Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

İstanbul’un 2020 Olimpiyat Oyunları’na adaylığı açıklandığından beri hummalı bir çalışma devam ediyor. Geçen hafta IOC üyeleri şehrimize geldi biliyorsunuz, ben de bu ziyareti vesile bilip soluğu Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç’ın yanında aldım. Olimpiyatla ilgili merak ettiğiniz ne varsa kendisine sordum.

2020 Olimpiyat Oyunları’nın Türkiye’de düzenlenme ihtimali yüzde kaç?
Alçakgönüllü bir hazırlık süreci yürütüyoruz ama iddialıyız. Türkiye’nin tartışmasız biçimde olimpiyatlara layık görülmesini arzu ediyorum. Çünkü toplumun da büyük desteği var. Türkiye halkının Olimpiyat Oyunları isteği diğer adaylardan çok daha yüksek.

Rakiplerimize göre avantajlarımız ve dezavantajlarımız neler?
Çok etik bir propaganda süreci yürüttük. Başından beri rakiplerimizle ilgili en ufak bir negatif değerlendirmede bulunmadık. Bugün de negatif bir değerlendirmede bulunmak istemiyorum. Çünkü İstanbul’un artıları çok fazla. Bundan söz etmek lazım. İstanbul kültürler harmonisini en yoğun sunan, iki kıtada olimpiyat yapma vaadini veren tek şehir. Olimpiyat İstanbul’a verildiğinde “Asya’da mı Avrupa’da mı yapılacak” sorusu sorulmayacak. Çünkü olimpiyat hem Asya’da hem Avrupa’da yapılacak. İstanbulluların yüzde 83’ü olimpiyatlara “Evet” diyor. Bu da 11 milyon kişiye tekabül ediyor. Olimpiyatları arzulayan 11 milyonun yarıdan fazlası da 25 yaşın altında.

‘SADECE İSTANBUL’UN SUNUMUNA ODAKLANDIK’

Çok sözü edildi; Tokyo’nun sunumunu beğendiniz mi?
Sadece İstanbul’un sunumuna odaklandık. 13 Ağustos 2011 tarihli olimpiyat adaylık dilekçemizin altında bizzat Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın imzası var. Sayın Başbakan ilk imzayı atmakla aslında eski belediye başkanı olduğu bu kenti, olimpiyat kenti yapma konusundaki iradesini çok net ortaya koydu. Bugün yaptığımız, o iradeyi teknik anlamda gereken unsurlarla donatmak. Kuvvetli bir ekip çalışması oldu. Filmler, müzikler, görseller, İstanbul’un büyüleyici tarihsel zenginlikleri, tesislerimizin kalite ve niteliği, şehirde karşılaştıkları genç insanlar ve sporcular, organizasyon şemamızın operasyonel kolaylık faktörleri, kıyaslanamayacak artılar olarak öne çıkıyor.

İstanbul’un altyapısı hazır mı?
İstanbul’un altyapısına bu organizasyon dışında da yatırım yapıyoruz. Yaklaşık 19 milyar dolarlık bütçemiz var. 10 milyar doları ulaşım haritasına ayrıldı. 5 milyon dolarlık kısmı ulaşım dışı altyapı tesislerinin tamamlanmasına yönelik, önümüzdeki 7 yılda harcama kalemine ilave edilen unsurlar. Yılda 150 milyon yolcu taşıyabilecek bir havalimanını ve Boğaz’a üçüncü köprüyü kazandırıyoruz. Marmaray 29 Ekim’de ulaşıma açılacak. Heyete yaptığımız en büyük sürprizlerden biriyse Olimpiyat Stadı’na metroyla gitmeleri oldu. Henüz açılışı yapılmayan, Başbakanımızın bile binmediği metroyla Olimpiyat Stadı’na intikal ettiler ki, bunun bile başlı başına gizemli, büyüleyici bir tarafı var. İstanbul bu altyapıların tamamlanmasıyla olimpiyata hazır olacak.

Bunlar 2020’de bitmiş olacak, öyle değil mi?
2020’den bir yıl önce bitmiş olacak.

‘2020’DEN SONRA HAYALİM...’

