat olduğunu vurgulayan Alican, "Sonuç itibarıyla 8.'lik ne kadar iyi olsa da, bütün yelken sınıflarında Türkiye'nin aldığı en iyi derece olsa da ben daha iyisini bekliyordum." ifadelerini kullandı.

"GELEN DESTEKLE ÇOK YOL KATETTİK"

Tokyo 2020'de 470 sınıfında Ateş ve Deniz Çınar kardeşlerin de 10. olduğunu hatırlatan milli yelkenci, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Onlar da final yarıştı. Genel olarak büyük bir başarı var. Bunlar önemli dereceler. Maalesef biz bu seviyeye kariyerimizin ortalarına doğru gelebildik. Olimpiyat mücadelesine ilk başladığımızda çok az destek vardı. Birçok şeyi kendi imkanlarımızla gerçekleştirdik. Gelen destekle çok yol katettik. Keşke önümüzde birkaç olimpiyat daha olsaydı. Finn sınıfı olimpiyattan kaldırıldı, 470 karışık oldu. Ateş ve Deniz Çınar kardeşler artık beraber yarışamayacak. Bizim için büyük bir şansızlık. 8 ve 10.'luk yelken branşı için çok iyi dereceler. Kariyerimiz için de iyi dereceler. İlk 10 kalan sporcuların hepsi madalya adayı. O performansı gösterebilmek benim için gurur verici. Diğer taraftan kendi açımdan daha başarılı olabilirdim."

Alican, özellikle Fenerbahçe ve Doğuş birlikteliğinin ardından imkanların çoğalmasıyla bu branşta başarıların daha da arttığına dikkati çekti.

Fenerbahçe ve Doğuş birlikteliğinin birçok kulübe ve sponsora; branş fark etmeden Türk sporcuların başarılı olabileceğini gösterdiğini anlatan Alican Kaynar, "Yelken çok teknik ve üst düzey yatırım gerektiren bir spor. Bizim 'g10' dediğimiz ekonomik olarak dünyada başı çeken ülkelerin başarılı olduğu bir spor dalı. Burada bizim de hak ettiğimiz yere gelmemiz, dünyada ilk 10'da bitirmemiz desteğin önemini gösteriyor. Ben 4 senede 4 dünya kupası kazandım. Bütün bu süreç çok değerliydi. Fenerbahçe ve Doğuş birlikteliği bunu göstermiş oldu. Hem yelkene girmeyi düşünen sponsorlar için hem de diğer branşlara destek vermek isteyenler için cesaret verici." değerlendirmesinde bulundu.

"FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ'NÜ AYRI YERE KOYMAK LAZIM"

Fenerbahçe Spor Kulübünün olimpik sporculara verdiği desteğe değinen Alican, "Fenerbahçe Kulübünü ayrı yere koymak lazım. Özellikle benim nezdimde, 6 yaşında spor okullarıyla başladım spor okullarıyla başladım ve bütün bu süreçte 3 olimpiyata gittim. Dünya kupaları katıldım, dünyanın en iyi yelkencilerden biri oldum. Kulübüm her zaman yanımdaydı. Yeri geldiğinde maddi, yeri geldiğinde manevi destek verdi. Fenerbahçe benim ailemdir. Hayatımın sonuna kadar böyle devam edecek. Onlar olmasaydı bunların hiçbiri mümkün değildi." yorumunu yaptı.

"Fenerbahçe sayesinde her zaman iyi sponsorlarla birliktelik kurabildik" diyen Alican Kaynar, "Sadece yelken özelinde değil, Fenerbahçe bugün olimpiyatlara en çok sporcu gönderen kulüptür. Sadece kendi renklerine, kendi taraftarlarına değil; ülkeye hizmet eden bir kurumdur. O yüzden Fenerbahçe bünyesinde olmaktan ve beni ailenin bir parçası görmelerinden mutluyum." diye konuştu.

TOKYO 2020'DE FARKLI BRANŞLARDA ELDE EDİLEN BAŞARILAR

Tokyo 2020'de farklı branşlarda elde edilen başarılarla ilgili soruyu yanıtlayan Alican, şunları söyledi:

"Türk milli takımı için bence şansız olimpiyat oldu. Milli takımın seviyesi çok yukarıdaydı. Madalya sıralamasına baktığımızda 13 madalya var ama 9'u bronz. Normalde bunların ikisini, üçünü altına çevirebilseydik sıralamada çok farklı yerde olurduk. Yanlış bilmiyorsam 36 branşta finale çıkmışız, bu yüksek bir sayı. Bundan önceki olimpiyatlarda belki 13-15'ti. Bunun 35'e çıkması bir sonraki olimpiyatlar, iki sonraki olimpiyatlar için ciddi yol kat edeceğimiz anlamına geliyor."

Elde edilen başarıların Gençlik ve Spor Bakanlığı ile federasyonların büyük desteğiyle geldiğini kaydeden Alican, "Ben de bunu yaşadım. 4 senelik süreçti. Sadece olimpiyat süreci değildi. Bizim madalyaya hazırlanmamız için ellerinden geleni yaptılar. Hiçbir zaman branş ayırmadılar. Geçmişte bu konuda şikayet olurdu. Biz de aynı şekilde destek aldık. Madalya için ellerinden gelenin hepsini yaptılar. Bakanımız Mehmet Muharrem Kasapoğlu'na ve genel müdürlerimize, federasyonumuza teşekkür ediyorum. Bu organizasyonu bu şekilde kurarak büyük destek oldular."

İmkanlarının çok iyi olduğunu anlatan Alican, "Tokyo 2020'de yelken yarışları farklı yerde gerçekleşti. Fazla seyahat süreleri vardı. 45-50 dakika yolculuk vardı. Biz farklı otelde kalarak bu süreyi 15-20 dakikaya indirdik. Kovid-19 riskini minimize ettiler. Türkiye Yelken Federasyonun da 10 ülkenin federasyonu kadar kuvvetli, bir sonraki olimpiyatlarda daha fazla başarı elde edecek konumda olduğunu orada gösterdik." şeklinde konuştu.

"OLİMPİYATLARDA TEKRAR YARIŞMAK İSTİYORUM"

Olimpiyatlarda finn sınıfının kaldırılmasının ardından yeri arayışlara giren Alican Kaynar, bunun kararını ekim ayı gibi açıklayacaklarını belirterek, "Olimpiyatlarda tekrar yarışmak istiyorum. Bunun için çalışmalara başladık. Tabii bir sınıf değişikliği olacak. Finn sınıfı ağır sıklet olarak geçiyor. 100 kiloda yarışıyordum. Diğer yarışlar için 80-85 kiloya düşmem gerekiyor. Fiziğimi baştan değiştirmem gerekecek. Bununla ilgili çalışmalara başladık. Opsiyon bir iki tekne var. Hangi tekneye bineceğimi ekim ayında duyuracağız." ifadelerini kullandı.

Alican Kaynar, gelecek yıl katılacakları SSL World Cup için çalışmalara başlayacaklarını vurgulayarak, "Yıldızlar kupası dünyanın en iyi yelkencilerin olduğu, 11 kişilik büyük teknelerin katıldığı bir yarış. Önümüzdeki sene temmuz ayında gerçekleşecek. Eylül ayında takım bir araya gelecek. İsviçre'de kamp düzenleyeceğiz. 8 ülkeye karşı yarışacağız ve takımı bir araya getirip önümüzdeki sene için en iyi hazırlığı yapmaya çalışıyoruz." diyerek sözlerini tamamladı.