İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayları Binali Yıldırım ile Ekrem İmamoğlu arasındaki İstanbul seçimi programında Sayıştay raporu tartışması yaşandı. İmamoğlu, yayında Sayıştay'ın 2018 yılının Ekim ayında açıkladığı 2017 raporunu gösterirken, Sayıştay'dan 23 Mayıs'ta yapılan açıklamada, "Her şeyden önce haberlerde yer alan açıklama ve yorumlarda 2019 yılı ile karşılaştırma yapılmaktadır. Oysa 2019 yılına ilişkin denetim süreci henüz başlamamıştır. 2018 yılı denetimleri ise henüz sonuçlanmamış olup bu yıla ilişkin raporlama süreci devam etmektedir. Dolayısıyla hem 2018 yılına hem de 2019 yılına ilişkin sonuçlanmış herhangi bir denetim bulunmamaktadır" ifadeleri kullanılmıştı.

İstanbul seçimleri öncesi ortak yayında bir araya gelen Binali Yıldırım ile Ekrem İmamoğlu arasında Sayıştay raporu tartışması yaşandı. Sayıştay’ın resmi internet sitesi ise 2018 yılının Ekim ayında açıkladığı “İstanbul Büyükşehir Belediyesi 2017 yılı Sayıştay Denetim Raporu” yer alıyor.

SAYIŞTAY RAPORU TARTIŞMASI

Programın moderatörlüğünü yapan Gazeteci İsmail Küçükkaya, "Bir Sayıştay raporu var. Son 5 yılda 753 milyon bir zarardan bahsediliyor. Son zamanlarda çok tartışma konusu vakıflara ayrılan son 1 yılda 308 milyon lira. Belediye başkanı olunca siz nasıl yapacaksınız?" sorusuna Yıldırım, "Sayıştay raporunu gördünüz mü İsmail Bey. Sayıştay raporunda öyle bir rakam yok. 108 milyon mu ne. Bu yalan. Yalan olduğu İstanbul Büyükşehir Belediye tarafından açıklandı" yanıtı vermişti.

Küçükkaya'nın "Yalanlama gelmedi" sözleri üzerine ise Yıldırım şu ifadeleri kullandı:

"Geldi, onu bilmenizi isterim. Maalesef yeterince bu konu duyurulamadı. Onların yerine biz duyurmak zorunda kaldık. Böyle bir şey yok, kısacası yalan. Hadi doğru değil diyelim, Ekrem Bey alınmasın. Nitekim o televizyon programında bir düzeltmeyi yapınca 'doğru değilmiş' dedi ve geçiş yaptı. Değerli arkadaşımız bu konularda daha ilkeli davranmasını beklerim. Bu güne kadar ortaya atıp, kafa bulandırmaya çalışıp, bütün meselelerin doğru olmadığı ortaya çıktı. Bunları tek tek sayarım. Ama ben zul duyarım. Ama biz İstanbul'u konuşamadık.  Vakıflarla ilgili de açıklamalar yapıldı. Zaten belediyeler vakıflara nakit kaynak aktaramaz."

İmamoğlu ise aynı soruya şu yanıtı verdi:

"En büyük sorun yoksulluk, kötü yönetim ve israf. Kul hakkı meselesini çok önemsiyoruz. Ben artık kelimelere takılmıyorum, nasıl söylerse söylesinler. Sayıştay denetiminden çıkan raporu arzu ederlerse Sayın Yıldırım'a takdim ederim. Sayıştay raporunda İBB, İETT ve İSKİ'de yapılan usulsüzlüklerin 753 milyonu aştığı görülüyor. Belediye taşınmazları işgal olarak kullandırılıyor, işgaliyenin sadece yüzde 20'si tahsil ediliyor. Yanıltılmış, aldatılmış olabilir. Bence kendisine bilgi verenleri gözden geçirsinler. İhtiyaç fazlası araba kullanımı. Şu an vekalet eden vali bey var. Buradan sesleniyorum, lütfen mukayyet olun. Billboardlara bunu kim asıyor? 23 Haziran'dan sonra kim gelirse ona göre hareket edilir. Şu anda bu afişleri oraya kim asıyor. Efendim ambulans, iş makinası, cenaze, iş makinalarıymış. İBB'ye ait, iştirakler hariç, KİPTAŞ ve bir sürü iştirak var, 28 tane. 1810 araç. 7 personele bir binek araç düşüyor. Sayıştay raporlarına giren rakam değil. Bunun gibi israfı engelleyeceğiz. Tasarruf yapacağız, ekonomik seferberlik başlatacağız."

SAYIŞTAY'DAN RAPOR AÇIKLAMASI

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin mali durumuna ilişkin başlayan tartışma üzerine, Sayıştay 23 Mayıs'ta yaptığı yazılı açıklamada, "Her şeyden önce haberlerde yer alan açıklama ve yorumlarda 2019 yılı ile karşılaştırma yapılmaktadır. Oysa 2019 yılına ilişkin denetim süreci henüz başlamamıştır. 2018 yılı denetimleri ise henüz sonuçlanmamış olup bu yıla ilişkin raporlama süreci devam etmektedir" denilmişti.