Kaç tesis yapılacak?
Türk Telekom Arena Stadyumu’nu yeni bitirdik. İnönü Stadyumu’nun izinlerini verdik. Devletin arsası üzerinde Beşiktaş Kulübü tarafından yeniden inşa edilecek. Şükrü Saracoğlu Fenerbahçe tarafından yenilendi. Ülker Arena Spor Salonu Anadolu yakasında olimpik kriterlere uygun ve kullanılacağını vaat ettiğimiz tesislerden biri. Sinan Erdem Spor Salonu olimpiyat felsefesiyle hazırlandı. İstanbul Salon Atletizm Şampiyonası’nı
yaptığımız salon, bin 500 oturma kapasitesiyle tamamen olimpik ölçüde kriterlenmiş bir eser. Olimpiyat süresince irili ufaklı kullanılabilecek eserler var. Yeni müsabaka, antrenman ve konaklama tesisleri yapılacak. Tüm bunların harcama büyüklüğünü bir milyar dolar olarak tahmin ediyoruz.

Şimdiye kadar ne kadar harcama yaptınız?
Şu ana kadar yapılan çok büyük bir harcama yok. Adaylık ve tanıtmayla alakalı harcamalar oldu. Diğer
adayların bütçeleriyle kıyaslandığında İstanbul’unki mütevazı. Aday tanıtım bütçemizin yarıdan fazlasını sponsorlara paylaştırdık. Ülker, Doğuş, Sabancı, Koç Grubu, Turkcell ve Digiturk’e bu anlamda bir kere
daha teşekkür ediyorum. Medya sponsorluğunu Ciner Medya, Doğan, Çalık gönüllü olarak üstlendi. Medyamıza da teşekkür etmek istiyorum. Olimpiyat sürecine ciddi anlamda sahip çıktılar.

Kazanırsak 2020’nin ne gibi katkıları olacak?
Genelde “Turist gelecek, kentin reklamı olacak” derler. Bunları ikinci plana atıyorum. Bana göre 2020’nin en büyük etkisi, sportmen bir neslin inşasına katkıda bulanacak olması. 2020’den sonra hayalim, sadece 50 milyon turist gelen bir İstanbul değil. İş ve okul çıkışı herkesin parklarda yürüş yaptığı, havuzlara yüzmeye gittiği bir Türkiye’ye ulaşabilmek.

Urfa’da ya da Maraş’ta çok iyi bir yüzücü var diyelim; onu bulabilecek ekipleriniz var mı?
6 milyon genci hedefleyen bir sporcu taraması yapmak istiyoruz. Bu yaz başlayacağız. Bu taramada ilk hedefimiz 20 bin genç. İçlerinden 3-4 bin genç sporcu adayı seçip onları olimpiyatlara hazırlayan merkezlerimize yönlendireceğiz. Bu testler sırasında gençler kabiliyetlerini de keşfedecek.

‘Bu zenginliği herkese sunacağız’

Türk halkı destekliyor ama dünyada Türkiye’yi destekleyenler var mı?
Süreç o şekilde ilerlemiyor. Bire bir görüşmelerle ya da kendi planımızı anlatarak ilerliyoruz. Nihayetinde 100 IOC üyesi oy kullanacak. Onların olimpiyatla ilgili beklenti ve inançlarını karşılayacak bir plan hazırladık.
Buradaki değerlendirmelerini yaptılar. Temmuzda Lozan’da, son olarak da Buenos Aires’te oylama öncesi bir sunum yapacağız. Oraya giderken pek çok IOC üyesi kararını vermiş olacak. Artık bizim coğrafyamızın da olimpiyatlara ev sahipliği yapması gerektiğini düşünüyoruz. Birlikte köprü kurmaktan söz ediyoruz. “Bridge together” sloganımız. Medeniyetler, kıtalar, inançlar, kültürler arasında köprüler kurmaktan söz ediyoruz. Bu zenginliği herkese sunacağız. ‘Dünya bu slogan ve müziklerle bizi tanıyacak’

Reklam ayağında kimlerle çalıştınız? Sonuç istediğiniz gibi oldu mu?
Bir yılı aşkın süredir, yarısı yabancı, yarısı Türk olmak üzere 150 kişinin çalıştığı bir heyet var. Heyetin başkanı olarak sürekli işin içindeyiz. Elbette eksiklikler olabilir ama verimli bir çalışma süreci olduğunu düşünüyorum.
‘Profesyonel spor geçmişim yok’

Kabinenin en geç bakanısınız. Aynı zamanda hukukçusunuz. Spora olan merakınız nereden?
Profesyonel spor geçmişim yok. Gençlik ve Spor Bakanlığı’ndan önce AK Parti’nin grup başkanvekiliydim.

