Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler

        İsrail Başbakanı Netanyahu'nun, Başbakan Erdoğan ile telefon görüşmesinde Mavi Marmara baskını nedeniyle Türkiye'den özür dilemesi ve yakınlarını kaybedenlere tazminat ödenmesini kabul etmesi gündeme bomba gibi düştü. HABERTURK.COM, Başbakan Erdoğan ile Dışişleri Bakanı Davutoğlu'nun büyük diplomatik başarısı olarak kabul edilen gelişmeyi konunun uzman isimlerine sordu. İşte yanıtları...

        "BUNU TÜRKİYE ZORUNLU KILDI"

        Gazete Habertürk Yazarı İHSAN BAL:

        Bu olayda ABD'nin çabası var. En önemlisi de Obama'nın Ortadoğu'daki değişimi yönetebilme isteği ki; bu olayın İsrail ziyareti sırasında olması bunun kanıtıdır. İkinci olarak her iki ülke de Mavi Marmara'dan kazançlı çıkmadı. Görüşmeler zaten bir senedir devam ediyordu. Bu özür o ikinci plan diplomasi çabalarının sonucu. Daha önceki gelişmelerde sadece üzüntü ifade ediliyordu fakat bu durumda bir 'özür' söz konusu. Bunu Türkiye zorunlu kıldı. Ölenlerin tazminatlarına gelince, bu özür tazmimatları da kapsıyor zaten. Abluka şartı ise bu güçlü referans durumunun gevşetileceğini belirtiyor. Evrimsel bir geçişte birden abluka olması söz konusu değil tabii zamanla olacak bir şey. Ayrıca bu özür Türkiye'nin İsrail'le dost olacağı anlamına, yanlış tutumları karşısında onu eleştirmeyeceği anlamına gelmiyor. Fakat iki ülkenin ilişki seviyesini düşürmesi her ikisinin de lehine.

        "ABD İKİ MÜTTEFİKİNİ BARIŞTIRMAK ZORUNDA KALDI"

        Zaman Gazetesi yazarı ABDÜLHAMİT BİLİCİ:

        Zamanlaması sürpriz olsa da özrün kendisi sürpriz olmadı. Özellikle İsrail'deki seçimlerden sonra böyle bir gelişmenin olabileceğine dair Türkiye'nin beklentileri vardı. Hem ABD Dışişleri Bakanı John Kerry'nin Türkiye ziyareti surasında hem de diğer temaslarda bu konuda çalışmalar olduğu biliniyordu. Obama'nın da İsrail- Filistin'e yaptığı ziyaretin en somut sonucu bu oldu. İsrail'de seçim sonrası yeni hükümet 6 gün önce oluştu ve bu hükümette aşırıcı partiler yer almadı. Bu yüzden Netanyahu'nun eli biraz daha rahatladı. Ayrıca Ortadoğu'daki diğer gelişmeler; hem İran faktörü, hem Suriye, Amerika'ya iki müttefikini buluşturmak- barıştırmak konusunda bir zorunluluk yarattı. Zaten Türkiye de belli şartlar ileri sürse de ilişkileri tamamen koparmadı. Ticari ilişkiler devam etti. Özür, tazminat ve ambargonun kaldırılması şartları konusunda geri adım atmadı. Sonuçta uzlaşma metni Netanyahu'nun masasında imza için duruyor deniliyordu. Demek ki süreç için düğmeye basıldı.

        "ABD'NİN ROLÜ BÜYÜK"

        Gazete Habertürk Dış Haberler Müdürü Soli Özel:

        Bu gelişmelerde Amerika büyük rol oynuyor, hatta buna zorlayan da Amerika diyebiliriz. Aksi taktirde böyle bir açıklama Beyaz Saray aracılığı ile yapılmazdı. Tabii ki Suriye'nin de etkisi var. Ortadoğu bu kadar gerginken, bu denli bir durumu daha da berbat hale getirmek istemiyorlar. Tabii bu özrün bir karşılığı olacak, karşılığı NATO'nun koyduğu vetoyu Türkiye'nin kaldırması. Bu özür aynı zamanda Türkiye'nin de işine geldi çünkü İsrail de isthbarat olarak epey güçlü.

        "NETANYAHU İSTEDİĞİMİZİ VERDİ"

        Gazete Habertürk Dış Haberler Şefi ÖZCAN TİKİT:

        "İsrail tarafından bir özür ve tazminat ödenmesi zaten bekleniyordu . Bunu yaparak Neteanyahu bize istediğimizi verdi. Erdoğan'ın sunduğu bazı şartlar vardı. Bunlardan biri Gazze'ye uygulanan ablukanın kaldırılmasıydı. Aslında Türkiye bu gelişmeyi Suriye'ye borçlu. Suriye'deki gelişmeler İsrail'i buna zorladı. Türkiye'nin Suriye'deki olaylar nedeni ile gücünü gördü ve Türkler'le arasının kötü olmaması gerektiğini fark etti."

        "MÜTHİŞ BİR DEĞİŞİM"

        Kültür Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. MENSUR AKGÜN:

        İyi bir sayfa açılıyor, müthiş bir değişim. Türkiye'nin üç ön koşulu vardı, ikisi zaten karşılanıyordu. Biri Gazze'ye uygulanan ambargonun kalkması, ki bu hafiflemişti. İkincisi tazminat konusu, İsrail bu konuda

        hiç direnmemişti zaten. Üçüncüsü özür meselesi... Bu çok önemli bir sorundu çünkü özürden sonra israil'in iç politikasında çok büyük sarsıntı yaratacağı düşünülüyordu ve aynı zamanda özrün bir işe yaramayacağı çünkü Türkiye'nin İsrail karşıtlığı üzerinden bir bölge politikası geliştirdiği ve politikanın Türkiye'nin işine yaradığı öne sürülüyordu. Özür konusunda karamsar bir çekimserlik vardı. Belli ki Obama'nın araya girmesiyle bu çekimselik ortadan kalktı ve ilişkilerin normalleşmesi adına çok önemli bir adım atıldı.

        Gazzeye abluka zaten büyük ölçüde kalktı. Gazze'yi abluka altına alan tek ülke İsrail değil, Mısır da buınu yapıyordu. Bunun unutmamak gerekiyor. Kızılay tırları insani yardım götürdüler Gazze'ye ve İsrail izin verdi.

        Bir süredir İsrail bu konuda üzerine düşen sorumlulukları yerine getiriyordu. Askeri açıdan oradan tehdit algıladıkları bir takım kontroller devam ediyor fakat sorun çözülürse bunlar da aşılacak.

        Ciddi bir değişim yaşanıyor. Dün Kürt sorununun çözümü adına çok ciddi bir adım atıldı, bugün de İsrail'den özür geldi. Bu Türkiye'nin Ortadoğu'da zaten varolan ağırlığını iyice güçlendirecektir.

        ÖNERİLEN VİDEO

        İstanbul'da sel faciasında can kaybı 7'ye yükseldi

        İstanbul'da Haliç'te devam eden arama çalışmalarında bir kişinin cansız bedeni bulundu. Cesedin selde kaybolan Ahmet Derin'e ait olduğu tespit edildi(İHA)

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