SAYIŞTAY'IN AÇIKLAMA METNİNE BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ

Sayıştay'dan yapılan açıklama şöyle:

"Bazı basın yayın organlarında, Sayıştay Raporları dayanak gösterilmek suretiyle, 2014 ve 2019 yılı karşılaştırılarak bazı belediyelerin zarar ve borçlarına ilişkin açıklama ve değerlendirmeler içeren maksatlı ve gerçekle bağdaşmayan haberlere yer verilmiş olup, aşağıdaki açıklamaların yapılmasına gerek duyulmuştur.

Her şeyden önce haberlerde yer alan açıklama ve yorumlarda 2019 yılı ile karşılaştırma yapılmaktadır. Oysa 2019 yılına ilişkin denetim süreci henüz başlamamıştır. 2018 yılı denetimleri ise henüz sonuçlanmamış olup bu yıla ilişkin raporlama süreci devam etmektedir. Dolayısıyla hem 2018 yılına hem de 2019 yılına ilişkin sonuçlanmış herhangi bir denetim bulunmamaktadır.

Diğer taraftan geçmiş yıllara ilişkin denetim raporları ilgili kurumlarla ve kamuoyu ile paylaşılmakta olup, Sayıştay raporlarında, haberlerde yer aldığı şekliyle bir tespit veya değerlendirme bulunmamaktadır.

Söz konusu haberlerde yer alan açıklama ve değerlendirmelerin kaynağı tarafımızca bilinmemekte olup, Sayıştay raporlarından alınmış gibi gösterilmesi belli maksatla yapılmış olup, gerçekle bağdaşmamaktadır.

Sayıştay raporlarında yer almayan bilgilerin Kurumumuzun adı kullanılarak basın yayın organlarında yer alması, kamuoyunun yanlış bilgilendirilmesine yol açtığı gibi Sayıştay’ın saygınlığını da zedelemektedir.

Yayıncılık etiği ile bağdaşmayan, kamuoyunu yanıltıcı bu tür haberlere itibar edilmemesi hususu kamuoyuna saygıyla duyurulur."

SAYIŞTAY RAPORU'NDA TESPİTLER NE?

Peki İmamoğlu'nun iddia ettiği gibi elindeki raporda 753 milyon liralık zarar tespiti mevcut mu? Raporda 753 milyon liralık toplu bir zarar kalemi yer almazken çeşitli tutarlarda 68 ayrı uygunsuzluk tespiti yer alıyor. Sayıştay'ın 2017 faaliyetlerine yönelik İBB ile ilgili 3 raporu bulunuyor. İlki Büyükşehir Belediyesi faaliyetlerini inceliyor. İkinci İBB iştiraki İETT'nin faaliyetlerini denetlerken sonuncu da yine İBB iştiraki olan İSKİ'nin mali sonuçlarını irdeliyor.

Bu tespitlerin kimi maliyet hesapları ile ilgili kimi ise gelirlerin muhasebeleştirmesinde iştirak şirketlerinde rakamların konsolide olmasıyla ilgili kimi de devredilen taşınmazların kira kontratları bedeli ve vadesi ile ilgili. 86.5 milyar TL aktif büyüklüğe sahip olan İBB’de 2017 Sayıştay raporuna göre giderlerin toplam tutarı 11.7 milyar TL.

İBB mali tablolarında Sayıştay’ın dikkat çektiği bir husus İBB iştiraki KİPTAŞ’ın faaliyet karını İBB’ye aktarmaması. Örneğin bu konu raporda şu şekilde ifade ediliyor:

“2016 Yılı Sayıştay Denetim Raporu’nda yer verilen bu husus hakkında 2017 yılında 16.504.052,54 TL tahsil edilmiş ancak tamamı aktarılmayan 2015 yılı kârı ile birlikte geriye kalan toplam 266.536.272,26 TL’nin tahsil edilmediği görülmüştür.”

Büyük tutarlı diğer bir kalem ise sosyal yardımlar. Sayıştay raporunda bu konuyu şöyle ifade etmiş: “Sosyal yardım projesi kapsamında 2017 yılı gerçekleşmesi  olan  147.670.821,94  TL’lik  tutar  sadece  9  zincir  market  tarafından paylaşıldığından, kamu menfaatleri göz önünde bulundurularak kamu idaresine belirli bir bedel ödenmesi ve/veya İstanbulkart kullanılarak alışveriş yapanlara bir indirim uygulanarak sistemin işletilmesinin daha doğru olacağı düşünülmektedir. Bu bağlamda, bulgu konusu tespitin devam edip etmediği takip eden denetimlerde izlenecektir.”

MALİYET TESPİTİ YANLIŞ YAPILMIŞ

Maliyet hesaplarındaki hatalarla ilgili de raporda şu tespite yer verilmiş: “1 personel başına düşen ortalama fiyat olan 4.163,24 TL’nin 362 iş kaleminde yer alan güzergâhlardan yararlanan 13.540 personel ile çarpımı sonucu bulunan KDV  hariç  56.370.232,17  TL’lik  tutar  söz  konusu  işin  yaklaşık  maliyet  tespitinin  yanlış yapıldığını ortaya koymaktadır.”