Fiziğiniz de çok düzgün...
Biraz sporla alakalı. İnsanlar Gençlik ve Spor Bakanlığı dünyanın en güzel işi diye düşünebilir. Ama bakan olduktan sonra spor yapmaya vakit bulamaz oldum. Çünkü Türkiye’de gerçekten çok ciddi uluslararası organizasyonlar yapılıyor ve bunlar ciddi zaman alıyor. İşin diğer tarafında Kredi ve Yurtlar Kurumu var. Nefes alma imkânı verdiği için Allah’a şükrediyorum.

Gençler size “Suat Ağabey” diye hitap ediyor değil mi?
Bu makamlar tapulu mülk değil, bir gün boşaltacağız. Dolayısıyla “Sayın Bakanım” seslenişi bana samimi gelmiyor. Sporcularımızın, sokakta karşılaştığım gençlerin “Suat Ağabey” demesini arzu ettim.

Başbakan’la nerede tanıştınız?
Kanal 7 televizyonundaydım. 1997’de Kanal 7’ye yaptığı ziyaret sırasında tanıştık. 16 yıl oldu...

‘Galatasaray’ın tur atlayacağına inanıyorum’

Türk futbolunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Türkiye’de futbol, tartışmalar nedeniyle istikrarsızlığa sürüklendi. Şu an toparlanma sürecinde. Yeni stadyumlar yaparak; bakım, onarım ve işletmelerini temin ederek, spora 125 milyon lira kaynak aktararak kulüplerimize yardım ediyoruz. Ama kulüplere ve federasyona düşen büyük görevler de var. Özerk olduğu için her şeye müdahale edecek durumda değiliz.

Fenerbahçe ve Galatasaray’ın Avrupa’da maçları var. Şansları ne kadar?
Real Madrid çok büyütüldü. Galatasaray’ın tur atlayacağına, Fenerbahçe’nin de Lazio’yu geçeceğine inanıyorum. Bunu çok arzu ediyorum. Türkiye’ye gelen dünya yıldızları Avrupa’da çok ses getirdi. Bu haberlerin elbette ki Türkiye için bir reklam değeri var. Az sayıda ama en kaliteli yabancılar Türkiye’de olsun. Haziranda Akdeniz Oyunları var. 4 ülkeden 6 bin 100 sporcu gelecek. 20 Haziran-13 Temmuz arasında 24 ülkeden milli takımların katılacağı U21 Dünya Futbol Şampiyonası Türkiye’nin 7 ilinde yapılacak.

Yabancı futbolcular sosyal sorumluluk projelerinde yer alıyor. Bizde neden yok?
Kimseye kazandığı parayı ne yönde harcayacağını işaret etme hakkımız yok.

Kenan Sofuoğlu örnek olabilir belki...
İsim hakkı bedeli olarak Bakanlığımız ve Spor Toto’dan 2 milyon doları aşkın para almasına rağmen bunu hiçbir şekilde kişisel olarak kullanmayı düşünmedi. Hayır işleri için kullanmak istediğini söyledi.

‘Büyük oğlum futbol hastası’

Çocuklarınızla hangi sporları yapıyorsunuz?
3 çocuğum var. Biri daha emekliyor. Ortanca spor konusunda değişken. Bir ara favorisi basketboldu, sonra okçuluk oldu. Şimdi biniciliğe devam ediyor. Büyük oğlum futbol hastası. Futbol yerine basketbol, tenis gibi
branşlara ilgi duymasını tercih ederdim. Çünkü her zaman 11-11 takım kurma şansı bulamayabilirsiniz.

Oğlunuz Cristiano Ronaldo hayranı mı?
Öyle. Hatta Messi ile Ronaldo arasında takımı bölsek mi diye uğraştım ama başarılı olamadım.

BAKMADAN GEÇME