Raporda maddi büyüklük olarak öne çıkan bir tutar da taşınmazların kiralanması ile ilgili. Buna göre rapor kira bedellerinin tahsil edilemediğini ifade ediyor: “Yapılan incelemelerde, Büyükşehir Belediyesi tarafından 31.12.2017  tarihi  itibariyle 2738 adet taşınmazın ecrimisil karşılığı idare edildiği tespit edilmiş olup 2886 sayılı Kanuna aykırı  olarak  ecrimisilin,  kira  niteliğine  büründürülerek  geleceğe  ilişkin  olarak  taşınmazın işgaline  süreklilik  kazandırıldığı  ve  bir  kira  tahsil  yöntemine  dönüştürüldüğü  anlaşılmıştır. Ayrıca 147.011.486 TL'si devreden tahakkuk ve 61.112.317 TL’si 2017 yılı tahakkuku olmak üzere  toplam  208.123.800  TL'lik  ecrimisil  alacağının,  yalnızca  44.016.230 TL’sinin  tahsil edildiği ve dolayısıyla tahsilat oranının da %21,15 düzeyinde gerçekleşerek çok düşük kaldığı görülmüştür.”

Sayıştay'ın İETT raporunda ise İmamoğlu'nun dikkat çektiği bazı taşınmazların özel sektör şirketlerine bedelsiz kiralanması iddiası ise şöyle açıklanmış: “İdarenin mülkiyetinde bulunan bazı taşınmazların, enerji sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin bedelsiz kullanımında olduğu tespit edilmiştir. Bu yirmi bir taşınmazdan sekizi için İETT tarafından müdahalenin men-i davası açılmıştır. Bu taşınmazların kayıtlı değeri 156.953.365,69 TL’dir. Konu 2016 Yılı Sayıştay Denetim Raporunda bulgu konusu yapılmış, ancak mevzuata aykırı uygulama 2017 yılında da devam etmiştir.”

İBB yönetimi rapordaki savunmasında ise şu açıklamayı yapıyor: "2705 sayılı Kanunun geçici 2. Maddesi ile Elektrik hizmetlerinin yürütülmesi T.E.K.’e verilmiş ve buna ilişkin hizmetlerin yürütüldüğü taşınmazlar devir kurulu kararları ile devredilmiştir. Ancak bazı devredilecek taşınmazlar T.E.K. tarafından devir alınmamış veya alınamamıştır. Bu taşınmazların bir kısmı idaremiz ile ortak kullanılmakta bir kısmı ise sadece T.E.K. tarafından kullanılmaktadır. Bu taşınmazların bir kısmı için idaremiz men-i müdahale ve ecrimisil davaları açmış bulunmakta ve dava safahatı halen devam etmektedir. Davaların sonuçlanmasına müteakip gerekli işlemler yapılacaktır."

SAYIŞTAY'IN İETT VE İSKİ RAPORU

İmamoğlu'nun bir diğer iddiası da İSKİ havale vb işlemlerini yürütüğü bankanın İSKİ adına kiraladığı 2 makam aracı ile ilgili.  Bu konu ilgili Sayıştay raporunda şu şekilde izah ediliyor: "Mali kaynaklarının kullanılması karşılığında bankalardan lüks araç temin edilmesi mevzuata aykırı olduğu gibi kiralama ve diğer şekillerde de yabancı menşeli, yüksek motor hacimli ve lüks araç edinilmesi mevzuata uygun değildir. Hele ki aynı amaca hizmet edecek benzer niteliklere sahip birden fazla aracın Kurum bünyesinde bulunması kamu kaynaklarının verimli kullanılması ilkesi ile örtüşmemektedir. Sonuç olarak yukarıda belirtilen Kanun ve Tebliğ hükümleri dikkate alınarak 237 sayılı Taşıt Kanunu’nda belirtilen normlara uygun olarak taşıt edinilmesi ve bankalardan mali kaynakların değerlendirilmesi karşılığında faiz ve kar payı dışında herhangi bir menfaat elde edilmemesi gerekmektedir."

İmamoğlu’nun iddia ettiği gibi raporda tespit edilen bu uygunsuz ya da hatalı işlemlerin toplanması suretiyle bir toplam zarar rakamına ulaşmak ise teknik olarak mümkün görünmüyor. Zira kimi tutarlarda hesap hataları mevcutken kimi tutarlarda iştiraklerden gelirlerinin İBB bilançosuna zamanında yansıtılmaması ya da kimi tespitlerde de kira alacaklarının tam tahsil edilmemiş olması yada bedelsiz kiralanması gibi durumlar söz konusu. 

SAYIŞTAY'IN 2017 İBB RAPORUNA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ

SAYIŞTAY'IN İETT VE İSKİ'YE YÖNELİK RAPORLARINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